
YDH- Irak Ulusal Güvenlik Konseyi, güvenlik güçlerine yönelik artan saldırıları engellemek ve ülkenin toprak bütünlüğü ile egemenliğini muhafaza etmek amacıyla acil bir toplantı gerçekleştirdi.
Konseyden yapılan açıklamada, savaş ve barış kararını alma yetkisinin yalnızca devlete ait olduğu vurgulanarak; hiçbir grubun, fraksiyonun veya bireyin bu yetkiyi gasp etmesine müsamaha gösterilmeyeceği, aksi yönde hareket eden tüm taraflara karşı derhâl yasal işlem başlatılacağı kesin bir dille ifade edildi.
Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah el-Numan, Başbakan ve aynı zamanda Silahlı Kuvvetler Başkomutanı olan Muhammed Şiya es-Sudani’nin, Ulusal Güvenlik Konseyi'nin bu kritik olağanüstü toplantısına bizzat başkanlık ettiğini duyurdu.
Sözcü Numan, toplantıda bölgede devam eden savaşın, askerî harekâtların ulaştığı boyutun ve bu krizlerin Irak üzerindeki muhtemel yansımalarının kapsamlı biçimde değerlendirildiğini belirtti.
Devletin, anayasal çerçevede ve sahip olduğu meşru yetkiler doğrultusunda savaş ve barış kararı almaya muktedir tek merci olduğunun altını çizen yetkili, bu egemenlik hakkını aşındırmaya çalışan her türlü girişimin karşısında devletin hukuki yaptırımları devreye sokacağını yineledi.
Toplantıda, Bağdat hükûmetinin temel dış politika prensiplerindeki kararlı duruşu bir kez daha teyit edildi.
Bu bağlamda Irak'ın; her türlü saldırganlığı reddeden, diğer devletlerin egemenliğini hedef almayan, rejimleri değiştirmeye veya ulusal kapasitelere saldırmaya yönelik hiçbir tehdit barındırmayan dengeli bir bölgesel politika izleyeceği vurguladı.
Sözcü, uluslararası çevreyle iyi komşuluk ilişkileri kurmayı merkeze alan bu politikanın, Irak'ı bölgesel çatışma alanlarından ve vekâlet savaşlarından uzak tutmak adına hayati önem taşıdığına dikkati çekti.
Ayrıca toplantıda, anayasa ve yasalar çerçevesinde ülkenin güvenlik ve istikrarını sağlama görevini üstlenen resmî güvenlik güçlerinin ulusal rolüne vurgu yapıldı.
Bu çerçevede, ulusal güvenlik mimarisinin temel yapı taşlarından biri olan Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) unsurlarının korunmasının zaruri olduğu belirtilirken, bu yapı içerisindeki hiçbir grubun veya siyasi fraksiyonun kanunların dışında bağımsız hareket etmesine kesinlikle izin verilmeyeceği de karara bağlandı.
Son dönemde Irak'ın egemenliğini ciddi şekilde ihlal eden haksız saldırılar ve resmî güvenlik karargâhlarının doğrudan hedef alınması üzerine, Ulusal Güvenlik Konseyi aşağıdaki iki kritik askerî ve hukuki kararı yürürlüğe koyduğunu açıkladı:
1- Meşru Müdafaa ve Askerî Karşılık: Haşdi Şabi karargâhlarını, birliklerini ve Irak Silahlı Kuvvetleri'nin diğer unsurlarını hedef alan yabancı savaş uçakları ile insansız hava araçlarının askerî saldırılarına karşı koyulacaktır. Bu doğrultuda Irak devleti, "karşılık verme ve meşru müdafaa hakkı" ilkesi çerçevesinde, elindeki her türlü askerî aracı kullanarak bu saldırıları püskürtecektir.
2- Hukuki Süreç ve Operasyonel Sorumluluk: Güvenlik kurumlarına, vatandaşların çıkarlarına ve yabancı diplomatik misyonlara yönelik saldırılara karışan şahısların peşine düşülecek ve ait oldukları oluşumlar deşifre edilecektir. Bu kişiler hakkında derhâl yasal işlem başlatılarak, yargı tarafından çıkarılan tutuklama kararları tavizsiz biçimde uygulanacaktır. Operasyonel düzeyde yaşanacak her türlü gecikme veya ihmalden ilgili güvenlik liderleri tam sorumlu tutulacak ve hiçbir silahlı grubun veya oluşumun hukuki çerçevenin dışında varlık gösteremeyeceği ilkesi sahada tesis edilecektir.