Ukrayna saldırıları Baltık’ta akaryakıt ihracatını aksattı

28 Mart 2026

Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları sonrası Baltık limanlarında ihracatın aksaması, Rusya’nın Avrupa kesimindeki rafinerilerde üretim planlarını yeniden şekillendiriyor.

YDH - Reuters’ın piyasa katılımcılarına dayandırdığı haberine göre, 25 Mart’ta insansız hava aracı saldırısı sonrası Ust-Luga limanında petrol ürünleri ihracatının durması, Rusya’nın Avrupa kesimindeki büyük rafinerileri üretimi azaltmaya yöneltebilir. Kaynaklar, ürünlerin sevkiyatında yaşanan zorlukların rafineri faaliyetlerini doğrudan etkilediğini belirtti.

Sektör temsilcileri, saldırının ardından terminalde demiryolu boşaltma altyapısının hasar gördüğünü aktardı. Ust-Luga Oil terminali çarşamba günü itibarıyla kabul işlemlerini durdurdu. Bu terminal, Kirişinefteorgsintez, Yaroslavnefteorgsintez, Moskova ve Ryazan rafinerilerinden gelen sevkiyatları da kapsıyordu.

Primorsk ve Ust-Luga birlikte devre dışı kaldı

Buna ek olarak, 22 Mart’ta yakın konumdaki Primorsk limanı da insansız hava araçlarının hedefi oldu. Sektör kaynağı, “Primorsk pazartesiden beri dizel kabul etmiyor, Ust-Luga ise çarşambadan itibaren benzin ve mazot alımını durdurdu. Birkaç gün içinde üretimi asgari seviyeye indirmek gerekecek, ardından tamamen durdurma ihtimali var” ifadelerini kullandı.

Bu gelişmeler, Baltık bölgesindeki ihracat hatlarının eş zamanlı olarak devre dışı kalmasına yol açtı. Limanların eş zamanlı kapanması, alternatif sevkiyat kanallarına olan ihtiyacı artırdı.

Mazot ihracatı darboğaz oluşturuyor

Ust-Luga terminali yıllık 30 milyon ton kapasiteye sahip olup bunun 19 milyon tonu ağır petrol ürünlerinden oluşuyor. 2025 yılında terminale yaklaşık 18 milyon ton mazot sevk edildi; bunun 14 milyon tondan fazlası söz konusu dört rafineriden geldi.

Sektör kaynakları, mevcut durumda en büyük sorunun mazot olduğunu belirtti. Kaynaklardan biri, “Benzin ve dizeli iç pazarda bir ölçüde yönlendirebiliyoruz, ancak mazot ciddi bir sorun oluşturuyor” dedi. Rusya içinde mazota yönelik talebin sınırlı olması, ihracatı zorunlu kılıyor.

Rafineriler alternatif sevkiyat arayışına girdi

Bu çerçevede, Ust-Luga üzerinden ihracat yapan rafineriler alternatif limanlara yönelme seçeneklerini değerlendiriyor. Aynı zamanda işleme şemalarının yeniden düzenlenmesi ve kapasite düşürülmesi gibi adımlar gündeme geldi.

Kinef, Yaroslavl, Moskova ve Ryazan rafinerilerinin toplam işleme kapasitesi yaklaşık 55 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Bu tesislerde mazot üretimi, işlenen ham petrolün yüzde 18 ila 35’ine karşılık geliyor.

Üretim dengesi benzin arzını etkileyebilir

Mazotun sevk edilememesi rafinerilerin faaliyetlerini doğrudan sınırlandırıyor. Kaynaklar, işleme hacminin düşürülmesi halinde benzin üretiminin de aynı oranda azalacağını, bunun ise talebin arttığı dönemde istenmeyen bir sonuç olduğunu aktardı.

Bir rafineri kaynağı, “Bu durumda mazot kilit ürün haline geldi. Ağır ürün çıkışını en aza indirmek için hesap yapıyoruz. Bitüm, bunker yakıtı ve termik santrallere yönlendirme seçeneklerini değerlendiriyoruz. Diğer limanları inceliyoruz. İşleme seviyesini düşürmek ve ikincil üniteleri azami kapasitede çalıştırmak gerekecek” dedi.

Alternatif limanlar kapasite açısından yetersiz

Öte yandan, kuzeybatı Rusya’da Ust-Luga ile kıyaslanabilir kapasitede terminal bulunmaması, yönlendirme sürecini zorlaştırıyor. Daha uzak limanlara sevkiyat, vagon dönüş sürelerini uzatıyor ve ilave demiryolu kapasitesi ile tanker vagon ihtiyacı doğuruyor.

Terminalin mevcut altyapısı, aynı anda 526 tanker vagonun boşaltılmasına imkan tanıyan dört çift yönlü demiryolu rampasından oluşuyor. Depolama kapasitesi 960 bin metreküp seviyesinde bulunuyor. Ayrıca 300 bin tonluk tankerlerin yanaşabildiği üç iskele yer alıyor.

Ust-Luga terminalinde petrol ürünleri kabulünün ne zaman yeniden başlayacağına ilişkin net bir takvim bulunmuyor. Bununla birlikte, terminale mazot sağlayan Kinef rafinerisinin 26 Mart’ta saldırıya uğraması ve üretimi geçici olarak azaltma ihtimali, lojistik baskıyı kısmen hafifletebilir.