
YDH- İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Cuma akşamı yaptığı açıklamalarda, İsrail-Amerika rejimlerinin ''stratejik bir umutsuzluk içinde olduğunu'' savundu.
Azizi, "Düşmanlar, kendi halklarını bir zafer kazanılabileceğine dair ikna etmekte başarısız olmuştur," dedi.
İşgalci yapının uğradığı zararın boyutlarını itiraf edemediğini belirten Azizi şöyle dedi:
"Düşman liderleri korkuyla sığınaklara saklanırken, içine düştükleri acizliği örtbas etmek için ellerinde kirli yalanlar ve dezenformasyondan başka hiçbir silah kalmamıştır,"
Azizi; İsrail işgal varlığının tamamen gerçek dışı veriler üzerine kurulu bir siyaset izlediğini, Amerika rejiminin ise narsist ve istikrarsız karakteriyle bu süreci daha karmaşık hale getirdiğini ifade etti.
Washington’ın bölgeye ek askeri güç kaydırma planları ve Hark Adası’na yönelik olası bir petrol ablukası hazırlığına dair iddialara (Axios kaynaklı) değinen Azizi, net bir sınır çizdi.
ABD’nin, Hürmüz Boğazı da dahil olmak üzere bölgedeki mevcut denklemleri değiştirme gücüne sahip olmadığını hatırlatan yetkili; petrol tesislerine yönelik herhangi bir saldırının ABD kuvvetleri için ağır kayıplarla sonuçlanacağı uyarısında bulundu.
Azizi ayrıca, "Olası bir kara harekâtı, İran'a misilleme yapması için beklediği o büyük fırsatı altın tepside sunacaktır," diyerek askeri kararlılık mesajı verdi.
İran’ın enerji altyapısının hedef alınmasına verilen yanıtların ''düşman safında büyük bir pişmanlık yarattığını'' belirten Azizi, ülkenin savunma sistemlerinin en yüksek hazırlık seviyesinde olduğunu bildirdi.
Hatem'ul Enbiya Merkez Karargahı’nın "karşılık verme süreci henüz tamamlanmadı" açıklamasını destekleyen Azizi, son füze operasyonlarının başta Hizbullah Genel Sekreteri Şehit Seyyid Hasan Nasrullah olmak üzere suikasta uğrayan liderlerin intikamı amacı taşıdığını söyledi:
"Fırlatılan her füze, Direniş Ekseni'nin birleşik gücünü ve tam caydırıcılık kapasitesini yansıtan özel birer diplomatik ve askeri mesaj niteliğindedir,"
İsrail’in hesap hatası yaptığını ve bu yanlış kurguyu ABD’ye de empoze ettiğini savunan Azizi, Direniş Ekseni'nin Şehit Seyyid Hasan Nasrullah sonrası dağılacağı yönündeki öngörülerin çöktüğünü ifade etti.
Direniş Ekseni'nin ve İran füze programının tasfiye edilebileceği düşüncesini "büyük bir yanılgı" olarak tanımlayan Azizi, Lübnan sahasında görüldüğü üzere, askeri kapasitenin her geçen gün arttığını ve savaşın ancak işgalci yapının çöküşüyle nihayete ereceğini öne sürdü.
Gerginliğin sona ermesi için diplomatik kapıları tamamen kapatmayan Azizi, temel koşullarını da sıralayarak Amerikan halkına İsrail’in manipülasyonlarından kurtulmayı tavsiye etti; Körfez’deki Amerikan güçlerinin tamamen çekilmesini ve saldırıların tekrarlanmayacağına dair garanti verilmesini şart koştu.
Bölge ülkelerine de seslenen Azizi, kalıcı huzurun yolunun bölgedeki yabancı askeri üslerin varlığına son verilmesinden geçtiğini vurguladı.
Konuşmasını Devrim Lideri’nin mesajlarının önemine değinerek noktalayan Azizi; İran halkının Direniş Ekseni ile tam bir uyum içinde, bütünleşik bir güç oluşturduğunu belirtti.
İran’ın bugün küresel değişimlerin merkezinde yer aldığını ifade eden Azizi, liderliğin verdiği mesajın bu sürecin mutlak bir zaferle sonuçlanacağına dair kesin bir teyit olduğunu kaydetti.