El-Husi: Her askeri gelişmede inisiyatifi ele alacağız

26 Mart 2026

Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi, Yemen’in bölgedeki tüm askeri gelişmelerde öncü rol üstleneceğini belirterek, “Her askeri gelişmede inisiyatifi ele alacağız” dedi.

YDH- Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi, Yemen’deki Direniş Günü vesilesiyle bugün bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, ülkesine yönelik saldırının amacının Müslüman halkı Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e boyun eğdirmek olduğunu vurguladı.

Bu saldırının, Yemen’in kararını, egemenliğini ve bağımsızlığını elinden almayı hedeflediğini belirtti.

Ayrıca, halkın zenginliklerinden mahrum edilmesini, topraklarının işgal edilmesini ve ülkenin işgalciler ile onların bölgesel araçlarının hizmetine sunulmasını amaçladığını ifade etti.

Saldırganlığın suç teşkil eden uygulamalarının, onun gerçekliğine ve hedeflerine tanıklık ettiğini belirten Husi, yaklaşık 60 bin Yemenlinin şehit düştüğünü veya yaralandığını ifade etti.

Bugünün önemli göstergelerinden birinin Yemen halkının mazlumiyetini hatırlatmak olduğunu, bunun yeryüzündeki en büyük mazlumiyetlerden biri olduğunu ve bu mazlumiyetin devam ederek hayatın her alanını kapsadığını söyledi.

Ayrıca, Amerika-Suudi saldırganlığının kökeninde, hedeflerinde ve uygulamalarında zalim, haksız ve suç teşkil ettiğini, zerre kadar hakikatten nasibinin bulunmadığını belirtti.

Yemen’e yönelik saldırganlığın sonuçları

Seyyid el-Husi, bir milyon dört yüz binden fazla sivilin doğrudan kuşatma, kronik hastalıkların yaygınlaşması ve saldırganlık kaynaklı yetersiz beslenme sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.

Saldırganlığın 670’den fazla sağlık tesisini ve ambulans aracını tahrip ettiğini belirten Husi, sağlık tesislerinin bu vahşetle hedef alınmasını sorguladı.

Ayrıca okullar, üniversiteler, enstitüler ve eğitim müdürlüklerinden oluşan yaklaşık 2 bin 900 eğitim kurumunun da yıkıldığını ifade etti.

Saldırganlığın 5 bin 600’den fazla elektrik şebekesi ve santralini, 2 bin 200 civarında iletişim tesisi ve istasyonunu, 930’dan fazla benzin ve gaz istasyonu ile tankerini tahrip ettiğini ekledi. Bunun yanı sıra 14 liman, 9 havalimanı ve bunlara ait tesisler ile 4 sivil uçağın da imha edildiğini söyledi.

El-Husi, Yemen’e yönelik saldırganlığın 15 binden fazla gıda tesisinin, 19 bin 400’ün üzerinde tarım ve hayvancılık tesisinin tahrip olmasına yol açtığını belirtti. Saldırganlık koalisyonunun 450 binden fazla büyükbaş ve küçükbaş hayvanı, 43 binden fazla arı kolonisini ve 90 safkan Arap atını öldürdüğünü kaydetti.

Ayrıca, 12 bin 400’den fazla su tesisinin, 4 bin 700’den fazla balıkçı teknesi ve balıkçılık iniş merkezinin tahrip edildiğine dikkat çekti.

Yaşam kaynaklarına yönelik kapsamlı hedef alma

Seyyid el-Husi, saldırganlık koalisyonunun 86 medya kuruluşu ve radyo yayın merkezini, 48 adliye binası, adli kompleks ve mahkemeyi tahrip ettiğini, hakimleri doğrudan hedef alarak öldürdüğünü vurguladı.

Saldırganlığın, 136 spor tesisinin yanı sıra 8 binden fazla yol ve köprü dahil olmak üzere tüm yaşam biçimlerini ve bunların temel unsurlarını hedef aldığını, ayrıca 1840’tan fazla cami ve 90’dan fazla mezarlığın tahrip edildiğini belirtti.

Ayrıca, sosyal bakım merkezleri ve engellilere özel kurumlar da dahil olmak üzere 2 bin 200’den fazla kamu ve hizmet binasının yıkıldığından bahseden el-Husi, Sanaa’daki görme engelliler bakım evi suçuna da işaret etti.

