
YDH - ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda yayımladığı mesajda, “radikal sol Demokratların” anlaşmayı derhal imzalamaması halinde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ajanlarını ABD havalimanlarına yönlendireceğini belirtti.
Trump, bu ajanların “daha önce hiç görülmemiş şekilde güvenliği sağlayacağını” ve ülkeye gelen tüm “yasa dışı göçmenleri” derhal tutuklayacağını ifade etti; özellikle Somali kökenlilere vurgu yaptı. Trump, ayrıca ICE ajanlarını havalimanlarında görmeyi “sabırsızlıkla beklediğini” yazdı.
Bu kapsamda, şubat ortasında İç Güvenlik Bakanlığı’nda bütçe üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle kısmi kapanma başladı. Senato’daki görüş ayrılıkları süreci kilitledi.
Demokrat Parti’den bazı temsilciler ICE için daha sıkı sınırlamalar talep etti; ancak Beyaz Saray ile yürütülen müzakereler sonuç vermedi. Bu durumu The Washington Post aktardı.
Öte yandan kapanma, doğrudan bakanlığın tamamını değil, alt birimleri etkiledi. Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA) bu etkiden pay aldı.
Newsweek’in aktardığına göre son bir ayda ücret ödenmemesi nedeniyle 366 TSA çalışanı görevinden ayrıldı; çok sayıda personel de işe gitmedi.
Havalimanlarında operasyonel baskı belirginleşti. Elon Musk, bugün TSA çalışanlarının maaşlarının, finansman anlaşması sağlanana kadar kendi kaynaklarıyla karşılanmasını önerdi.
Aynı dönemde, ICE’in uygulamaları kamuoyunda tartışma yarattı. Ocak 2025’te Minneapolis’te yürütülen operasyonlarda iki kişi vurularak öldürüldü.
İç Güvenlik Bakanlığı, ilk olayda ajanların meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini, kadının aracıyla ajanı ezmeye çalıştığını belirtti.
İkinci olayda ise vurulan kişinin silahlı olduğu ifade edildi. Buna karşın The New York Times, söz konusu kişinin elinde silah değil telefon bulunduğunu yazdı.
Bu gelişmelerin yanı sıra Trump, 5 Mart’ta İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’in görevden ayrıldığını açıkladı. Bu karar, kurumun bütçe ve operasyonel baskı altında olduğu bir döneme denk geldi.