Savaşın maliyeti 50 milyar doları aştı: Havayolu şirketleri iflasın eşiğinde

21 Mart 2026

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş dördüncü haftasına girerken, küresel havacılık sektörü pandemi döneminden bu yana en ağır varoluşsal krizle karşı karşıya kaldı.

YDH - Küresel havacılık endüstrisi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik sürdürdüğü savaşın hava trafiğini, enerji piyasalarını ve stratejik ulaşım merkezlerini felç etmesiyle birlikte, Kovid-19 pandemisinden bu yana en şiddetli krizini yaşıyor.

Uzun mesafeli uluslararası seyahatler için kritik bir kavşak noktası olan Körfez bölgesinde hava sahalarının yaygın şekilde kapatılması, havayolu şirketlerini uçuşları iptal etmeye ve rotalarını değiştirmeye zorladı.

Bu aksama Batı Asya’nın çok ötesine sıçrayarak Avrupa, Asya ve diğer bölgeler arasındaki uçuş ağlarını doğrudan etkiledi.

Savaş dördüncü haftasına girerken sektör temsilcileri, istikrarsızlığın boyutunun, küresel seyahatlerin durduğu pandemi döneminin yaralarını henüz sarmaya çalışan havacılık sektörünün dayanıklılığını test ettiği uyarısında bulunuyor.

Enerji cephesi genişlerken yakıt fiyatları fırladı

Krizin temel itici gücü, küresel enerji piyasalarında tırmanan tansiyona bağlı olarak jet yakıtı fiyatlarında görülen keskin artış olarak öne çıkıyor.

Havayolu işletme maliyetlerinin yaklaşık üçte birini oluşturan yakıt fiyatları, İran’a yönelik savaşın patlak vermesinden bu yana dramatik bir yükseliş kaydetti.

Bu artış, dünya enerji arzının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı başta olmak üzere, temel petrol transit rotalarını çevreleyen genel güvensizliği yansıtıyor.

Havayolu yöneticileri, yakıt riskinden korunma stratejileri olan şirketlerin bile maliyetlerdeki bu ani sıçramayı tamamen göğüsleyemeyeceğini vurguluyor.

Yaşanan bu şok, Ukrayna savaşı sonrası görülen fiyat hareketleri de dahil olmak üzere geçmişteki tüm sarsıntıları geride bıraktı.

Sektör finansal şok ve yatırımcı baskısıyla karşı karşıya

Savaşın finansal etkisi ani ve yıkıcı oldu. Dünyanın halka açık en büyük 20 havayolu şirketi, çatışmaların başlamasından bu yana toplamda 50 milyar dolardan fazla piyasa değeri kaybetti.

Yatırımcı güveni hızla aşınırken, özellikle Wizz Air ve easyJet gibi büyük taşıyıcıları hedef alan kısa pozisyon faaliyetlerinde artış gözlendi.

Kayıpların boyutu, yakıt maliyetlerinin yüksek kalması ve seyahat talebinin zayıflaması durumunda savaşın uzun süreli bir ekonomik gerilemeyi tetikleyebileceğine dair artan endişeleri yansıtıyor.

Yolcuların krizin faturasını önümüzdeki aylarda ödemesi bekleniyor; havayolları artan operasyonel maliyetleri dengelemek için bilet fiyatlarını yükseltmeye hazırlanıyor.

Üst düzey yöneticiler, kar marjlarının bu artışları sübvanse edemeyecek kadar düşük olduğu konusunda hemfikir.

Lufthansa CEO’su Carsten Spohr konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yolcu başına ortalama karımız yaklaşık 10 euro; bu ek maliyetleri kendi başımıza karşılamamızın hiçbir yolu yok" dedi.

Pandemi sonrası talep güçlü bir şekilde toparlanmış olsa da, fiyatlardaki sürekli artışın özellikle uzun mesafeli rotalarda seyahat isteğini baskılamasından endişe ediliyor.

Aksamaların merkez üssü, Emirates, Etihad Airways ve Qatar Airways gibi devlet destekli dev şirketlerin operasyonlarını önemli ölçüde küçültmek zorunda kaldığı Körfez bölgesi olmaya devam ediyor.

Hava sahası kısıtlamaları ve bölgesel turizmin çökmesi, küresel aktarma merkezi olarak hizmet veren bu taşıyıcılar üzerindeki baskıyı artırdı. Sektör analistleri, çatışmanın uzaması durumunda bu havayollarının hükümetlerinden finansal destek talep edebileceğini belirterek, uzun süreli istikrarsızlık dönemlerinde devlet desteğinin hayati önemine dikkat çekiyor.

Qatar Airways uçaklarını uzun süreli depolama için İspanya’ya gönderiyor

Qatar Airways, yaklaşık bir düzine geniş gövdeli uçağını İspanya’daki Teruel Havalimanı’nda (TEV) bulunan depolama tesisine sevk etti.

TARMAC Aerosave’e ev sahipliği yapan Teruel Havalimanı, uçak bakımı, depolanması ve geri dönüşümü konusunda Avrupa’nın en büyük merkezlerinden biri konumunda.

FlightRadar24 verilerine göre, 120 uçak kapasiteli havalimanına 48 saat içinde beş adet Airbus A330 iniş yaptı. Bu uçakların büyük çoğunluğu Doha’daki ana üsten gelirken, biri Kahire’den havalandı.

Ayrıca, Qatar Airways’e ait bir Airbus A380 tipi uçağın da kısa süre önce Londra Heathrow’dan kalkarak Teruel’e indiği gözlendi. Cuma sabahı itibarıyla, aralarında üç Airbus A350-900, bir Boeing 787-8 ve bir Boeing 787-9’un bulunduğu yeni bir grup Katar uçağının yolda olduğu bildirildi.

Bu uçakların kalkış noktalarının Lagos’tan Cape Town’a kadar uzanan geniş bir Afrika coğrafyası olduğu kaydedildi. Teruel’e son dönemde iniş yapan diğer uçaklar arasında Emirates ve British Airways’e ait A380’ler de bulunuyor.

Kriz, deniz taşımacılığındaki istikrarsızlığın yük trafiğini hava yolu ağlarına kaydırmasıyla küresel kargo akışlarını da sekteye uğrattı. Bu kayma, bazı bölgelerdeki havalimanı kapasitelerini zorlamaya başladı.

Örneğin, Cenevre Havalimanı’ndaki kargo yığılması, lojistik operatörlerini malları Paris de dahil olmak üzere diğer Avrupa merkezlerine yönlendirmeye zorladı.