
YDH- Politico tarafından yayımlanan makaleye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik savaş söylemi ve bunun etrafında geliştirilen iletişim stratejisi, uzun süredir yerleşmiş başkanlık “savaş iletişimi” geleneklerini zayıflatan ve kamu görevlileri ile eski yetkililer arasında rahatsızlık yaratan bir sürece işaret ediyor.
Makale, Beyaz Saray’ın sosyal medya odaklı ve görsel yoğunluklu kampanyalarının “dikkat çekme ve etkileşim artırma” hedefiyle yürütüldüğünü, ancak bunun kamuoyunda savaşın ciddiyetini gölgelediği yönünde eleştiriler doğurduğunu belirtti.
“3 milyar görüntülenme” hedefi ve yeni iletişim tarzı
Makaleye göre, üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, anonim olarak yaptığı açıklamada, son dört gün içinde paylaşılan videoların “3 milyardan fazla gösterim aldığını” ifade etti ve bunun “ikinci dönem içinde ulaşılan en yüksek etkileşim” olduğunu söyledi.
Aynı yetkili, kampanyanın genç kitlelere ulaşmayı hedeflediğini belirterek, “Birçok genç bu savaşa kısmen destek veriyor ve biz de içeriği onlara ulaştırmaya çalışıyoruz.” dedi.
Makale, bu yaklaşımın geleneksel devlet dili yerine TikTok benzeri video kurguları, oyun sahneleri ve popüler kültür içerikleriyle harmanlandığını aktardı.
“Savaşın ciddiyeti gölgeleniyor” eleştirisi
Eski ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Joe Votel, bu tarz içeriklere ilişkin olarak, “Ordumuzun performansı Hollywood ya da bilgisayar oyunlarıyla süslenmeye ihtiyaç duymaz.” ifadelerini kullandı.
Eski Avrupa’daki ABD kuvvetleri komutanı Ben Hodges ise yaklaşımın “gerçeklikten kopuk” olduğunu belirterek, ““Müttefiklerimiz buna bakıyor ve ‘burada ne oluyor’ diye soruyor”” dedi.
Haberde bazı eski askerlerin de savaşın bu şekilde sunulmasının “ciddiyeti azalttığı” görüşünü paylaştığı aktarıldı.
Pentagon’da sert dil ve “zafer” söylemi
Makale, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in basın toplantılarında sert ve saldırgan bir dil kullandığını, ancak buna rağmen “zaferin neye benzediğine” dair net bir çerçeve sunulmadığını ifade etti.
Hegseth’in “no quarter, no mercy for our enemies” (düşmanlara merhamet yok) şeklindeki ifadeleri ve İranlı yetkililere yönelik sert söylemleri de tartışma yarattı.
“Etkileşim odaklı savaş iletişimi”
Beyaz Saray yetkilileri, yürütülen kampanyayı savunarak bunun “hem bilgilendirme hem de yanlış bilgiyi düzeltme amacı taşıdığını” belirtti.
Bir yetkili, “Gençlere ulaşmak için içerik üretmek zorundayız. Bu videolar askerlere saygısızlık değil, tam tersine onların yaptığı işi görünür kılma çabasıdır.” dedi.
Aynı yetkili, önceki yönetimlerin iletişim biçimlerini eleştirerek, “’Görev tamamlandı’ gibi söylemler de bir dönemdi” ifadelerini kullandı.
“MEM kültürü”yle savaş anlatısı
Makale, Beyaz Saray’ın içeriklerinde NFL, MLB, video oyunları ve Hollywood filmlerinden sahneler kullanıldığını, bunların “savaş anlatısını eğlence kültürüyle harmanladığını” aktardı.
Bazı eleştirmenler bu yaklaşımın “rage bait” (öfke uyandırmaya yönelik içerik) stratejisi olduğunu ve özellikle genç erkek seçmene yöneldiğini ifade etti.
Kamuoyu ve destek kaybı tartışması
Haberde, YouGov anketine göre, ABD’de katılımcıların %56’sının Trump’ın İran politikasını “onaylamadığı”, bağımsız seçmenlerde ise bu oranın “%63’e” çıktığı belirtildi.
Ayrıca, bazı Trump destekçileri arasında da savaş politikasına yönelik eleştirilerin “arttığı”, podcast yayıncısı Joe Rogan’ın bu süreci “çılgınca” olarak nitelendirdiği aktarıldı.
“Savaş video oyunu gibi sunuluyor” eleştirisi
Demokrat stratejist Max Burns, kampanyaya ilişkin olarak, “Bu strateji doğrudan tabana hitap ediyor, özellikle genç ve internet kültürüne yakın kitlelere. Ama savaşın bir oyun gibi sunulması ciddi bir sorun.” değerlendirmesinde bulundu.
Makale, mevcut iletişim modelinin destek artırmayı hedeflerken aynı zamanda kamuoyunda savaşın algısını “daha da tartışmalı” hale getirdiğini ifade etti.