ABD yönetiminde İran ayrışması sürüyor

18 Mart 2026

İran liderliği ateşkes önerilerini reddederken ABD ve İsrail’e yönelik misilleme mesajı verdi. Washington’da ise İran politikasına ilişkin görüş ayrılıkları istifaya kadar uzandı.

YDH - ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik savaş hakkında benzer açıklamalarını sürdürdüğü bir dönemde, bu meseleye ilişkin görüş ayrılıkları Washington yönetiminin içine kadar uzandı ve Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı’nın istifasıyla sonuçlandı.

Aynı süreçte İran'ın ateşkesi reddettiği ve ABD ile İsrail’i hedef alan sert mesajlar verdiği aktarıldı. Sistem içindeki istikrar korunurken İsrail’in, suikastlar yoluyla yapıda çatlak oluşturma ve yönetimi zayıflatma ihtimalini gündemde tuttuğu görüldü.

Bu çerçevede İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani ile Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani ve yardımcısı, iki ayrı saldırıda hedef alındı.

Üst düzey bir İranlı yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, Hamaney’in iki arabulucu ülke üzerinden iletilen gerilimi azaltma ve ateşkes önerilerini reddettiğini belirtti.

Aynı yetkili, Hamaney’in dış politika başlığında yaptığı ilk toplantıda “ABD ve İsrail’den intikam” çağrısı yaptığını aktararak, “ABD ve İsrail teslimiyetlerini kabul edip tazminat ödeyene kadar barış için uygun zaman değil” ifadesini kullandığını söyledi.

İran’ın Fars Haber Ajansı da konuya aşina bir kaynağa dayandırdığı haberinde, “Tahran’ın değerlendirmesi Trump’ın askeri açıdan savaşı kaybettiği ve İran’ın kabiliyetleri karşısında şaşırdığı yönünde” bilgisini paylaştı.

Aynı kaynak, “Politikamız savunmayı sürdürmek. Hürmüz Boğazı ABD ve müttefikleri için güvenli olmayacak. Hükümet ve halk aylar sürebilecek bir savaşa hazırlandı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ile yaptığı telefon görüşmesinde Hürmüz Boğazı’ndaki durumu bölgedeki genel gelişmelerden ayrı değerlendirmenin mümkün olmadığını ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Arakçi’nin Guterres’e “Boğazdaki seyrüseferde yaşanan aksaklıklar İran’a dayatılan savaşın sonucu” değerlendirmesini aktardığı belirtildi.

Bakanlık ayrıca Arakçi’nin, “İsrail ve ABD’nin İran’ın diğer ülkelerle ilişkilerini zayıflatmaya yönelik girişimleri” konusunda uyarıda bulunduğunu bildirdi.

Tahran’ın sözünü ettiği bu girişimler, İran içindeki kontrol kabiliyetini zayıflatmayı amaçlayan askeri saldırılarla birlikte ilerliyor. Buna karşılık İran yönetimi iç cepheyi güçlendirmeye yönelik ek adımlar attı.

İçişleri Bakanı İskender Mümini, eyalet valilerine kontrol noktalarının sahadaki varlığını artırma ve vatandaşların sorunlarına çözüm üretme talimatı verdi. Mümini, “Düşman, polis merkezleri gibi sivil kurumları hedef alarak vatandaşların güvenliğini sarsmaya çalışıyor” uyarısında bulundu.

Washington’da İran politikası tartışma konusu

İran’a yönelik askeri operasyonlara ilişkin görüş ayrılıkları yalnızca ABD’nin müttefikleriyle sınırlı kalmadı, yönetimin kendi içinde de belirginleşti.

Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak amacıyla kurulması planlanan deniz gücüne bazı müttefiklerin katılmaması, savaşın meşruiyetine ilişkin tartışmaları artırdı.

Bu çerçevede Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı Joe Kent görevinden istifa etti. Kent, “Vicdanen İran’a karşı yürütülen bu savaşı destekleyemem” dedi. Kent ayrıca İran’ın ABD için “yakın ve acil bir tehdit oluşturmadığını” belirterek, savaşın İsrail ve Washington’daki etkili lobi çevrelerinin baskısı sonucu ortaya çıktığını ifade etti.

Buna rağmen Trump, İran’a ilişkin açıklamalarını sürdürdü. Trump, “İran’da iyi ilerliyoruz. İran nükleer silah elde etmeye yalnızca iki hafta uzaklıktaydı ve balistik füzelerle komşu ülkeleri, hatta dostlarını hedef alıyordu” dedi.

Operasyonun planlanan takvimin önünde ilerlediğini ve haftalar süreceğini belirten Trump, “İran’daki liderler ortadan kaldırıldı. Sorunumuz, İran’da kiminle muhatap olacağımızı bilmememiz” ifadesini kullandı. Trump ayrıca, “İlk dönemimde Kasım Süleymani’nin ortadan kaldırılmaması durumunda bugün farklı bir tablo olurdu” değerlendirmesinde bulundu.

Hürmüz Boğazı krizine ilişkin çözüm perspektifi belirsizliğini korurken Trump, İran’daki operasyon sonrasında petrol fiyatlarının belirgin biçimde düşeceğini söyledi.

Kara kuvvetlerinin İran’a gönderilmesi ihtimalinden çekinmediğini belirten Trump’ın bu açıklamalarıyla eş zamanlı olarak CNN, binlerce deniz piyadesi taşıyan bir ABD savaş gemisinin Singapur açıklarına ulaştığını ve Ortadoğu’ya doğru ilerlediğini bildirdi.