ABD Kongresi'nde Cumhuriyetçi vekiller arasında istifa dalgası

28 Mart 2026

ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi Partili üyeler, yasama süreçlerindeki tıkanıklık ve artan siyasi kutuplaşma gerekçesiyle rekor sayılarla Kongre'den ayrılma kararı alıyor.

YDH - ABD Temsilciler Meclisi'nde sayıları giderek artan Cumhuriyetçi Partili üyenin emekli olma veya başka makamlara aday olma yönündeki tercihleri, Meclis Başkanı Mike Johnson'ın 2026 ara seçimlerinde olası bir demokrat dalgasını savuşturma ve elindeki kritik çoğunluğu koruma çabalarını güçleştiriyor.

Kongre'deki işlevsizliğin ortasında yaşanan bu gelişme, partideki dengeleri sarsıyor.

Son olarak Missouri Temsilcisi Sam Graves'in de aralarında bulunduğu 36 Cumhuriyetçi vekil, görev sürelerinin sonunda koltuklarını bırakacaklarını açıkladı.

Vekiller bu kararlarına gerekçe olarak yasama süreçlerindeki kilitlenmeyi, ailevi sorumluluklarını veya yeni nesil liderlere yer açma isteğini gösteriyor.

Bu rakam, Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde Demokratlar'ın alt kanatta kontrolü ele geçirdiği 2018 ara seçim döngüsündeki 34 kişilik rekoru şimdiden geride bıraktı.

Yasama süreçlerindeki tıkanıklık vekilleri yeni arayışlara itiyor

Buna karşılık, Temsilciler Meclisi'nde görev yapan Demokrat Partili üyelerden sadece 21'i bu yıl yeniden seçilmek için aday olmayacağını bildirdi.

Cumhuriyetçiler arasındaki bu sayının, Trump 2.0 döneminde Washington'daki rollerini yeniden değerlendirmeleri ve başkanın partisinin tarihsel olarak ara seçimlerde kayba uğraması beklentisiyle önümüzdeki haftalarda daha da artacağı tahmin ediliyor.

Graves, cuma günü yaptığı açıklamada, görevden ayrılma kararının kolay olmadığını ancak "doğru bir adım" olduğunu belirtti.

Kamu hizmetinin zorluklarına değinen Graves, "Yeni nesle yer açılması gerektiğine inanıyorum. Meşaleyi devretme ve muhafazakar liderlerin yeni bir muhafız gücü olarak öne çıkarak Missouri halkı için yeni bir yol çizmesine izin verme zamanı geldi" ifadelerini kullandı.

Siyasi kutuplaşma ve işlevsizlik Kongre üyelerinde hayal kırıklığı yaratıyor

Ayrılma kararı alan isimler arasında ideolojik yelpazenin farklı kanatlarından tecrübeli siyasetçiler bulunuyor.

Teksas temsilcileri Chip Roy, Jodey Arrington ve Michael McCaul gibi yüksek profilli muhafazakarların yanı sıra, rekabetin yoğun olduğu bölgelerde girdiği seçimleri üst üste kazanan Nebraska Temsilcisi Don Bacon gibi ılımlı isimler de Kongre'den çekiliyor.

Bazı üyeler, yerleşik siyasi kutuplaşma ve yasama faaliyetlerinin durma noktasına gelmesinden duydukları rahatsızlığı açıkça dile getiriyor.

Ocak ayında The Hill gazetesine demeç veren Bacon, "Yeni bir şeye hazırdım; eşimin de buna hazır olduğunu biliyorum. Asıl sebep bu olsa da, Washington'daki işlevsizliğin cazip olmaması da ikincil bir etken. Hem sol cenaha karşı yarışıp hem de birçok konuda başkanla ters düşmek için usta bir taktikçi olmanız gerekiyor. Ben bunu 2020'den beri yapıyorum ama artık değişim zamanının geldiğini anladım" dedi.

Vekillerin rotası eyalet valiliklerine ve Senato yarışlarına kayıyor

Kongre'den ayrılan 36 vekilden 10'u eyalet valiliği için yarışmaya hazırlanıyor. Bu isimler arasında David Schweikert, Tom Tiffany, Nancy Mace, Ralph Norman ve John James gibi önemli figürler yer alıyor.

Teksas Temsilcisi Chip Roy ise eyalet adalet bakanlığı için adaylığını koydu. Güney Karolina Valiliği için yarışan Ralph Norman, yürütme makamında Kongre'ye kıyasla çok daha fazla iş yapabileceğine inandığını vurguladı.

Norman, "Vali olarak ulusal düzeyde çok daha fazlasını başarabilirim. 435 Meclis üyesi ve 100 senatör arasında sesinizi duyurmak zor, ancak Güney Karolina'nın valisi olarak sesim çok daha gür çıkacaktır" şeklinde konuştu.

Öte yandan, bazı üyeler Kongre'den tamamen kopmayarak Senato koltukları için şanslarını deniyor. Kevin Hern, Julia Letlow ve Harriet Hageman gibi isimler bu listede yer alırken, Teksas Temsilcisi Wesley Hunt Senato ön seçimlerini kaybetti.

Meclis Başkanı oylamalarda çoğunluğu sağlamakta zorlanıyor

Kevin Hern, İç Güvenlik Bakanlığı görevine getirilen Markwayne Mullin'in boşalan Senato koltuğu için yürüttüğü kampanyada, "Amerikan rüyasının radikal sol ve Trump'ın 'Önce Amerika' gündemine karşı çıkan 'sadece isimden ibaret' Cumhuriyetçiler (RINO) tarafından tehdit edildiğini" savundu.

Hern, Trump'a sadık bir müttefik olmak için Senato'ya aday olduğunu belirtti. Öte yandan, bu yıl içerisinde dört Cumhuriyetçi vekil istifa ederken bir vekil de hayatını kaybetti.

Ayrılık kararlarıyla sarsılan Mike Johnson, 2024'te kazanılan koltukları koruma ve bu seçim döngüsünde çoğunluğu artırma hedefinde ciddi engellerle karşılaşıyor.

Özellikle emekli olacak veya başka makam arayışında olan üyelerin oylamalara katılım motivasyonunun düşmesi, yasa tasarılarının geçirilmesinde sorun yaratıyor.

Ocak ayında yapılan bir savaş yetkileri oylamasında, o sırada Senato kampanyası yürüten Wesley Hunt gelene kadar oylamanın bir saatten fazla açık tutulması, bu disiplin sorununun somut bir örneği olarak kayda geçti.

Kongre'den ayrılma süreçlerini inceleyen Shenandoah Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Michael Romano, birçok vekilin Kongre'de "bir tür duvara çarptığını" hissettiğini ifade etti.

Romano, vekillerin Washington'da yapmak istediklerini tamamladıklarını düşündüklerini ya da artık istedikleri icraatları gerçekleştirme imkanlarının kalmadığını gördüklerini belirtti.

Sürecin psikolojik boyutuna dikkat çeken Romano, "Yaşanan hayal kırıklığı veya siyaset oyununa farklı bir açıdan yaklaşma arzusu nedeniyle, Kongre artık bu isimler için uygun bir yer olmaktan çıkmış olabilir" değerlendirmesinde bulundu.