Batı Şeria’da ‘demografik temizlik’ alarmı

17 Mart 2026

BM raporuna göre, Batı Şeria’da artan yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı olarak bir yıl içinde 36 binden fazla Filistinli yerinden edildi.

YDH- Birleşmiş Milletler'in uyarısına göre, Batı Şeria'da bir yıl içinde 36 binden fazla Filistinlinin yerinden edilmesi, İsrail yerleşimlerinin genişlemesiyle bağlantılı “zorunlu göç” dalgasının tırmandığına işaret ediyor.

BM İnsan Hakları Ofisi'nin 31 Ekim 2025'e kadar olan 12 aylık dönemi kapsayan raporunda, yerleşim faaliyetlerinin “hız” kazandığı ve bunun “insani sonuçları” ele alındı.

Zorunlu göç ve demografik değişim endişesi

Raporda, bu kitlesel yerinden edilmenin "benzeri görülmemiş bir zorunlu göç" olduğu ve kalıcı bir demografik değişim yaratmayı hedefleyen "sistematik bir toplu nakil politikasını" yansıtabileceği belirtildi.

Bu durumun, “etnik temizlik” endişelerini de beraberinde getirdiği kaydedildi.

Yerleşim faaliyetlerinde artış

Rapor, rejimin işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaklaşık 36 bin 973, Batı Şeria'nın diğer bölgelerinde ise yaklaşık 27 bin 200 yeni yerleşim birimi inşa etmeyi planladığını veya bu yöndeki planları onayladığını ortaya koydu.

Raporun kapsadığı dönemde 84 yeni yerleşimci karakolu daha kurulduğu kaydedildi.

Batı Şeria'da, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerde, yaklaşık 3 milyon Filistinlinin yanında 500 bini aşkın yerleşimcinin yaşadığı ifade edildi.

Artan şiddet ve uluslararası tepkiler

Raporda ayrıca, Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da şiddet olaylarının arttığına, yerleşimci saldırılarının çoğaldığına dikkat çekildi.

Resmi verilere göre, bu saldırılarda sivillerin de aralarında bulunduğu yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, ev yıkımları ve zorunlu nakiller gibi uygulamaların "ağır ihlaller" seviyesine varabileceği uyarısında bulunarak, "sistematik ayrımcılık politikalarına" işaret eden bulgular olduğunu vurguladı.

BM, yerleşim faaliyetlerinin derhal ve tamamen durdurulmasını ve topraklara el konulması kararlarının iptal edilmesini talep etti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise bu adımların iki devletli çözüm umutlarını baltaladığı uyarısında bulundu.

Ofis, "cezasızlığın sona erdirilmesi" gerektiğini vurgulayarak, hesap verilebilirliğin adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın ön koşulu olduğunu belirtti.