Konuşmasında, 8 bin 500’den fazla araba ve ulaşım aracının, 420’den fazla arkeolojik ve tarihi alanın, 360’tan fazla turizm tesisinin tahrip edildiğini söyledi. Etkileri hâlâ devam eden 2 bin 960’tan fazla saldırının da bomba atılarak gerçekleştirildiğini kaydetti.

Ensarullah Hareketi Lideri, Suudi rejiminin sınır bölgelerinde ya Yemenlileri topçu ateşiyle ya da doğrudan öldürmeye devam ettiğini, ayrıca, gurbetçileri de soğukkanlılıkla ve vahşi yöntemlerle katlettiğini ifade etti.

“Saldırganlık koalisyonu petrol zenginliğini yağmaladı”

Ayrıca, saldırganlık koalisyonunun petrol zenginliğini yağmalayarak büyük bir suç işlediğini belirten el-Husi, bu zenginliğe olan bağımlılığın maaşlar ve temel hizmetler açısından büyük olduğunu vurguladı.

Yemen halkının, büyük bir petrol rezervine sahip olmasına rağmen yabancı şirketler tarafından bu rezervlerin tahmininde aldatma bulunmasıyla birlikte, zenginliğinden tamamen mahrum bırakıldığını açıkladı.

Petrol üretiminin, halkın faydalanamamasına rağmen günlük yaklaşık yarım milyon varil olduğunu, petrol sektöründeki doğrudan ve dolaylı kayıpların 57 milyar doları aştığını, üretimin durması nedeniyle yıllık 90 milyon varil gelir kaybı yaşandığını belirtti.

Halkın, tüm maaşları ve temel hizmetleri karşılayabilecek zenginliğinden mahrum bırakılmasının bir zulüm olduğunu vurguladı.

Seyyid el-Husi, Yemen halkının çektiği sıkıntıların kuşatma, zenginliklerin yağmalanması ve ekonomik komplolardan kaynaklandığını belirterek, saldırganlık koalisyonunun tahrip ettiği ve devre dışı bıraktığı şeyler nedeniyle Yemen’e karşı büyük hak edişleri olduğunu ifade etti.

Maaş konusunun ve memurlara yapılan işkencenin bu suçların bir parçası olduğunu, gerilimi düşürme çabasına rağmen işgal ve kuşatmanın devam etmesiyle birlikte Amerika-Suudi saldırganlığının sürdüğünü söyledi.

Saldırganlık koalisyonunun Yemen’in siyasi kararını kontrol etmeye çalıştığını, Suudi rejiminin Amerikan ve İsrail gündemine bağlılığının, İngiltere’nin Yemen dosyasındaki rolüyle birlikte krizi derinleştirdiğini belirtti.

“Büyük İsrail projesi bölgenin tamamını hedef alıyor”

Bu bağlamda Seyyid el-Husi, Yemen’in gerilimi düşürme aşamasında olduğunu, ancak Amerikalıların, İngilizlerin ve İsraillilerin saldırgan niyetlerinin hâlâ devam ettiğini, Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik düşmanlığı için hiçbir gerekçe bulunmadığını vurguladı.

Amerikalı ve İsraillinin “Ortadoğu’yu değiştirme ve Büyük İsrail’i kurma” planını uygulamak için çalıştıklarını, bu planın bölgenin tamamını hedef aldığını belirtti.

“Lübnan’a yönelik saldırganlığa rağmen Hizbullah suçlanıyor”

Lübnan meselesine de değinen Seyyid el-Husi, Lübnan halkının mazlumiyetine ve devam eden saldırganlığa rağmen, birçok rejim ve Lübnan hükümeti tarafından Hizbullah’a karşı suçlamalar yöneltildiğini söyledi.

Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci’nin ülkesi için değil, İsrail’e angaje olmuş, işbirlikçilik konusunda çok vahim bir geçmişe sahip siyasi hizbi için çalıştığını ifade etti.

“İran’ın askeri durumu çok güçlü”

İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırganlık konusunda, Ensarullah Hareketi Lideri, İran halkının büyük direnişinin, birlik ve beraberliğinin ve sahalardaki sürekli varlığının düşmanların umutlarını boşa çıkardığını belirtti.

