
YDH- Doha yönetimi bugün yaptığı resmî açıklamayla, bölgede ateşkesin sağlanması amacıyla devrede olan tüm resmî ve gayriresmî kanallara tam destek verdiğini duyurarak, odak noktasının müzakereler ve diplomatik çözümler olacağının altını çizdi.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari, ülkesinin bu konudaki tutumunun son derece net olduğunu belirterek, savaşın diplomatik yollarla sona erdirilmesi gerektiğini ve tarafların müzakere masasına ne kadar erken oturursa bölge için o kadar iyi olacağını ifade etti.
Düzenlenen basın toplantısında konuşan el-Ensari, "Diplomatik çözümleri ve savaşı masada sonlandıracak her türlü girişimi daima destekliyoruz." derken, ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik trafikte Katar'ın doğrudan bir arabuluculuk çabası içinde olmadığını netleştirdi.
"Katar şu aşamada öncelikli olarak kendi ülkesini ve egemenliğini savunmaya odaklanmış durumdadır." diyen Sözcü, yaşanan son gelişmelerin ardından Körfez ülkelerinin ortak bölgesel güvenlik sistemini acilen yeniden değerlendirmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Diplomatik süreci zedeleyen provokasyonlara da değinen el-Ensari, "Taraflar arasında gerçekte var olmayan yapay anlaşmazlıklar üreterek ateşkes çabalarını sabote etmekten siyasi rant sağlayan odakların bulunduğuna" dikkati çekti.
Bölgedeki sivil altyapının korunmasına yönelik hassasiyetlerini dile getiren yetkili, "Enerji tesisleri sivillere hizmet etmek adına hayati bir öneme sahiptir ve her türlü askerî tehditten mutlak surette korunmalıdır. Katar'da veya bölgenin herhangi bir yerinde enerji tesislerini hedef alan her türlü saldırıyı şiddetle kınıyor ve reddediyoruz." şeklinde konuştu.
İran ile ilişkilere dair de değerlendirmelerde bulunan el-Ensari, "İran bir komşu ülkedir ve coğrafi gerçeklikler gereği bu bölgenin ayrılmaz bir parçasıdır; dolayısıyla sorunların çözümü için mutlaka ortak yollar bulunmalıdır." dedi.
Katar'a yönelik eylemleri de eleştiren Sözcü, "Ülkemiz saldırıya maruz kalmıştır ve bu durum komşuluk ve kardeşlik ilkeleriyle taban tabana zıttır." ifadelerini kullandı.
Birçok bölgesel başkentin öncülüğünde yürütülen ve eşine az rastlanır bu diplomatik ivmeye rağmen, İran eksenli savaş henüz resmî siyasi müzakereler aşamasına evrilebilmiş değil.
Mevcut durum, tarafların doğrudan veya dolaylı olarak müzakere masasına oturmasından ziyade, "sahadaki durumu test etme" ve diplomatik kartları karşılıklı tartma mantığıyla yönetilmeye devam ediyor.
Elde edilen güncel verilere göre; sahada Mısır, Türkiye ve Pakistan'ın öncülüğünü yaptığı çok katmanlı bir arabuluculuk süreci yaşanıyor. B
u süreçte Umman Sultanlığı ise, bağlayıcı şartlar dayatmadan tarafların görüşlerini birbirine yaklaştırmaya çalışan ve teklifleri aktaran "sessiz bir diplomatik kanal" rolünü üstlenmiş görünüyor.