Amerikalı albay Astore: Bozuk ve yozlaşmış bir sisteme daha fazla para saçıyoruz

19 Mart 2026

ABD federal borcunun 39 trilyon dolara ulaştığı ve petrol fiyatlarının varil başına 120 doları aştığı bir atmosferde, Pentagon'un İran ile devam eden çatışmalar için ek 200 milyar dolarlık bütçe talebi sert eleştirilerin odağına yerleşti.

YDH - Yargıç Andrew Napolitano'nun "Judging Freedom" programına konuk olan havacılık tarihçisi ve emekli Albay Bill Astore, ABD'nin mali ve askeri gidişatına ilişkin karamsar bir tablo çizdi.

Programın gerçekleştiği bugün itibarıyla Brent petrolün varil başına 120 doları geçtiği ve ABD federal borcunun 39 trilyon dolar sınırını aştığı verilerini değerlendiren Astore, bu eğilimlerin ülke için "çok tehlikeli" olduğunu belirtti.

Borç faizlerini ödemek için harcanan miktarın, 1 trilyon dolarlık devasa savunma bütçesini bile geride bıraktığını vurgulayan Astore, "Sadece 39 trilyon dolarlık borcumuzu yüzdürebilmek için 1 trilyon dolardan fazla para harcıyoruz. Bu durum; altyapı iyileştirmeleri, sağlık ve eğitim gibi halkın ihtiyaç duyduğu alanlara kaynak kalmaması anlamına geliyor" dedi.

Savaş Bakanlığı'nın (Pentagon), mevcut trilyon dolarlık bütçesine ek olarak talep ettiği 200 milyar dolarlık fonu eleştiren Astore, savunma kurumunun üst üste sekiz denetimden geçemediğini hatırlattı.

Pentagon'daki taleplerin sonu gelmediğini ifade eden Astore, "Aslında bozuk ve yozlaşmış bir sisteme daha fazla para saçıyoruz. Pentagon bütçesini kesmenin bir yolunu bulmalıyız ancak savaş koşulları altında bu imkansız görünüyor. Zaten bu yüzden sürekli savaş çıkarılıyor; çünkü savaşlar o bütçeyi yukarı çekmenin garantili yolu" değerlendirmesinde bulundu.

"Kötü adamları öldürmek askeri politika kavramı değil"

Savaş Bakanı Pete Hegseth'in bütçe talebini gerekçelendirirken kullandığı "Kötü adamları öldürmek çok paraya mal olur" ifadesini yorumlayan Astore, bu üslubun bir stratejik iflasın göstergesi olduğunu belirtti.

Hegseth'in askeri politika konusunda hiçbir derinliği olmadığını savunan Astore, "Bu ifade onun stratejik fikirler açısından ne kadar sığ olduğunu gösteriyor. Savaşı muhtemelen sadece bir takımın devriyeye çıkması düzeyinde görüyor. Savaş Bakanlığı yapmaya yetkin değil ve 'kötü adamları öldürmek' dışında bir askeri politika kavramına sahip değil" diye konuştu.

Amerikan başkanlarının şiddet kullanarak çözüm arama eğilimini de eleştiren Astore, ABD'nin şiddetle iç içe bir ülke haline geldiğini kaydetti.

Yaklaşık 250 yıllık tarihin neredeyse her yılında bir savaşın parçası olunduğuna dikkat çeken Astore, bu durumun modern başkanların tamamında görülen bir hastalık olduğunu ifade etti.

Nobel Barış Ödülü sahibi Barack Obama'nın bile insansız hava araçlarıyla insan öldürme konusundaki maharetinden bahsettiğini hatırlatan Astore, şiddet kullanımının sadece mevcut yönetime özgü bir tercih olmadığını vurguladı.

"Diplomasi artık riyakarlıktan ibaret, kimse bize güvenmiyor"

ABD diplomasisinin geldiği noktayı "Pentagon'un küçük bir şubesi" olarak tanımlayan Astore, Dışişleri Bakanlığının bütçesinin savunma bütçesinin yirmide biri kadar olduğunu belirtti.

Diplomasinin temel işlevlerinden birinin Lockheed Martin, Boeing ve RTX gibi şirketlerin silahlarını denizaşırı ülkelere satmak haline geldiğini söyleyen Astore, "Diplomasiye kaynak ayırmıyoruz. Artık diplomasi yaptığımızda da bu riyakarlıktan ibaret kalıyor. Bu yüzden kimse bize güvenmiyor" dedi.

