Tayvan'ın 'gündemden düşme' korkusu büyüyor

21 Mart 2026

Tayvan’ın Washington temsilcisi Alexander Tah-Ray Yui, Çin’in askeri baskı kapasitesinin arttığını iddia ederek “tehdit aktif” uyarısında bulundu.

YDH - Tayvan’ın ABD temsilcisi Alexander Tah-Ray Yui, Heritage Foundation’ın Miami Güvenlik Forumu’nda yaptığı değerlendirmelerde Pekin’in oluşturduğu riskin sürdüğünü iddia etti.

Yui, “Tehdit aktif. Gerçek. Tayvan en güçlü caydırıcılığı tesis etmek için tüm imkanlarını seferber edecek” ifadelerini kullandı. Açıklama, ABD istihbarat kurumlarının Çin’in 2027 yılında askeri işgal planlamadığı yönündeki son değerlendirmesinin ardından geldi.

Bu kapsamda Yui, söz konusu değerlendirmenin Çin Halk Cumhuriyeti’nin adaya yönelik askeri kapasitesini artırmadığı anlamına gelmediğini savundu.

2027 hedefi ilk kez 2021’de bir ABD amirali tarafından gündeme taşınmış, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Halk Kurtuluş Ordusu’nun yüzüncü yılında harekete geçebileceği öngörülmüştü.

Trump dönemi güvenlik öncelikleri Tayvan mesajını şekillendirdi

Konferansın ana eksenini, Donald Trump’ın Batı Yarımküre stratejisinde öne çıkan iki başlık oluşturdu: Sözde uyuşturucu kartelleriyle mücadele ve Çin’in bölgesel etkisini sınırlandırma. Ancak bu çerçevenin, İran’a karşı yürütülen askeri angajman nedeniyle ABD’nin dikkatinin Ortadoğu’ya kaymasıyla eşzamanlı ilerlediği görüldü.

Öte yandan Çin’in Latin Amerika’daki hedefleri arasında Tayvan’ın diplomatik bağlarını zayıflatmak yer alıyor. Yui’nin konferanstaki varlığı, Latin Amerikalı yetkililere Tayvan’ın güvenilir ortak olduğu mesajını aktarmayı amaçladı.

Hürmüz krizi Tayvan’ın enerji kırılganlığını artırdı

Aynı dönemde Yui, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji krizinin Tayvan’ın dışa bağımlılığını görünür kıldığını ifade etti. Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri operasyonlarının tetiklediği kriz, enerji tedarik zincirinde yeni riskler oluşturdu.

Verilere göre Tayvan’ın doğal gaz ithalatının üçte biri Katar’dan geliyor. Devlet petrol tedarikçisi, 2025 yılında petrol ithalatının yüzde 39,4’ünün Orta Doğu’dan sağlandığını açıkladı. Bu oran 2022’de yüzde 45 seviyesindeydi.

Bu kapsamda Yui, enerji kaynaklarını çeşitlendirme hedefini öne çıkardı ve özellikle ABD’den sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikinin artırılmasına işaret etti.

Yui, Tayvan’ın Hürmüz Boğazı güvenliğine doğrudan katkı verip veremeyeceği konusunda değerlendirme yapmaktan kaçındı. Bunun yerine Taipei’nin Tayvan Boğazı’nda istikrarı koruma taahhüdünü vurguladı.

Yaklaşık 160 kilometre genişliğindeki bu deniz geçidinden küresel ticaretin yaklaşık beşte biri geçiyor. Yui, “Bu başlı başına katkı. ABD bölgenin güvenli olduğunu değerlendirirse kaynaklarını başka alanlara yönlendirebilir” ifadelerini kullandı.

Çin’in Tayvan’a yönelik askeri baskısı, ABD ulusal güvenliği açısından varoluşsal risk olarak değerlendiriliyor. Tayvan, küresel yarı iletken üretiminin yüzde 90’ını gerçekleştiriyor ve bu üretim cep telefonlarından ileri askeri sistemlere kadar geniş kullanım alanına sahip.

Silah tedarik sürecinde belirsizlik

Yui, ABD’nin Tayvan’a yönelik henüz sonuçlanmamış 14 milyar dolarlık silah satış paketi hakkında ayrıntı vermekten kaçındı.

Tayvan Savunma Bakanı Wellington Koo, sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini ifade etti. Ancak Reuters’a göre Trump yönetimi, satışa Şi Cinping ile Pekin’de yapılması planlanan görüşmenin ardından onay verebilir. Nisan ayının ilk haftasında öngörülen ziyaret, İran savaşı nedeniyle ertelendi.

Buna karşın Beyaz Saray’ın İran operasyonlarını desteklemek için talep ettiği 200 milyar dolarlık ek bütçenin Tayvan’a yapılacak teslimatları nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor.

Yui, “Sipariş edilen sistemlerin teslimat takvimleri planlanıyor” açıklamasını yaptı.

Bu kapsamda Tayvan yönetimi, üretim sorunları ve Ukrayna’ya öncelik verilmesi gibi nedenlerle geciken teslimatları hızlandırmayı hedefliyor.

2024 Kasım ayında dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen, silah sevkiyatında Ukrayna’ya öncelik verilmesini desteklemiş ve “Tayvan’ın hâlâ zamanı var” değerlendirmesini yapmıştı.

Latin Amerika’da diplomatik rekabet yoğunlaştı

Yui’nin Heritage Foundation etkinliğine katılımı, organizasyonun Çin Komünist Partisi karşıtı çerçevesini yansıttı. Vakıf Başkanı Kevin Roberts, Tayvan’ın bu tartışmaların parçası olmasını istediklerini belirtti.

Aynı dönemde Yui, Orta ve Güney Amerika’da Tayvan için “daha olumlu ve umut verici” diplomatik zemin oluştuğunu iddia etti. Pekin ile altyapı projeleri üzerinden kurulan ilişkilerde hayal kırıklığı yaşayan ülkelerin sayısının arttığını söyledi.

Donald Trump, ikinci döneminin başında Panama Kanalı üzerinde Çin kaynaklı güvenlik riskleri bulunduğunu açıklamış, Şili yetkililerine vize kısıtlaması uygulamış ve Peru’yu liman projeleri nedeniyle egemenlik kaybı riskiyle karşı karşıya kalabileceği yönünde uyarmıştı.

Tayvan, Latin Amerika’da yedi ülkeyle resmi diplomatik ilişki sürdürüyor. Buna karşın Nikaragua 2021’de, Honduras ise 2023’te Çin ile ilişki kurarak Taipei ile bağlarını sonlandırdı.

Fakat Honduras’ta yeni seçilen Devlet Başkanı Nasry Asfura’nın Çin ile ilişkileri gözden geçirdiği ve ticari beklentilerin karşılanmaması nedeniyle kamuoyunda tepki oluştuğu bildirildi.

Yui, “Pek çok ülke ilişkilerden memnun değil. Honduras da bunlardan biri” değerlendirmesini yaptı ve “Honduras’ın doğru kararı vereceğini umuyoruz. Yeniden işbirliğine açığız” ifadelerini kullandı.