
YDH - ABD yönetimi, İran petrolüne yönelik yaptırımların bir bölümünü kaldırarak küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmayı dengelemeyi hedefledi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün yaptığı açıklamada, halihazırda denizde bulunan tankerlerdeki İran petrolünün sınırlı ve kısa vadeli satışına izin veren bir kararnameyi imzaladığını belirtti.
Bessent, söz konusu iznin yalnızca yüklenmiş ham petrol ve türev ürünleri kapsadığını ve 19 Nisan’a kadar geçerli olacağını ifade etti. ABD’li yetkiliye göre bu adım, küresel piyasalara hızla 140 milyon varil petrol arz edilmesini sağlayacak.
Bu kapsamda karar, üç hafta önce başlayan savaşın ardından küresel enerji piyasalarında gözlenen fiyat artışına yanıt olarak alındı.
Söz konusu artış, arz zincirindeki kesintiler, Basra Körfezi’ndeki üretim tesislerine yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla ilişkilendirildi.
Bessent, Fox News’e verdiği mülakatta, yaptırımlardaki gevşemenin İran petrolünün satış rotalarını çeşitlendirebileceğini ifade etti.
İran petrolünün büyük bölümünün şu aşamada indirimli fiyatla Çin’e satıldığını belirten Bessent, yeni düzenlemeyle Hindistan, Japonya ve Malezya gibi ülkelere de sevkiyat yapılabileceğini ve Çin’in tam fiyat ödemeye zorlanabileceğini dile getirdi.
Öte yandan uzmanlar, kararın ekonomik ve siyasi sonuçlarına ilişkin temkinli bir çerçeve çizdi.
Deniz taşımacılığı yaptırımları konusunda uzmanlaşmış Blackstone Compliance Services şirketinden David Tannenbaum, BBC’ye yaptığı değerlendirmede planı “oldukça sorunlu” olarak nitelendirdi ve bu adımın İran’a gelir akışı sağlayabileceğini belirtti.
Aynı doğrultuda, Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’nden Rachel Ziemba da kararın petrol fiyatlarında belirleyici bir kırılma yaratmayacağını ifade etti ve “Bu adımın dönüştürücü bir etkisi olmayacak, ancak önemli soru işaretleri doğuruyor” değerlendirmesinde bulundu.
Buna karşın Washington yönetimi, İran dışında Rus petrolüne yönelik yaptırımlarda da gevşemeye gitmişti. Avrupa’da tepkilere yol açan bu kararın da Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının tetiklediği enerji krizini hafifletme amacı taşıdığı belirtildi.