İran, ABD ve İsrail'in suikast planlarını BM gündemine taşıdı

27 Mart 2026

İran, üst düzey devlet yetkililerine yönelik suikast planlarını Birleşmiş Milletler'e taşıdı ve bu girişimleri uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi. Tahran, söz konusu planların sürdüğünü savunarak Güvenlik Konseyi'ni müdahaleye çağırdı.

YDH - İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, perşembe günü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi başkanına gönderdiği mektupta, ABD ve İsrail'in İranlı üst düzey yetkililere yönelik suikast planları hazırladığına dair medya haberlerine dikkat çekti.

İrevani, "Ekselanslarının ve Güvenlik Konseyi üyelerinin dikkatini medyada yayımlanan haberlere çekiyorum" ifadesini kullandı.

Söz konusu haberlerin, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi dahil üst düzey isimlerin hedef alındığını ortaya koyduğunu belirtti.

İrevani, bu planların askıya alınmasına ilişkin ifadelerin geçici nitelik taşıdığını ve tehdidin sürdüğünü gösterdiğini kaydetti.

Tahran, uluslararası hukukun ihlal edildiğini belirtti

İrevani, söz konusu planların, egemen bir devletin üst düzey yetkililerini hedef alan sistematik bir politika çerçevesine işaret ettiğini ifade etti. Bu yaklaşımın uluslararası hukukun emredici normlarının ihlali anlamına geldiğini vurguladı.

İranlı diplomat, dışişleri bakanı düzeyindeki yetkililerin uluslararası teamül hukuku uyarınca tam dokunulmazlığa sahip olduğunu hatırlattı. Bu tür girişimlerin Birleşmiş Milletler Şartı ile uluslararası insan hakları ve insancıl hukuk kurallarını ihlal ettiğini belirtti.

İrevani ayrıca, "öldürme listeleri" gibi kavramların dolaşıma sokulmasının, İran'a karşı yürütülen ve binlerce sivilin hayatını kaybettiği çatışmaların devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.

Körfez ülkelerine hava sahası uyarısı

İran, ayrı mektuplarla Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de protesto etti. İrevani, bu ülkelerin toprakları ve hava sahalarının İran'a yönelik askeri operasyonlarda kullanıldığını belirtti.

İrevani, devletlerin kendi topraklarının üçüncü bir ülkeye karşı saldırılarda kullanılmasına izin vermesi halinde uluslararası sorumluluk doğduğunu ifade etti. Bu çerçevede söz konusu ülkelerden, iyi komşuluk ilkelerine uygun hareket ederek benzer kullanımın önüne geçmelerini talep etti.

İranlı diplomat, Tahran'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak amacıyla meşru müdafaa hakkı dahil gerekli gördüğü tüm tedbirleri alma hakkını saklı tuttuğunu belirtti.