Dünya genelinde enerji krizi sürüyor

21 Mart 2026

İran savaşında enerji altyapısına yönelik saldırılar, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla zaten daralan küresel arzı daha da sıkıştırdı. Özellikle doğalgaz piyasasında Avrupa ve Asya fiyatları hızla yükselirken, ABD piyasası görece sınırlı etki gördü.

YDH - Amerika ve İsrail'in İran'a açtığı savaş kapsamında enerji altyapısına yönelik saldırılar, küresel enerji krizini derinleştiriyor. Arz, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği kilit deniz hattı Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle zaten sıkıydı ve fiyatlar yükseliyordu.

Ancak petrol ve gaz altyapısına yönelik son saldırılar, sorunu daha da ağırlaştırdı ve özellikle küresel doğalgaz fiyatlarında yeni baskılar oluşturdu.

Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi’nde görev yapan Ira Joseph, doğalgazı kastederek, "Avrupa ve Asya’daki fiyatlar üzerinde önemli etki yaratıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Joseph, "Şu aşamada ABD gaz fiyatları üzerinde belirgin bir etki yok" ifadelerini kullandı. Joseph ayrıca, "Bu çok büyük bir gelişme. Uzun süre devam ederse ciddi biçimde resesyonist sonuçlar doğurabilir" dedi.

Bu kapsamda çarşamba günü İsrail, İran’ın Güney Pars gaz sahasına saldırı düzenledi. Saldırının ardından İran’ın Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki doğalgaz altyapısını hedef aldığı belirtildi.

QatarEnergy’nin CEO’su ve enerji işlerinden sorumlu devlet bakanı, Reuters’a yaptığı açıklamada İran’ın saldırısının ihracat kapasitesinin yüzde 17’sini devre dışı bıraktığını ve onarımların üç ila beş yıl sürebileceğini aktardı.

Katar, dünyanın üçüncü büyük gaz ihracatçısı konumunda bulunuyor. Bu nedenle söz konusu saldırının küresel arz üzerinde önemli bir daralma yaratması bekleniyor.

Bu çerçevede normal şartlarda İtalya, Belçika, Güney Kore ve Çin’e yönelen gaz akışının etkilenmesi öngörülüyor.

Rice Üniversitesi Baker Enstitüsü Orta Doğu Enerji Çalışmaları programından Jim Krane, "Artık milyarlarca dolarlık altyapıya doğrudan saldırılar görüyoruz ve bunların onarımı beş yıla kadar sürebilir. Bu durum küresel LNG arzının önemli bir kısmını uzun süre piyasadan uzak tutuyor. Maliyet son derece yüksek olacak" dedi.

Gaz fiyatları Avrupa ve Asya’da yükseldi

Son haftalarda Hollanda merkezli TTF gaz göstergesi keskin biçimde yükseldi ve çatışmanın başlangıcından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Cuma günü itibarıyla fiyatlar, pazartesi kapanışına göre yaklaşık yüzde 17 daha yüksek seviyeye ulaştı.

Rystad Energy’de kıdemli başkan yardımcısı olan Aditya Saraswat, "Katar ihracatının yüzde 80 ila 90’ını alan Asya en fazla etkilenecek bölge olacak" değerlendirmesinde bulundu.

Bu kapsamda Joseph, Avrupa’nın da etkilenebileceğini ve zaten piyasada bulunan gaz için Asya ile yeni bir rekabetle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. Joseph, ABD’den ihraç edilen gazı kastederek, "Daha fazla ABD LNG’sinin Asya’ya, Avrupalıların ödemeye razı olduğu fiyatların üzerinde prim ödeyen alıcılara yöneldiğini göreceksiniz" dedi.

ABD piyasası sınırlı etki gördü

Öte yandan ABD’li tüketicilerin görece korunacağı öngörülüyor. Petrol piyasasının aksine doğalgaz piyasası büyük ölçüde bölgesel karakter taşıyor. Bunun nedeni, gazın gemilerle taşınmasının lojistik sınırlamaları ve ABD dahil bazı bölgelerde ihracat kapasitesinin kısıtlı olması.

Krane, "Gaz piyasaları bölgesel nitelik taşır. ABD artık LNG ithal etmiyor. Yüksek fiyatlar ihracat yapan şirketler için olumlu olabilir ancak Asya ve Avrupa’daki kadar doğrudan bir etki söz konusu olmayacak" dedi.

Bu çerçevede ABD doğalgaz fiyatlarındaki artış küresel eğilime kıyasla sınırlı kaldı. Henry Hub göstergesi, cuma öğleden sonra itibarıyla çatışmanın başlangıcından bu yana yaklaşık yüzde 8 yükseldi.

doğalgaz, ana bileşeni metan olan bir fosil yakıt olarak tanımlanıyor. Benzinle isim benzerliği bulunsa da petrol türevi değil, ancak bazı durumlarda petrol ile birlikte bulunabiliyor. Konut ısıtmasında, ev aletlerinde ve elektrik üretiminde yaygın biçimde kullanılıyor.

Yüksek enerji maliyetleri küresel büyümeyi baskılıyor

Joseph, yurtdışındaki yüksek yakıt fiyatlarının daha geniş ekonomik sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Joseph, "Yüksek fiyatlar kıtlık yaratır. Çok sayıda ülke ve alıcı enerjiye erişemiyor. Alıcılar enerjiye erişemezse üretimleri düşer ve bu durum ekonomilerin daralmasına yol açar" dedi.

Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı üzerinden taşımacılığın durması nedeniyle zaten ciddi arz ve fiyat baskılarıyla karşı karşıya olan küresel enerji piyasasında yaşanıyor. Özellikle petrol ve benzin fiyatları son haftalarda belirgin biçimde yükseldi.

Cuma günü ulusal ortalama benzin fiyatı galon başına yaklaşık 3,91 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam, bir ay öncesine kıyasla yaklaşık 1 dolar artışa işaret ediyor.

Artan fiyatlar ABD dahil tüketiciler üzerinde baskı oluştururken daha geniş çaplı bir resesyon ihtimaline yönelik kaygıları da artırıyor.

Bu kapsamda Suudi Arabistanlı yetkililer, The Wall Street Journal’a yaptıkları açıklamada petrol fiyatlarının mevcut 109 dolar seviyesinden varil başına 180 dolara kadar yükselebileceği uyarısında bulundu.