
YDH- Katar eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Hamad bin Casim, başbakanlığı döneminde el-Cezire televizyonuna verdiği bir mülakat bölgedeki İran'ın Amerikan üslerine saldırmasına tepki gösteren Arap rejimlerinin Amerikalılarla ilişkisini ifşa eden çarpıcı itiraflarda bulunmuştu.
İran'a saldırı için topraklarını Amerikalılara açan arap rejimlerinin kendi topraklarındaki üslere herhangi bir kontrolü olmadığını itiraf eden Katar rejiminin eski başbakanı Hamad bin Casim, el-Udeyd Hava Üssü'nün kuruluşu ve ABD ile olan askeri ortaklıkları hakkında ezber bozan açıklamalarda bulundu.
Üssün aslında Katar’ın öz kaynaklarıyla inşa edildiğini belirten bin Casim, tesisin kullanımının bir teklif değil, doğrudan ABD’nin talebi üzerine gerçekleştiğini vurguladı.
Bölgedeki kontrol mekanizmalarına da değinen eski Bakan, Amerikalıların bulunduğu bir askeri noktada tam hakimiyet iddia etmenin gerçekçi olmadığını ifade etti.
[video]
Bin Casim, askeri üssün kurulması veya Amerikalıların orada bulunmasının Katar’ın mı yoksa Amerika’nın mı talebi olduğu sorusuna, bu durumun tamamen "Amerika’nın talebi" olduğu cevabını verdi.
Kendilerinin bu yönde bir öneri sunup sunmadıkları sorusunu ise "Bizim böyle bir isteğimiz yoktu" sözleriyle yanıtladı.
Üssün 1 milyar 400 milyon dolarlık maliyetini kimin ödediğine dair tartışmalara değinen bin Casim, bu tesisin öncelikle "Katar’ın istifadesi için" olduğunu ifade etti.
Katar’ın sadece 12 uçağı olduğunun hatırlatılması üzerine sözünün kesilmemesini rica eden bin Casim, üssün belirli bir zaman sonraki ihtiyaçları karşılamak üzere tasarlandığını belirtti. Katar olarak tıpkı diğer ülkeler gibi "yanlış planlama yaptıklarını" itiraf eden eski Bakan; üssün 12, 18, 20 hatta 40 uçaktan fazlasını alacak bir kapasiteye ulaştığını kaydetti.
İnşaat tamamlandıktan sonra iki seçenekle karşı karşıya kaldıklarını aktaran bin Casim, ya üssü kapatacaklarını ya da bir dostla anlaşma yaparak "ortaklaşa kullanacaklarını" dile getirdi.
Şu an için Amerikalılarla bir anlaşmanın yapılıp yapılmadığına dair soruya, "Şu an hala Amerikalılarla bu anlaşma görüşülüyor ve müzakere ediyoruz" yanıtını verdi.
Amerikalıların halihazırda üste bulunarak tüm işlerini yürüttüğünün hatırlatılması üzerine bin Casim, onların orada "geçici bir anlaşma" ile bulunduklarını vurguladı.
Bu anlaşmanın süresine dair detayların askeri bir konu olduğunu ve ayrıntılara girmek istemediğini belirten bin Casim, sürenin belirli zamanlarda uzatıldığını ifade etti.
Üssün kontrol ve idaresinin kimde olduğu tartışmalarını "temelsiz" ve "gazete sözleri" olarak nitelendiren bin Casim, Amerikalıların bulundukları herhangi bir yerde kontrolü tamamen başkasına bırakmalarına izin vereceklerine inanmanın gerçekçi olmadığını ima etti.
Ortada hem kendilerinin hem de ABD’nin saygı duyduğu bir anlaşma olduğunu ve bunun "kılı kılına icra edildiğini" belirten bin Casim, sözlerini şu çarpıcı itirafla noktaladı:
"Eğer kalkıp size bu üssün kontrolünün yüzde yüz Katar’ın elinde olduğunu söylersem yalan söylemiş olurum; her şey bizim kontrolümüzde diyen başkalarıyla bizim farkımız tam olarak budur."
– Askeri üssün kurulması ya da Amerikalıların oraya gelmesi Katar’ın talebi miydi yoksa Amerika’nın mı?
• Bu, Amerika’nın talebiydi.
– Peki, siz kendiniz onlara böyle bir öneride bulunmadınız mı?
• Bizim böyle bir isteğimiz ya da girişimimiz olmadı.
– Raporlara göre el-Udeyd Hava Üssü 1 milyar 400 milyon dolara mal olacak. Bu faturayı kim ödüyor; Amerika mı, Katar mı?
• Her şeyden önce şunu belirteyim: Bu üs, Katar’ın kullanımı için inşa edildi.
– Ama Katar’ın sadece 12 uçağı var...
• Müsaade edin, sözümü tamamlayayım. Bu üs, ileriye dönük olarak Katar’ın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı. Biz de Katar olarak, tıpkı pek çok ülke gibi planlama hatası yaptık ve üssün kapasitesi 12, 18, 20 hatta 40 uçaktan çok daha fazlasını alabilecek boyuta ulaştı. Üs tamamlandığında önümüzde iki seçenek vardı: Ya tesisi kapatacaktık ya da bir dostla anlaşıp burayı ortaklaşa kullanacaktık.
– Yani şu an bu anlaşma sağlandı mı?
• Şu an Amerikalılarla bu anlaşma üzerine görüşüyoruz.
– Görüşmeler hâlâ sürüyor mu?
• Evet, şu an Amerikalılarla müzakere sürecindeyiz.
– İyi de adamlar halihazırda üsteler ve tüm faaliyetlerini yürütüyorlar?
• Onlar orada şu an geçici bir protokol çerçevesinde bulunuyorlar.
– Peki, bu geçici anlaşmanın süresi nedir?
• Belirli periyotlarla uzatılıyor. Bu askeri bir mesele, detaylarına girmek istemiyorum.
– Üssün idaresi ve kontrolü kimde? Amerikalılarda mı yoksa Katar’da mı?
• Bu "kontrol kimde" lafını gazetelerden mi aldınız? Sizce Amerikalılar bulundukları herhangi bir yerde kontrolün başkasında olmasına izin verirler mi? Bu temelsiz bir söz bir kere. Bakın, ortada hem onların hem de bizim saygı duyduğumuz bir anlaşma var ve bu anlaşma Amerikalılarla kılı kılına uygulanıyor. Ancak çıkıp da size "üssün kontrolü yüzde yüz Katar’ın elinde" dersem, yalan söylemiş olurum. Benzer anlaşmalar yapıp "her şey bizim kontrolümüzde" diyenlerle bizim farkımız tam olarak bu dürüstlüktür.