
YDH - ABD’li savunma uzmanı Douglas Bandow, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta gelişmelerin Washington yönetiminin öngördüğü çerçevenin dışına çıktığını ifade etti.
Cato Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Bandow, el-Cezire'ye verdiği mülakatta, İran’ın ilk saldırılar karşısında hızla çökeceği varsayımının gerçekleşmediğini söyledi.
Bandow, Donald Trump ve ekibinin, İran’ın ilk aşamadaki saldırılara direnemeyeceğini düşündüğünü ve stratejilerini kısa sürede sonuç alma beklentisi üzerine kurduğunu belirtti. Ancak sahadaki gelişmelerin bu öngörüyü doğrulamadığını vurguladı.
İran’daki Buşehr nükleer tesisinin hedef alındığına dair haberlerin gündeme gelmesiyle birlikte çatışmanın kapsamına ilişkin kaygılar arttı.
Bandow, ABD’nin başka aktörlerden destek arayışına girmesini bu değerlendirmesinin dayanağı olarak gösterdi ve sürecin öngörülen sınırların dışına taşmış olabileceğini kaydetti.
Trump yönetimi savaşın planlandığı şekilde ilerlediğini ve belirlenen zaman çizelgesinin aşılmadığını ifade etse de Bandow, Washington’un bu değerlendirmesine birçok çevrenin temkinli yaklaştığını söyledi.
Bandow, Washington’un bu savaşta asıl önceliğinin İran’ın nükleer tesislerini hedef almak değil, siyasi yapıyı değiştirmek olduğunu ifade etti.
Ancak İran’ın yalnızca kendi topraklarında değil, bölgedeki komşularına yönelik saldırılar gerçekleştirmesinin ABD açısından beklenmeyen bir gelişme olduğunu belirtti.
Bandow, mevcut tablo karşısında ABD’li yetkililerin açıklamalarının ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini, çünkü sahadaki birçok gelişmenin başlangıçta hesaba katılmadığını ifade etti.
Uzman, savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin de başlangıç senaryolarında yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, salı günü yaptığı açıklamada İran’ın, Buşehr nükleer enerji tesisinin bir mermiyle vurulduğunu bildirdiğini aktardı. Ajans, tesiste hasar ya da personel yaralanmasına dair herhangi bir bildirim yapılmadığını belirtti.
Buşehr nükleer reaktörü, Fars Körfezi’nin kuzey kıyısında yer alan Buşehr kentinde bulunuyor. İran’ın ilk nükleer tesisi olan bu proje, modern dönemin en uzun süreye yayılan nükleer altyapı çalışmalarından biri olarak kabul ediliyor.
Tesis, Ortadoğu’daki ilk nükleer enerji üretim santrali olma özelliğini taşıyor. Bölge daha önce İran, Irak, Suriye ve İsrail’de araştırma amaçlı nükleer ünitelerin kurulmasına sahne olmuştu.