
YDH- ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran’a yönelik olası bir kara işgali planlarını ilerletiyor. Bu durum, devam eden savaşta daha tehlikeli bir aşamaya işaret ederken, binlerce Amerikan askeri Ortadoğu genelinde konuşlandırılmaya devam ediyor.
ABD’li yetkililere göre, planlar tam ölçekli bir işgalin gerisinde kalıyor, ancak konvansiyonel piyade birlikleriyle birlikte Özel Operasyon güçlerinin hedefli baskınlarını içeriyor.
Önerilerin, henüz nihai kararını vermemiş olan ABD Başkanı Donald Trump tarafından değerlendirilmeye devam ettiği bildirildi.
The Independent, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Ortadoğu’ya yaklaşık 10.000 ek asker göndermeyi değerlendirdiğinin, bu askerlerin yaklaşık 3.000 paraşütçü ve 5.000 ABD Deniz Piyadesi ile birlikte İran’a yönelik kara saldırılarına katılmasının gündemde olduğunu bildirdi.
Söz konusu planların, İran’a karşı geniş çaplı bir kara harekâtını işaret ettiği aktarılırken, bu tür bir girişimin mevcut asker sayısıyla başarıya ulaşmasının “mümkün olmadığı” vurgulandı.
Askeri kapasite tartışması
Haberde, Trump’ın bu tür bir operasyon için “ABD ordusunun neredeyse tamamını, yani 1,3 milyonu aşkın askeri” konuşlandırmak zorunda kalacağı belirtildi. Bu değerlendirme, olası bir kara harekâtının kapsamına ilişkin askeri analistlerin görüşlerine dayandırıldı.
ABD’nin Irak’taki 2007-2008 döneminde gerçekleştirdiği ve George W. Bush tarafından emredilen “surge” operasyonuna atıf yapılarak, o dönemde yaklaşık 185.000 ABD ve müttefik askerinin konuşlandırıldığı belirtildi. Buna ek olarak 450.000 ila 550.000 arasında Irak güvenlik gücünün de operasyonlara dahil olduğu ifade edildi.
Buna rağmen, 2014’te ortaya çıkan ve el-Kaide ile Saddam Hüseyin dönemine ait Baas unsurlarından oluştuğu belirtilen yapıların Irak’ın kuzeyinin büyük bölümünü kontrol altına aldığı hatırlatıldı. Bu durumun, yaklaşık 750.000 askerin dahi güvenlik sorunlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmediğine işaret ettiği kaydedildi.
Bölgedeki mevcut askeri yığınak
ABD’nin Körfez bölgesinde halihazırda 50.000’e yakın asker bulundurduğu, bunlara ek olarak 20.000 civarında yeni asker konuşlandırılmasının değerlendirildiği aktarıldı. Bu birliklerin, Irak’taki operasyonlar ve İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı görev yaptığı ifade edildi.
Haberde ayrıca, İran gibi yaklaşık 90 milyon nüfusa sahip bir ülkeye karşı planlanan askeri güçlerin, Afganistan’ın Helmand bölgesinde konuşlandırılan birliklerden daha düşük sayıda olduğu karşılaştırmasına yer verildi.
2009-2011 yılları arasında Helmand’da yaklaşık 25.000 ABD Deniz Piyadesi ile birlikte 35.000 civarında müttefik askerin görev yaptığı, buna rağmen bölgenin kontrol altına “alınamadığı” hatırlatıldı.
Amfibi birlikler ve olası hedefler
ABD’nin amfibi saldırı gücü olarak öne çıkan 31. Deniz Piyade Sefer Birliği (MEU) ile 11. MEU’nun yaklaşık 2.500’er personelden oluştuğu bildirildi.
Bu birliklerin, USS Tripoli ve USS Boxer gemileri etrafında yapılandırıldığı, dikey kalkış yapabilen uçaklar, taarruz helikopterleri ve topçu sistemleriyle desteklendiği ifade edildi.
Söz konusu birliklerin, İran’ın petrol ihracatında kritik rol oynayan Hark Adası gibi hedeflere yönelik operasyonlar için kullanılabileceği öne sürüldü. Ancak bu tür operasyonların İran’ın hava savunması ve insansız hava aracı kapasitesi karşısında “büyük riskler” taşıdığı vurgulandı.
“Taktik başarı bile uzun vadeli değil”
Haberde, Hark Adası’nın Hürmüz Boğazı’nın 300 milden fazla kuzeyinde yer aldığı ve bu durumun operasyonları “daha riskli” hale getirdiği belirtildi.
Ayrıca, İran’ın Devrim Muhafızları’nın (DMO), kıyı ve iç bölgelerde uygulanacak operasyonlara karşı “kapsamlı bir askeri deneyime” sahip olduğu ifade edildi.
Bazı askeri yetkililerin, ABD’nin İran’da başarılı bir kara operasyonu gerçekleştirebilmesi için “yüz binlerce, hatta bir milyonu aşkın asker” konuşlandırmak zorunda kalabileceğini söylediği aktarıldı.
“Stratejik hedef eksikliği” eleştirisi
Haberde, mevcut planların net bir stratejik hedefe “dayanmadığı”, bu nedenle operasyonların “başarısızlığa mahkûm” olabileceği görüşü yer aldı.
Ayrıca, İran’ın kara kuvvetlerinin yaklaşık 600.000 personelden oluştuğu, bu gücün düzenli ordu, Devrim Muhafızları ve Besicleri kapsadığı belirtildi.
Uzmanlara göre, bu tür bir askeri güçle karşı karşıya gelinmesi durumunda, bölgenin “yeni bir Irak senaryosuna” dönüşme riski bulunuyor.
Son değerlendirme
Haberde, ABD’nin İran’a yönelik bir kara operasyonuna asker göndermesinin, Washington açısından “siyasi bir hamle gibi görünse de” pratikte “büyük riskler” içerdiği ifade edildi.
Böyle bir girişimin, “uzun vadeli ve maliyetli bir çatışmaya” yol açabileceği, ayrıca ABD askerleri açısından “ağır kayıplar” doğurma riski taşıdığı kaydedildi.