
YDH- Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar Politico'ya verdiği demeçte, İran savaşı ve küresel krizlerin Yeni Delhi'yi Brüksel'e daha da yaklaştırdığı bir dönemde, Hindistan'ın savunma anlaşmaları da dahil olmak üzere Avrupa Birliği ile ortaklığını "önemli ölçüde" derinleştirmek istediğini söyledi.
Stratejik bir dönüm noktası
Politico'nun aktardığına göre, Jaishankar, ocak ayında AB'nin Hindistan'la "anlaşmaların anası" olarak nitelendirilen ticaret anlaşmasını imzaladığını hatırlattı.
Bu anlaşma, Ursula von der Leyen ve António Costa'nın “Cumhuriyet Bayramı” kutlamalarında devlet konuğu olarak ağırlandığı ikili bir zirve sırasında gerçekleşti.
Jaishankar, bu anlaşmanın Avrupa Parlamentosu'nda onay sürecinden geçtiği bir dönemde, Hindistan'ın AB-Hindistan ilişkilerini daha da ilerletme potansiyeli gördüğünü belirtti.
Özellikle, savunma silah anlaşmalarında çok daha yakın işbirliğinin önünü açabilecek bir "bilgi güvenliği anlaşması" imzalamaya dikkat çekti.
Jaishankar, Brüksel'de AB dışişleri bakanlarının bir toplantısına katıldığı ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, "Kariyerim boyunca bazı ilişkilerimizin gerçekten değiştiğini, çarpıcı biçimde değiştiğini gördüm. Ve Avrupa söz konusu olduğunda tam da o anın eşiğinde olduğumuza ikna oldum" dedi.
Jaishankar sözlerine şöyle devam etti: "Yaptığımız şeyin stratejik doğasının farkındayız... Bu sadece bir ticaret anlaşması daha değil. Bu çok daha büyük bir şey."
Savunma Ve Ticarette Yeni Ufuklar
Jaishankar, AB'nin Hindistan savunma sanayisinden silah tedarik etmesi için olası anlaşmalara değindi.
Mühimmat, insansız hava aracı (İHA) ve İHA karşıtı teknoloji alımını içeren bu anlaşmalara örnek olarak, Airbus ile Hindistan'da üretim yapılmasına yönelik bir anlaşmayı gösterdi.
Bu tür anlaşmaların, "Hint şirketlerinin ve Avrupa şirketlerinin herhangi bir düzenleyici veya siyasi kısıtlama olmaksızın birbirleriyle çalışabilme yeteneğine sahip olduğu elverişli bir ortamda" gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen Jaishankar, AB-Hindistan ilişkilerinin geleceği konusunda "iyimser" olduğunu da ekledi.
Ticaret konusunda ise Avrupa Parlamentosu'nun AB-Hindistan anlaşmasının önüne geçmesini beklemediğini ifade eden Jaishankar, "Hindistan konusunda açıkçası bir amaç birliği olduğunu düşünüyorum ve Avrupa Parlamentosu'nda bile ezici duygu son derece, son derece lehte." dedi.
AB-Hindistan anlaşması imzalanmadan önce Yeni Delhi, AB'nin Karbon Sınır Düzenleme Mekanizması'ndan muaf tutulmayı umuyordu ancak bu muafiyet sağlanmadı.
Jaishankar, iki tarafın da "bununla ilgili herhangi bir sorunun nasıl çözülebileceğini görmek için görüşmelerine devam edeceğini" söyledi.
“Gölgedeki sorun”: Rusya
Jaishankar, Hindistan'ın dış politika vizyonunu tanımlamak için "değer temelli gerçekçilik" terimini kullandı. Brüksel ziyareti sırasında bazı AB'li mevkidaşlarından Hindistan-Rusya ilişkileri hakkında eleştiriler duymayı beklediğini, ancak bunun çalkantılı bir dönemde "karşılıklı risk azaltma" arzusu tarafından dengeleneceğini söyledi.
"Kesinlikle... Avrupa Birliği'nin Rusya ile olan deneyimine dayanan görüşler duyacağımı varsayıyorum." diyen Jaishankar, "Bizim pozisyonumuzun açıkçası çok dengeli ve çok objektif olduğunu düşünüyorum. 2022'den bu yana kaç dünya liderinin hem Moskova'ya hem de Kiev'e gittiğine bakarsanız, o kadar çok yok. Ve başbakanım [Modi] de onlardan biri." ifadelerini kullandı.
Yeni Delhi, ABD ve AB'nin Rus petrolüne yönelik yaptırımlarına rağmen enerji ithalatı da dahil olmak üzere Moskova ile ilişkilerini sürdürüyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıl aralık ayında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya gelmişti.
İran savaşına dair endişeler
Jaishankar'ın ziyareti, ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşının etkisine dair artan endişelerle aynı zamana denk geldi.
Hindistan Dışişleri Bakanı bu durumu "derinden endişe verici" olarak nitelendirdi. İran'a atıfta bulunarak "Orada gerçekten çok büyük çıkarlarımız va.r" dedi.
Hindistan'ın "çok erken bir aşamada derin endişe ifade ettiğini" belirten Jaishankar, "çünkü bitişik bir bölgede istikrarsızlık ve çatışma gördüğünüzde, bunun birçok insan için sonuçları olur ve üstüne bir de ticaretiniz ve enerjiniz etkilenirse, bu çok önemlidir." şeklinde konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, AB ülkelerini Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine yardım etmeye zorlarken, Hindistan herhangi bir taraf tutmaktan kaçındı.
Jaishankar, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile düzenli temas halinde olduğunu, geçen hafta sonu bir telefon görüşmesi yaptıklarını ve önümüzdeki günlerde başka bir görüşme daha yapılmasının beklendiğini söyledi.
Tahran'a ne tür bir mesaj ilettiği sorulduğunda Jaishankar, "tansiyonun düşürülmesi gerektiği", "çatışmanın genişlemesine duyulan endişe", "bunun bizim için enerji anlamı" ve İran'da ikamet eden yaklaşık 10.000 Hintli ile daha geniş bölgede yaşayan milyonlarca kişiye duyulan endişeyi sıraladı.
"Umut ediyoruz ki, çatışmanın sona ermesine, kesinlikle tansiyonun düşürülmesine ve ardından çatışmanın sona ermesine yönelik bir karar alınır." diyen Jaishankar, "Bu çatışmanın sadece olumsuz yanlarını görüyoruz." ifadesini kullandı.
ABD ile İlişkiler ve ticaret
Jaishankar, 3 Şubat'ta ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile görüşmüştü ve Washington hakkında eleştirel yorumlardan kaçındı.
Trump'ın Rus enerji şirketleri Lukoil ve Rosneft'in ihracatına yönelik yaptırımları kaldırma kararını memnuniyetle karşılayıp karşılamadığı sorulduğunda, "Küresel ekonominin büyümesini istiyorsanız, piyasalarda istikrar ve öngörülebilirlik görmek istiyorsanız, o zaman piyasaların odak noktası olmasına izin verin." diyerek soruyu yanıtsız bıraktı.
ABD ve Hindistan kendi ticaret anlaşmalarını müzakere ediyor ancak bu, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Trump'ın tarife politikası aleyhindeki kararının ardından durakladı.
Gecikmenin ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü kampanyayla ilgili olup olmadığı sorulduğunda Jaishankar, "Şunu çok net belirtmek isterim: Ortadoğu'da olup bitenlerin bununla hiçbir ilgisi yok." dedi.