ABD genelinde 'Krallara Hayır' protestoları: On binlerce kişi sokaklara döküldü

29 Mart 2026

Amerika Birleşik Devletleri genelinde düzenlenen "Krallara Hayır" (No Kings) protestoları, Cincinnati ve Waltham gibi farklı sosyodemografik bölgelerde on binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti.

YDH - The Bulwark bünyesinde görev yapan kıdemli editör Jim Swift ve Bill Kristol, ABD genelinde yayılan "Krallara Hayır" (No Kings) protestolarının sahadaki yansımalarını değerlendirdi.

Cincinnati ve Waltham gibi bölgelerdeki gözlemlerini aktaran analistler, sivil toplumun siyasi elitlerden daha kararlı bir duruş sergilediğini vurguladı.

Cincinnati'de en az 10 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen yürüyüş, kentin işlek caddelerinde geniş yankı bulurken, katılımcıların taşıdığı dövizlerde sivil direnişin sürekliliğine dikkat çekildi.

Kristol, kamuoyunun Trump yönetimine karşı tutumunun kurumsal mekanizmaların ötesine geçtiğini belirterek, "Halkın, Trump’a karşı duruş konusunda elit kurumları geride bıraktığı görülüyor" ifadelerini kullandı. Gösterilerin sadece liberal bölgelerle sınırlı kalmadığını ifade eden Kristol, muhafazakar kesimden eski Cumhuriyetçilerin de bu dalgaya dahil olduğunu kaydetti.

"Bu süreç yeterince insan 'hayır' dediğinde sona erecek"

Cincinnati'deki protestoları takip eden kıdemli editör Jim Swift, göstericilerin taşıdığı "Burada olamayanlar için buradayım" ve "Bu süreç yeterince insan 'hayır' dediğinde sona erecek" yazılı pankartların genel atmosferi özetlediğini belirtti. Swift, katılımcıların sadece belirli bir adaya değil, doğrudan yönetim anlayışına karşı birleştiğini ifade ederek, "Farklı siyasi görüşlere sahip insanlar, tek bir amaç uğruna farklılıklarını bir kenara bırakmış durumda" dedi.

Swift ayrıca, Cincinnati'deki organizasyonun son derece disiplinli olduğunu, turuncu ve sarı yelekli 100'e yakın gönüllünün güvenliği sağladığını ve polisle tam bir koordinasyon içinde hareket edildiğini aktardı. Gösterilerde herhangi bir asayiş olayının yaşanmadığını vurgulayan Swift, sivil halkın bu süreci bir "toplum birleşmesi" olarak gördüğünü dile getirdi.

"91 yaşındayım ve durum ilk defa bu kadar kötü"

Waltham, Massachusetts'teki protestolara katılan Bill Kristol, New England bölgesindeki gösterilerin orta sınıf ve göçmenlerin yoğun olduğu kozmopolit bir yapı sergilediğini belirtti.

Kristol, 20 yıl önce Irak Savaşı'na karşı yürüyenlerle eski Cumhuriyetçilerin aynı safta buluşmasının dikkat çekici bir diplomatik ve sosyolojik değişim olduğunu ifade etti.

Katılımcılar arasında yer alan ileri yaştaki vatandaşların taşıdığı dövizlere değinen Jim Swift, "91 yaşındayım ve durum gerçekten ilk defa bu kadar kötü" yazılı pankartların sivil toplumun hafızasındaki ağırlığı yansıttığını kaydetti.

Swift, göstericilerin yönetim tarafından dile getirilen "akıl tutulması" iddialarının aksine, son derece ayık, ağırbaşlı ve ne yaptığının bilincinde olduğunu vurguladı.

"Mesele sadece Trump değil, seçimlerin güvenliği tehlikede"

Gösterilerde dile getirilen temel endişelerin başında Trump yönetiminin nükleer silahlanma ve dış politika hamleleri gelirken, iç politikadaki "Save Act" ve seçim güvenliği konuları da ön plana çıktı. Jim Swift, halkın seçimlere doğrudan müdahale edilmesinden ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu) birimlerinin oy verme işlemlerinde baskı aracı olarak kullanılmasından endişe duyduğunu belirtti.

Kristol ise protestoların yerel düzeyde örgütlenmesinin siyasi açıdan stratejik bir hamle olduğunu savundu.

Büyük şehirlerdeki devasa mitinglerin yanı sıra küçük kasabalarda düzenlenen etkinliklerin sivil katılımı artırdığını belirten Kristol, "Bu, bir güruh hareketi değil, vatandaşların kendi toplulukları içinde seslerini duyurma çabasıdır" dedi.

"Krallara hayır, özgürlük şimdi"

Yale Üniversitesi Profesörü Timothy Snyder'ın da Cincinnati'deki gösterilerde yer alarak bir konuşma yaptığı aktarıldı. Snyder, konuşmasında özgürlük kavramı ile "Krallara Hayır" sloganı arasında bir bağ kurarak sivil halkı anayasal haklarını savunmaya çağırdı. Kitlenin bu çağrıya "Özgürlük şimdi" sloganlarıyla karşılık verdiği bildirildi.

Analistler, protestoların sadece bir tepki değil, aynı zamanda uzun vadeli bir demokratik mücadele hazırlığı olduğunu ifade etti.

Jim Swift, sivil toplumun bu kararlılığının editöryal ve politik çevrelerde de ciddiyetle takip edildiğini, gösterilerin 2026 ve 2028 seçimlerine giden süreçte belirleyici bir motivasyon kaynağı haline geldiğini vurguladı.