Hizbullah, İsrail’in sızmalarına karşı direniyor

17 Mart 2026

İsrail ordusunun Güney Lübnan’da başlattığı kara operasyonlarına karşı Hizbullah’ın hazırlıklarını tamamladığı ve işgal güçlerini sahada beklediği bildirildi.

YDH- El-Ahbar'ın sahadaki gelişmelere dayandırdığı haberine göre, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde başlattığı kara saldırısını genişletme eğilimi, askeri ve siyasi sahadaki verilerle net bir şekilde ortaya konuyor.

İşgal ordusu, kademeli askeri ilerleme ile siyasi baskıyı birleştiren bir yaklaşımla, sınır bölgesinde yeni fiili durumlar oluşturmayı hedefliyor.

Ateş üstünlüğünü ve hava desteğini kullanan İsrail, sahada İslami direniş gruplarıyla çatışmalara devam ederken, bir yandan da kuzeydeki yerleşim birimlerini bombalıyor. Her iki taraf da siyasi süreci yönlendirecek denklemleri sağlamlaştırmaya çalışıyor.

İsrail cephesi: Siyasi ve askeri hedefler

Edinilen bilgilere göre, İsrail yönetimi ABD yönetimiyle Lübnan’ın güneyindeki “güvenlik kuşağını” genişletme olasılığını görüştü.

İbrani basınında yer alan haberlere göre, İsrail ordusunun 91. Tümeni son günlerde “güvenlik kuşağını genişletme” hedefiyle kara operasyonuna başladı. Bu operasyon öncesinde yoğun topçu ateşi, hava saldırıları ve geniş kapsamlı istihbarat desteği sağlandı.

İşgal ordusunun, direnişçileri sınırdan uzaklaştırmak ve zemini kontrol altına almak için “kademeli ilerleme taktiğini” benimsediği belirtildi.

İsrail ordusunun, operasyonları yönetme çerçevesinde Lübnan sınırı boyunca güç konuşlandırmasını güçlendirmeye ve hava faaliyetlerinin temposunu artırmaya odaklandığı ifade edildi.

Buna ek olarak, sınıra yakın çatışma hatlarını kontrol altına almayı ve Lübnan toprakları içindeki tampon bölgeyi birkaç kilometre daha genişletmeyi planladığı kaydedildi.

Dikkat çeken bir diğer nokta ise işgal yönetiminin henüz Lübnan devletinin altyapısını hedef alma kararı almadığı; zira Tel Aviv yönetiminin Lübnan hükümetini “sorunun bir parçası değil, olası çözümün bir parçası” olarak gördüğü aktarıldı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz dün yaptığı açıklamada, “Lübnan’ın güneyinden yerinden edilen yüz binlerce kişinin, kuzeydeki yerleşimcilerin güvenliği sağlanmadan Litani’nin güneyindeki evlerine dönemeyeceğini” söyledi.

Katz, bu hamlenin İsrail’in Gazze Şeridi’nde Refah ve Beyt Hanun bölgelerinde uyguladığı modele göre yapıldığını belirtti.

Sahada durum: Köy köy ilerleme

Edinilen bilgilere göre, işgal güçlerinin sızma girişimleri çatışmaların ikinci gününden itibaren fiilen başladı.

Sahadaki gelişmeleri aktaran muhabirler, işgal ordusunun saldırının başlangıcında "Hamamis Tepesi" ekseninden "Vadi el-Asafir" yönünde ilerlediğini, buna paralel olarak Vezzani, Serda, el-Umra ve Bustan bölgelerine doğru da ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Kaynaklar, bu bölgelerin Lübnan ordusunun çekilmesinin ardından ilk günlerde fiilen işgal altına girdiğini, sonrasında ise "Merkava" tanklarının sahadaki hakimiyeti pekiştirmek için buralarda tekrarlanan sızmalar gerçekleştirdiğini aktardı.

İşgalin, girdiği bölgelerde topladığı görüntüleri psikolojik ve medya savaşı kapsamında yaydığı, ancak bu görüntülerin genellikle sızmanın başlangıcından bu yana biriken operasyonların sonucunu yansıttığı ve anlık saha gerçeklerini yansıtmadığı ifade edildi.

