İran'dan İslam dünyasına mesaj

25 Mart 2026

İran, bölge güvenliğinin dış güçlere emanet edilemeyeceğini belirterek Müslüman devletlere Batı merkezli ittifaklardan bağımsız bir kolektif güvenlik düzeni kurma çağrısı yaptı.

YDH- İran'da savaşa komuta eden Hatem'ul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari bölgenin güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğini savunarak stratejik özerlik çağrısı yaptı.

Zülfikari, İsrail’i bölge coğrafyasına ait olmayan, dışarıdan dayatılan ve çevre ülkelerin kanı üzerinden bekasını sürdüren bir yabancı unsur olarak konumlandırarak Batı tipi ittifakların kriz anlarında Müslüman devletleri yalnız bıraktığını, dolayısıyla bu ittifakların bir yanılsama olduğunu vurguladı.

İran Silahlı Kuvvetleri'nin mevcut dünya düzeninin sarsıldığını ve bölgede yeni bir nizamın kurulduğunu, bu nizamda Müslümanların ancak birleşerek özne olabileceğini vurguladığı mesajın tam metni bu ifadeleri içerdi:

[video]

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Arap dünyasındaki Müslüman kardeşlerimize;

İslam dünyası bu yıl, önceki yıllardan çok daha farklı bir Ramazan Bayramı’na şahitlik etti. Zira İsrail ve Amerika’nın, İslam dünyasının sarsılmaz kalelerinden biri olan İran’a yönelik yeni ve alçakça bir saldırısına tanık olduk.

İran, zalim saldırılar karşısında her zaman İslam ümmetini savunanların en ön safında yer almış; özellikle de mazlum Filistin halkının maruz kaldığı zulme karşı duruşunu bozmamıştır. Bu yolda en kıymetli evlatlarının kanını feda ederek davasına olan sadakatini defalarca ispatlamıştır.

Artık biz Müslümanların, Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki şu buyruğuna kulak verme vakti gelmiştir:

''Onlar, sizin de kendileri gibi kafir olmanızı ve böylece de hepinizin bir olmanızı isterler, onun için Allah yolunda yurtlarından göçmedikçe onların hiçbirini dost edinmeyin. Bunu kabul etmez de yüz çevirirlerse tutun onları ve öldürün onları bulduğunuz yerde ve onlardan ne dost edinin, ne yardımcı.''

Cenab-ı Hak, Müslümanlara işlerini kafirlerin eline bırakmayı açıkça yasaklamış; umudumuzu Allah ve Resulü’nün düşmanlarına bağlamamamızı emretmiştir.

Bizler, köklü bir İslam medeniyetinin varisleri ve referansı Kur’an, gücü İslam olan kenetlenmiş bir dünya olarak kendi ayaklarımızın üzerinde dimdik durmalıyız.

Geleceğimizi ve nesillerimizin huzurunu ancak bu kararlı duruşla teminat altına alabiliriz.

Müslüman kardeşlerimiz; bölgemizin güvenliğini sağlamak için binlerce kilometre ötedeki bir devlete ihtiyacımız yok. Kendi ifadeleriyle İslam ülkelerini sağılacak bir inek gibi gören, İsrail’in güvenliğini ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutup diğer tüm ülkeleri bu uğurda feda eden bir güce muhtaç değiliz.

Müslümanları değersiz varlıklar olarak gören; topraklarımızın zenginliklerinden, petrolünden ve gazından başka bir şey düşünmeyen bir devletten ne hayır gelebilir?

Amerika ve bölgedeki üsleri size bugüne kadar ne fayda sağladı? 

Bugün Siyonist rejimin ordusu tarafından bir saldırıya uğrasanız, Amerikalılar sizi savunmak için tek bir kurşun sıkar mı sanıyorsunuz?

Bizler, 1967 ve 1973 savaşlarında Arap dünyasının yaşadığı yenilgilerin temel sebebinin; bir yanda kırılgan ittifaklar, diğer yanda ise stratejik derinliğe sahip destekten ve yerli savunma sanayisinden yoksun olmak olduğunu çok iyi biliyoruz.

Ancak bugün İran, verdiği söze sadık kalarak Amerika ve Siyonist rejimin yenilmezlik efsanesini yerle bir etmiş, Müslümanların uzun süredir kurduğu hayali gerçeğe dönüştürmüştür.

Siyasetin mantığı da artık bölgede şekillenen yeni nizamda, dış güçlerin müdahalesi olmadan kapsamlı bir güvenlik birliği kurmamızı gerektiriyor.

Kendi güvenliğimizi sağlamak için birleşmeli; merkezinde İslam ve Kur’an olan, sağlam temellere dayalı bir kolektif güvenlik paktına doğru adım atmalıyız.

Müslüman devletlerin birbirine güvenmek yerine, emperyalist ve kafir bir devletle ittifak kurması kabul edilemez. İslam dünyasının yaşadığı tüm musibetlerin temelinde Kur’an-ı Kerim’den ve onun öğretilerinden uzaklaşmak yatar.

İran İslam Cumhuriyeti olarak, Amerika ve Siyonist rejimin varlığına ihtiyaç duymadan bölgede güçlü bir güvenlik ve askeri iş birliği kurmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz.

Yüce Allah’ın kitabındaki şu ayeti asla unutmayalım:

''Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, gerçekten iman etmişseniz mutlaka üstünsünüz siz.''

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.