İran’ın resmi duruşunun ve kahramanca cihatçı tutumunun, ümmetin fertleri arasında direniş ve işbirliği konusunda teşvik edici olduğunu vurguladı.

İran duruşunun yüksek etkinliğinin, direnişte sebat etme ve zaferden umutlu olma konusunda teşvik edici bir faktör oluşturduğunu belirten el-Husi, bu duruş etrafında her düzeyde ve her türlü destekle kenetlenmeye çağrıda bulundu.

Ayrıca, İran’ın askeri durumunun, tüm savunma katmanlarını aşan füzeler ve insansız hava araçlarıyla çok güçlü olduğunu, İran’ın vuruşlarının Amerikan üslerini ve İsrail hedeflerini ezmekte hedeflerine ulaştığını vurguladı.

Konuşmasında, bazı Arap rejimlerinin Batılı ülkelerle İran’ın vuruşlarına karşı koymak için işbirliği yaptığına işaret eden el-Husi, Filistin davası, Lübnan halkı yararına, Suriye’deki ihlalleri önlemek ve Mısır, Ürdün ile Arap Yarımadası’ndaki tehlikeleri savuşturmak için işbirliğine çağrıda bulundu.

“İran, Yemen’le resmi olarak dayanışma gösteren tek ülkeydi”

Seyyid el-Husi ayrıca, Yemen’in “tarafsız olmadığını”, bilakis İslam ve İslam ümmetiyle birlikte olduğunu ve hak duruşu çerçevesinde hareket ettiğini vurguladı.

Ülkesinin duruşunun, “Siyonist plana ve Müslümanların düşmanlarına karşı Allah yolunda cihat etme çerçevesinde” olduğunu belirtti.

Yemen’in, Siyonist planı uygulamayı hedefleyen Amerikan-İsrail saldırısına karşı duruşunu vurgulayan el-Husi, Yemen halkının vefaya vefa ile karşılık verdiğini ve İran’ın Yemen’le resmi olarak dayanışma gösteren tek ülke olduğunu ifade etti.

Yemen halkının sorumluluğunun bilincinde olduğunu ve dini, vatanları, onur ve bağımsızlığı hedef alan bu planı uygulamayı asla kabul etmeyeceğini söyledi.

“Yemen, askeri duruş gerektiren her gelişmede öncü olacaktır”

Duruşun İslam ümmetinin özgürlüğü ve onuru ile birlikte olduğunu belirten el-Husi, “çağın Yahudi Siyonist tiranı ve onun Amerikan kolu”na karşı cihat etme görevini yerine getirmekte tereddüt etmeyeceğini açıkladı.

Askeri bir duruş gerektiren herhangi bir gelişmenin, önceki aşamalarda olduğu gibi tam bir öncülükle karşılanacağını vurgulayan el-Husi, duruşun hiçbir Müslüman ülkeye yönelik saldırgan niyet taşımadan, Amerika ve İsrail’e karşı net olduğunu belirtti.

Ayrıca, İslam dünyası ülkelerini, “Siyonist taşkınlık ve Amerikan zorbalığı” ile mücadele için tek safta işbirliği yapmaya çağıran el-Husi, sabrın ve sebatın vaat edilen zafere götüreceğine olan güveni vurguladı.

Yemen’de milyonluk çıkış çağrısı

Seyyid Abdulmelik el-Husi konuşmasının sonunda, Yemen halkını cuma günü milyonluk bir çıkışa davet ederek, bunun direniş ve sebatın bir teyidi olduğunu belirtti.

Bu çıkışın Filistin davasına, ümmetin davalarına bağlılığı ve Amerikan-İsrail saldırısına karşı sabit duruşu temsil ettiğini ifade etti.

Milyonluk çıkışın Filistin halkına ve Gazze halkına destek olduğunu vurgulayan el-Husi,

İsrail’in ne Gazze’de ne de Mescid-i Aksa’ya yönelik suç ve ihlallerin durdurulması konusunda anlaşmalara bağlı kaldığını belirtti.

Konuşmasını, Sanaa ve diğer illerde katılımın geniş olması temennisiyle sonlandıran el-Husi, bu çıkışın Yemen halkının direnişini ve iman kimliğini somutlaştırdığını vurguladı.