ABD’nin savaş makinesi tıkandı

23 Mart 2026

İran’a yönelik saldırganlığın ABD’nin savunma sanayisindeki yapısal zayıflıkları açığa çıkardığı ve “mühimmat krizinin” derinleştiği bildirildi.

YDH- Teksas merkezli The Libertarian Institute tarafından yayımlanan analizde, ABD’nin askeri kapasitesi ve İran ile yaşanan savaşın yarattığı ekonomik-askeri baskılar ele alındı.

Washington’un “sınırsız para yaratabilmesine” rağmen modern savaşın ihtiyaç duyduğu füze ve mühimmat üretiminde “ciddi bir kapasite krizine sürüklendiği” ifade edildi.

Analizde, İran ile yaşanan savaşın ABD’nin savunma sanayisinin “içi boşalmış bir yapıya” dönüştüğünü açığa çıkardığı belirtilerek, Amerikan askeri-endüstriyel sisteminin mevcut savaşları “sürdüremeyecek bir zayıflığa” ulaştığı savunuldu.


 

Maliyet patlaması ve mühimmat krizi

Haberde, “Destansı Öfke Operasyonu” olarak anılan operasyonun yalnızca ilk 100 saatte yaklaşık 3,7 milyar dolar, altı gün içinde ise 11,3 milyar dolarlık maliyete ulaştığı aktarıldı.

Bu harcamaların büyük kısmının, “önceden planlanmamış mühimmat ikmallerine” gittiği ifade edildi.

Analizde bu durumun, “ABD’nin kâğıt üzerinde para yaratabilmesine rağmen fiziksel silah üretim kapasitesinin aynı hızda çalışmadığını” ortaya koyduğu belirtildi.

ABD’nin üretim kapasitesi krizde

ABD Savunma Bakanlığı Tedarik ve Sürdürülebilirlik Müsteşarı Michael Duffey’nin Kongre’de yaptığı değerlendirmeye atıf yapılan analizde, şu ifadeye yer verildi:

“Son otuz yılda savunma sanayi tabanımız konsolide oldu ve zayıfladı… Nitelikli iş gücü sektörden ayrıldı… aşırı düzenlemeler küçük şirketleri savunma işinden uzaklaştırdı.”

Analizde, Soğuk Savaş sonrası süreçte “savunma şirketlerinin sayısının azaldığı, üretim kapasitesinin ise yalnızca mevcut siparişleri karşılayacak düzeyde tutulduğu” vurgulandı.

Uyarılar: “Bir haftada mühimmat tükenebilir”

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) araştırmacısı Seth Jones’un 2023 tarihli raporuna atıfla, ABD’nin yüksek yoğunluklu bir savaşta bazı mühimmat türlerini “bir hafta içinde tüketebileceği” uyarısı hatırlatıldı.

Brookings Institution’ın da üretim kapasitesinin sınırlı olduğuna ve savaş durumunda ciddi “darboğazlar” oluşabileceğine dikkat çektiği aktarıldı.

Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi (Center for a New American Security/CNAS) tarafından hazırlanan analizde ise “savunma stratejisi ile sanayi gerçekliği arasında derin bir uçurum” bulunduğu ifade edildi.

İran savaşıyla açığa çıkan kriz: füze stokları eriyor

Analizde, İran ile yaşanan çatışmanın bu “yapısal sorunları” görünür hale getirdiği belirtilerek özellikle THAAD ve Patriot sistemlerindeki stok sıkıntısına dikkat çekildi.

2025’teki 12 günlük çatışmada ABD’nin THAAD stoklarının yaklaşık “dörtte birinin” tüketildiği ifade edildi.

CSIS uzmanı Tom Karako’nun şu değerlendirmesi aktarıldı:

“Füze savunma envanterlerimiz için ihtiyaç tahminlerimiz ciddi şekilde düşük.”

Ayrıca, “saatler içinde yılların füze stoklarının tüketildiği” ifade edildi.

Asimetri ve üretim açığı

Haberde, İran’ın düşük maliyetli “Şahit” tipi dronlar üretmesine karşın ABD’nin milyonlarca dolarlık füze savunma sistemleri kullanmak zorunda kaldığı belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun şu sözlerine yer verildi:

“Bazı tahminlere göre İran ayda 100’den fazla füze üretiyor. Buna karşılık ayda yalnızca 6–7 önleyici üretilebiliyor.”

ABD Senatörü Mark Kelly’nin ise durumu şöyle özetlediği aktarıldı:

“Bu bir matematik problemi. Bir noktada stoklarımız tükenir. Bunlar sınırsız değil.”

Çin faktörü ve küresel cephe riski

CNAS analizine göre, İran cephesinde tüketilen mühimmatların, olası bir Çin çatışmasında hayati önem taşıyan stokları da “azalttığı” belirtildi.

Raporda, ABD’nin “yüksek yoğunluklu büyük güç savaşına yeterli stokla hiç girmediği” ifade edildi.

Sanayisizleşme ve küresel tedarik bağımlılığı

Analizde, ABD’nin sanayi altyapısını düşük maliyet ve kâr odaklı politikalar nedeniyle Çin ve diğer ülkelere kaydırdığı belirtildi.

Savunma sanayisinin de aynı şekilde konsolide edilerek “hızlı üretim yerine maliyet verimliliğine” odaklandığı ifade edildi.

Sonuç değerlendirmesi

The Libertarian Institute analizine göre, İran ile yürütülen savaş, ABD’nin askeri kapasitesindeki “yapısal zayıflığı” görünür hale getirdi.

Analizde, Washington’un “imparatorluk hedeflerinin üretim kapasitesini aştığı” ve mevcut gidişatın “sürdürülemez” olduğu savunuldu.

Metin, ABD’nin mevcut stratejisinin devam etmesi halinde “askeri ve ekonomik tükeniş riskinin artacağı” uyarısıyla sonlandırıldı.