Çatışma eksenlerine dair okumada şu bilgiler kaydedildi:

Udeyse ve Kefr Kela ekseni: Her iki beldenin de 2024 saldırısından bu yana uğradığı büyük yıkım ve nüfus ile askeri hareketlilikten arındırılmış olması nedeniyle askeri ve coğrafi olarak düşmüş durumda olduğu belirtildi.

İşgal güçlerinin çatışmaların ikinci gününde "Nahhas Tepesi"ne ulaştığı, tanklarının güdümlü füzelerle hedef alınmasından önce burada toprak setler oluşturmaya çalıştığı ifade edildi.

Merkaba, Hula ve Meyse el-Cebel ekseni: İşgal güçlerinin Merkaba beldesinde oluşturulan yeni mevziye ve Lübnan ordusunun çekildiği bir noktaya doğru ilerleme kaydettiği, Merkaba ile Hula arasındaki vadilerde hareketliliğin arttığı bildirildi.

Ayrıca, güçlerin Meyse el-Cebel Hastanesi'ne girdiği ve sınıra yakın doğu mahallelerinde varlık gösterdiği kaydedildi.

Aytarun ve Marun er-Reş ekseni: Aytarun'da "Hanuk" bölgesinde çatışmaların ilk günlerinden bu yana çatışmalar yaşandığı, Marun er-Ree'te ise işgal güçlerinin hareketlerinin beldenin arka bölgeleri ile askeri operasyonlar sonucu büyük yıkıma uğrayan merkezinde yoğunlaştığı belirtildi.

Uveyde ekseni: İşgal güçlerinin son günlerde Uveyde Tepesi'ne girmeyi başardığı ve stratejik öneme sahip "İngiliz Mevzii" olarak bilinen Lübnan ordusuna ait noktayı ele geçirdiği bildirildi.

Bu mevziin geniş bir bölgeye hakim olması nedeniyle önemli olduğu vurgulandı.

El-Hıyam ve çevresi ekseni: El-Hıyam beldesine sızmanın çatışmaların beşinci gününden itibaren güney ve doğu mahallelerinden başladığı, saha tahminlerine göre, güçlerin beldenin merkezine ulaştığı aktarıldı.

Ayrıca, İbil el-Saki yönünden kuzey mahallesine, yoğun hava saldırıları ve sürekli topçu ateşi desteğinde ek ilerleme girişimleri gözlemlendi.

İkinci hat beldelerinde ise Udeyse - Tayyibe - Rub Tarabin üçgeninde günlük şiddetli çatışmalar yaşanırken, buna paralel olarak topçu ateşi ve hava saldırılarıyla Kantera, Cebel Silm, Kabriha ve Vadi el-Seluki'nin etekleri gibi ikinci hat beldelerinin hedef alındığı bildirildi.

Saldırının başlangıcından bu yana işgal güçlerinin, boşaltılmış evlere ve mahallelere girip daha sonra bunları patlatarak, füze saldırılarına hedef olmamak için açık alanlarda uzun süre kalmaktan kaçınarak "ihtiyatl ve kademeli ilerleme" yöntemini uyguladığı ifade edildi.

Meydanda denge: İhtiyatlı ilerlemeye karşı direniş

Öte yandan, Hizbullah'tan askeri bir kaynak, İsrail'in Hıyam'daki askeri operasyonunun Litani Nehri'ne doğru kara sızmasına zemin hazırladığını söyledi.

Kaynak, “Direniş çatışma için hazırlıklarını tamamladı ve düşman güçlerini azim ve sabırla bekliyor.” dedi.

Yerleşim birimlerinin ve sınır karakollarının bombalanmasının, Lübnan'a sızmaya hazırlanan güçleri hedef aldığını belirten kaynak, işgalcinin işgal altındaki Golan ve "Celil Parmağı" yerleşimlerini sızan birlikleri için lojistik derinlik olarak kullandığını ifade etti.

Kaynak, "Direnişin komuta ve kontrol sistemi, askeri çatışmayı yönetmede yüksek verimlilikle çalışıyor." diyerek sözlerini tamamladı.