
YDH - Direniş örgütleriile ABD güçleri arasındaki çatışmanın yayılmasıyla birlikte Irak’ın daha geniş kapsamlı bir çatışma sürecine girdiği değerlendiriliyor.
Başkentte Caderiye bölgesini hedef alan saldırı ve ardından ABD Büyükelçiliği’ne yönelik doğrudan saldırı, ayrı gelişmeler olarak değil, hızlanan bir tırmanışın parçaları olarak ele alınıyor. Bu gelişmeler, Irak’ın bölgesel çatışmada ana cephelerden biri haline geldiğini gösteriyor.
Dün sabah erken saatlerde Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği, güvenlik kaynaklarının aktardığına göre ABD ile İsrail’in İran’a yönelik savaşının başlamasından bu yana en yoğun saldırıya maruz kaldı.
Beş roket ve çok sayıda insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının, hava savunma sistemini kısmen aşmayı başardığı ifade edildi.
İnsansız hava araçlarından biri kompleks içine düştü, yangınlar çıktı ve yoğun duman yükseldi. Patlama sesleri başkent genelinde hissedildi. Aynı saatlerde Caderiye bölgesinde bir konut roketlerle hedef alındı.
İlk bilgilere göre evde silahlı grup mensupları ve İranlı kişiler bulunuyordu. Saldırı sonucunda ölü ve yaralılar olduğu bildirildi. Bu gelişme, altyapının ardından lider kadroların hedef alınmasına yönelik sürecin devamı olarak değerlendirildi.
Irak’taki Kataib Hizbullah, önceki akşam askeri sözcüsü ve üst düzey yöneticilerinden Ebu Ali el-Askeri’nin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Şehadetin ne zaman ve hangi koşullarda gerçekleştiği belirtilmedi. Örgütün genel sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidaavi, yayımladığı açıklamada, "Büyük bir gurur ve teslimiyetle Hac Ebu Ali el-Askeri’nin şehadet haberini paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Hamidaavi, Ebu Mücahid el-Assaf’ın örgütün güvenlik sorumlusu olarak görevi devralacağını belirtti.
Saldırılar yalnızca başkentle sınırlı kalmadı. Ülkenin batısındaki Kaim bölgesinde Haşd Şabi’ye bağlı noktalara hava saldırıları düzenlendi. Saldırılarda ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.
Direniş örgütlerinin üst düzey isimlerinin açıklamaları, askeri kapasiteye duyulan güveni ve çatışmanın devamına yönelik hazırlığı ortaya koyuyor.
Nucaba Hareketi’nin askeri sorumlularından Abdulkadir el-Kerbela’i, el-Ahbar gazetesine yaptığı açıklamada, "Stratejik füze ve insansız hava aracı stokumuz çok büyük. Sanıldığı gibi sınırlı ya da merkezileşmiş değil" dedi.
Kerbela’i, üretim modelinin çok sayıda atölye ve basit hatlardan oluşan yaygın bir ağ üzerine kurulduğunu belirtti ve bu yapının hedef alınmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Yetkili, "Bu üretim sürüyor ve uzun süreli çatışmanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda" değerlendirmesini yaptı.
"Mevcut saldırılar zirve değil, başlangıç" ifadesi de sahadaki yönelime işaret ediyor. Silahlı gruplara yakın kaynaklar, ABD üsleri ve tesislerini hedef alan operasyonların aşamalı bir hedef listesine göre yürütüldüğünü aktardı.
Kaynaklar, karşılıkların doğrudan lider kadrolara yönelik saldırıların büyüklüğüne bağlı olduğunu ve liderlere yönelik her saldırının operasyon alanının genişletilmesine yol açacağını belirtti.
Irak hükümeti, güvenlik önlemlerini sıkılaştırma ve bazı istihbarat yetkililerini görevden alma adımlarıyla süreci etkilemeye çalışsa da sahadaki gelişmeler üzerinde belirleyici bir rol üstlenemiyor. Bağdat’ın bölgesel denklemde etkisinin sınırlı kaldığı görülüyor.
Ekonomik etkiler ise belirginleşiyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve artan gerilim nedeniyle Irak’ın petrol ihracatında ciddi düşüş yaşandı. Bu durum, ülkenin mali dengelerini zorlayacak bir sürecin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Petrol sahaları ve kritik altyapıya yönelik saldırı ihtimali, ekonomik yapıyı doğrudan tehdit ediyor.
Bağdat Uluslararası Havalimanı çevresine ulaşan saldırılar, güvenlik kırılganlığına ilişkin kaygıları artırdı. Havalimanı yakınındaki Karkh hapishanesinde, IŞİD bağlantılı binlerce tutuklu bulunuyor.
Adalet Bakanlığı sözcüsü Ahmed el-Luaibi, el-Ahbar gazetesine yaptığı açıklamada, "Endişe özellikle Bağdat Havalimanı yakınındaki Karkh hapishanesine odaklanıyor. Bu tesis en hassas noktalar arasında yer alıyor" dedi.
Luaibi, tehditlerin hapishane içinden değil dış saldırılardan kaynaklandığını belirtti. "İnsansız hava araçları ve çeşitli mühimmat altyapıya zarar verebilir" değerlendirmesini yaptı.
Güvenlik sisteminin halen işlediğini ifade eden Luaibi, "Ancak bu tür saldırıların devam etmesi, önleyici planlar üzerinde ciddi baskı oluşturuyor" diye konuştu.