Avrupa Konseyi acil gündemle toplanıyor

19 Mart 2026

Ortadoğu'da tırmanan savaşın enerji maliyetlerini zirveye taşıması üzerine toplanan AB liderleri, Trump'ın Hürmüz Boğazı'na asker gönderme taleplerini reddederken, çatışmanın Avrupa ekonomisi üzerindeki yıkıcı etkilerini hafifletmenin yollarını arıyor.

YDH- ABC News'in Perşembe günü yayınladığı rapora göre Avrupa Birliği, ABD ve İsrail'in Orta Doğu'da İran'a karşı yürüttüğü savaştan kaynaklanan ve kontrol edilemez boyuta ulaşan enerji maliyetlerini dizginlemekte büyük zorluk çekiyor.

AB liderleri, hayati önem taşıyan enerji üretim sahalarında ve lojistik nakliye hatlarında süregelen çatışmaların tetiklediği petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert yükselişi ele almak üzere acil bir zirvede bir araya gelmeye hazırlanıyor.

El-Malume tarafından aktarılan ayrıntılar, birçok AB liderinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel petrol, doğalgaz ve gübre akışının merkezi olan Hürmüz Boğazı'nı güvence altına alma gerekçesiyle yaptığı asker gönderme çağrılarını açıkça reddettiğini ortaya koyuyor.

Savaşın enerji fiyatlarında yarattığı devasa artış, Avrupa genelinde yeni bir mülteci krizi yaşanması korkusuyla birleşince, liderler Orta Doğu dosyasını zirvenin en öncelikli gündem maddesi haline getirdi.

Avrupa Konseyi zirvesi öncesinde açıklamalarda bulunan Belçika Başbakanı Bart De Wever, 27 üye ülkenin de enerji krizi konusunda derin endişeler taşıdığını vurguluyor.

De Wever, enerji fiyatlarının savaştan önce de zaten çok yüksek bir seyir izlediğini, ancak mevcut çatışma ortamının fiyatlarda keskin bir artışa daha yol açtığını ifade ediyor.

Avrupa Komisyonu ise üye devletlerin fiyatları aşağı çekmek için kullanabileceği çeşitli finansal araçları liderlerin dikkatine sunuyor; buna rağmen Komisyon, tek bir politikanın Romanya'dan İrlanda'ya kadar AB'nin tüm pazarlarında savaşın yarattığı ağır ekonomik şokları hafifletmeye yetmeyeceği uyarısını yapıyor.

Hollanda Başbakanı Rob Jatten ise konuya ilişkin net bir tavır sergileyerek, bu savaşın ABD ve İsrail tarafından İran'a karşı yürütüldüğünü anladığını ancak Avrupa'nın bu çatışmanın bir tarafı olmadığını özellikle belirtiyor.