Savaş Bakanı Hegseth'in "İran'ın kabiliyetlerini yok ediyoruz" açıklamalarına karşın İranlı yetkililerin savunma sistemlerinin hala aktif olduğuna dair beyanlarını değerlendiren Astore, Amerikan halkının artık kendi liderlerine güvenemediğini ifade etti.

Astore, "Tüm hükümetlerin yalan söylediğini biliyoruz; Vietnam'da, Irak'ta bunu gördük. Ancak geçmişte Amerikan liderlerinin diğer ülkelerden gelen yalanlara kıyasla biraz daha dürüst olduğuna güvenebilirdik. Şimdi ise Pete Hegseth gibi birinin yalan söyleme ihtimalinin İranlı sözcüden daha yüksek olduğunu öğreniyoruz" şeklinde konuştu.

"İran savaşın temposu üzerinde bizden daha fazla söz sahibi"

ABD'nin mühimmat stoklarının durumu hakkında uyarıda bulunan Astore, hassas güdümlü mühimmat (PGM) stoklarının oldukça düşük seviyelerde olduğunu tahmin ettiğini belirtti.

Bu silahların üretim sürelerinin uzun ve maliyetlerinin yüksek olduğunu kaydeden Astore, "Elimizde çok miktarda 'aptal bomba' denilen güdümsüz mühimmat var. Bunların kullanımı ise pilotların İran hava sahasına veya çok yakınına girmesini gerektiriyor, bu da pilotları büyük bir risk altına sokuyor" dedi.

Pentagon'un savaşı yönetme biçimindeki hatalara değinen Astore, Trump ve Hegseth çevresinde bir "aşırı özgüven" patlaması yaşandığını savundu.

Savaşın çok kısa süreceğine dair bir yanılgı içinde olunduğunu belirten Astore, "İran'ın savaşın temposu ve şiddeti üzerinde hem Trump yönetiminin hem de İsrail'in beklediğinden çok daha fazla söz sahibi olduğu görülüyor" uyarısında bulundu.

"Bu savaş MAGA değil, İsrail'in öncelikleri tarafından sürülüyor"

ABD Terörle Mücadele Birimi Başkanı Joe Kent'in, "İran'ın ulusumuz için yakın bir tehdit oluşturmadığı" gerekçesiyle istifa etmesini çok önemli bir gelişme olarak nitelendiren Astore, Kent'in bir Trump destekçisi ve eski bir Yeşil Bereli olarak ağır bedeller ödemiş bir isim olduğunu hatırlattı.

Astore, "Kent sessizce gitmedi. Bu savaşın yanlış olduğunu, Amerika için savaşmadıklarını söyledi. Bunun bir 'MAGA' (Amerika'yı Yeniden Harika Yap Hareketi) savaşı olmadığını, ulusal güvenlikten ziyade İsrail'in öncelikleri tarafından yönlendirildiğini belirtti. Bu mesaj Trump'ın tabanında çok güçlü bir yankı uyandıracaktır" dedi.

Kent'e yönelik FBI soruşturması ve "gizli bilgileri sızdırma" iddialarını birer "karalama kampanyası" olarak gören Astore, yönetimin muhalif sesleri susturmaya çalıştığını belirtti.

Ayrıca, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın Senato'daki ifadesini "cesaret kırıcı" olarak tanımlayan Astore, "2020'de Tulsi'yi desteklemiştim çünkü dürüst bir insan olduğunu düşünüyordum. Rejim değişikliği savaşlarına karşı çıkıyordu. Ancak şimdi Kongre önünde dürüst davranmadığını, kaçamak cevaplar verdiğini görmek hayal kırıklığı yaratıyor. Onu nasıl etkilediler bilmiyorum; belki iktidarın yozlaştırıcılığı, belki de Trump çevresindeki dalkavukların baskısı" ifadelerini kullandı.

Astore, mülakatın sonunda petrol sahalarına düzenlenen saldırıların çevresel maliyetlerine ve uluslararası piyasalardaki etkilerine dikkat çekerek, varil fiyatının kısa sürede 200 dolara çıkabileceği uyarısını yineledi.