
YDH - Avrupa Birliği, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın Fars Körfezi’nden enerji sevkiyatını kesintiye uğratması nedeniyle Rus petrolü ve gazı ithalatına yönelik yasağı ertelemeyi değerlendirmeye aldı.
Bloomberg’in bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Birlik daha önce Ortadoğu’dan artacak tedarikle Rus gazını ikame etmeyi planladı; ancak mevcut gelişmeler bu planı zayıflattı.
Bu kapsamda, krizin merkezinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması yer aldı. Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’si ve sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30’a kadarı bu hat üzerinden taşınıyor.
Bloomberg kaynaklarına göre İranlı yetkililer boğazın yeniden açılmasını tartışmaya dahi yanaşmadı. Üst düzey bir Avrupalı yetkili, Ortadoğu’daki çatışma sona erse dahi gemi işletmecilerinin bir süre boğazdan geçişten kaçınabileceği riskine dikkat çekti.
Öte yandan İran’ın Körfez ülkelerinin enerji altyapısına yönelik saldırıları tabloyu ağırlaştırdı. İran ordusu, Katar’daki Ras Laffan sanayi kentine füze saldırısı düzenledi; söz konusu kent dünyanın en büyük LNG üretim kompleksine ev sahipliği yapıyor.
QatarEnergy CEO’su Saad el-Kaabi, devre dışı kalan yıllık 12,8 milyon ton LNG kapasitesinin yeniden devreye alınmasının üç ila beş yıl süreceğini açıkladı.
Aynı dönemde piyasa tepkisi hızla oluştu. Avrupa’da gaz fiyatı 19 Mart’ta yüzde 32 artarak megavat-saat başına 72 euroya, bin metreküp başına 873,5 dolara yükseldi.
Bloomberg, Ras Laffan’daki hasarın Katar’ı birkaç yıl boyunca güvenilir tedarikçi listesinin dışına ittiğini ve küresel arz endişelerini derinleştirdiğini aktardı.
Avrupa Merkez Bankası, uzun süreli bir kesintinin Avro Bölgesi’nde enflasyonu yüzde 6,3’e çıkarabileceği ve kısa süreli bir durgunluğu tetikleyebileceği uyarısını yaptı.
Buna karşın yükselen küresel petrol fiyatları Moskova’nın gelir akışını güçlendirdi. Bloomberg’e göre mevcut tablo, Ukrayna’daki savaşın finansmanında enerji gelirlerine dayanan Vladimir Putin açısından stratejik avantaj üretiyor.
Ajans, AB yetkililerinin ABD ve İsrail’in krizden çıkış planına dair güvenlerinin zayıfladığını ve daha derin ekonomik sarsıntılardan endişe duyduklarını belirtti.