İsrail uzun vadeli savaşa hazırlanıyor

17 Mart 2026

İsrail kaynakları, İran’la savaşın beklenenden uzun sürebileceğine ve haftalarca sürebilecek bir çatışma ihtimaline işaret ediyor.

YDH - İsrail’de savaş hedeflerine ulaşmada yavaşlama tartışmaları sürerken, yeni İsrail haberlerinde Washington’un Tel Aviv’e "çatışmanın birkaç hafta daha sürebileceğine hazırlıklı olunması" gerektiğini ilettiği aktarıldı.

Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmelerle aynı döneme denk geldi. İsrailli yetkililer, "İran’ın bölgede yaklaşık on iki deniz mayını konuşlandırdığı ve bunun Tahran’ın doğrudan kontrol ettiği bir deniz taşımacılığı koridoru oluşturduğu" bilgisini paylaştı.

İsrail hükümetinden Miki Zohar, "İsrail kurumları önümüzdeki günlerde bir tırmanma ihtimalini öngörüyor" dedi.

Zohar, "İsraillilerin bir sonraki aşamaya daha hazırlıklı girmesi gerekiyor" ifadesini kullandı ve savaşın "haftalarca sürebileceğini" belirtti.

Benzer şekilde Kanal 12’ye konuşan bir İsrailli kaynak, "İran’a karşı savaş planlanandan daha uzun sürecek. En az bir ay sürebilecek bir çatışmaya hazırlık yapılıyor" dedi.

İç cephede önlemler genişletiliyor

Bu gelişmeler yaşanırken İç Cephe Komutanlığı acil durum talimatlarını gelecek çarşamba akşamına kadar uzattı. Siyasi düzeyde ise Kudüs’te okulların kademeli biçimde yeniden açılması seçeneği tartışılıyor.

Yedioth Ahronoth gazetesi, hükümetin "tüm yerleşimlere sığınak odaları sağlanmasını öngören ve 81 milyon şekel bütçeli bir planı" yakında onaylayacağını yazdı. Bu adım, iç cepheye yönelik tehditlerin artmasıyla ilişkilendirildi.

Haaretz yazarı Amos Harel, İran’ın ateş gücünün geniş çaplı olmadığını ancak "ekonomiyi ve kamuoyunu etkileyecek ölçüde planlı ve koordineli kullanıldığını, ayrıca sınırlı da olsa can kayıplarına yol açtığını" belirtti.

Harel, İran’ın kalan sınırlı kapasitesine rağmen "her gün füze ve insansız hava araçları fırlatmayı sürdürdüğünü ve bunun İsrail iç cephesinde ve komşu ülkelerde günlük yaşamı aksattığını" ifade etti.

Tahran enerji hattı üzerinden baskı kuruyor

Harel, son günlerde "İran tarafında bir toparlanma işareti görüldüğünü" kaydetti. İran’daki gelişmelerin belirsizliği ve yönetimin savaş kararlılığı nedeniyle saldırıların moral üzerindeki birikimli etkisinin ölçülmesinin zor olduğunu söyledi.

Harel, "Bu çatışmanın nasıl sonuçlanacağını öngörmek için erken" dedi.

Harel’e göre İran’ın son dönemdeki en belirgin kazanımı, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve Körfez ülkelerindeki enerji altyapısına yönelik saldırılar yoluyla küresel enerji piyasasında yarattığı dalgalanma oldu.

Harel, İran ve Hizbullah’ın hedefinin karşı tarafı askeri olarak yenmekten ziyade "sonuna kadar dayanmak" olduğunu belirtti ve bu yaklaşımın mevcut koşullarda uygulanabilir göründüğünü ifade etti.

Bu çerçevede, İsrail ordusu içinde birçok kişi İran’da kısa vadede bir yönetim değişikliği beklemiyor.

Harel, böyle bir değişimin ancak "savaş boyunca birikecek darbelerin etkisiyle ve toparlanma kapasitesinin zayıflaması sonucu daha sonraki bir aşamada" gündeme gelebileceğini söyledi.

Harel değerlendirmesini şu tespitle tamamladı: "Ne İran’da ne de Lübnan’da kolay bir çıkış yolu görünmüyor."

İsrail’in iki cephede uzun süreli bir yıpratma savaşına hazırlandığını belirten Harel, Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei'ye yönelik suikast ihtimaline dair tartışmaların gündemden düştüğünü, buna karşılık "alarm sirenleri ve sığınaklara kaçış görüntülerinin İsrail toplumunda kalıcı iz bıraktığını" ifade etti.