BM'nin Gazze planı: Karşılıksız silahsızlanma dayatması

30 Mart 2026

Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nickolay Mladenov, Gazze Şeridi'ndeki direniş gruplarının silahsızlandırılmasını öngören ve tamamen İsrail'in güvenlik önceliklerine dayanan aşamalı bir plan sundu.

YDH - İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki savaşı durdurmaya yönelik planının "ikinci aşaması" kapsamındaki yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmedi.

Tel Aviv yönetimi, insani yardım ve ticari malların Gazze Şeridi'ne girişine ilişkin insani protokolden imtina ederken, "sarı hat" bölgelerindeki işbirlikçi grupları silahlandırmayı sürdürdü. Ayrıca, kuruluşunun üzerinden iki ay geçmesine rağmen idari komitenin Gazze'ye girişine de izin verilmedi.

Mladenov'un taslağı İsrail'in güvenlik çıkarlarını esas alıyor

Tüm bu aksaklıklara rağmen "Yüksek Komiser" Nickolay Mladenov, söz konusu eksiklikleri göz ardı ederek, ABD Barış Konseyi tarafından benimsenen ve Gazze'deki direnişin silahsızlandırılmasını öngören İsrail planını sundu.

Mladenov, bölgeye yönelik herhangi bir insani veya siyasi kazanım içermeyen, tamamen İsrail'in güvenlik çıkarlarını gözeten aşamalı planı geçtiğimiz hafta sonu Hamas hareketine iletti.

Hamas kaynaklarından edinilen bilgilere göre plan, İsrail'in uygulamaları ile Hamas'ın yükümlülükleri arasında "yürütmede paralellik" ilkesine dayanan, kesin ve aşamalı bir takvim içeren çok safhalı bir süreci temel alıyor.

El-Ahbar gazetesine konuşan Hamas kaynakları, planın İsrail'e "yükümlülüklerden kaçınmak için geniş bir alan" tanıdığını, buna karşın direnişi "sürekli suçlanacak taraf" konumuna yerleştirdiğini belirtiyor.

Mladenov tarafından sunulan belge, silahsızlanma meselesini ayrı bir süreç olarak değil, "adım adım" ilkesine dayalı kapsamlı bir siyasi ve güvenlik çerçevesinin parçası olarak ele alıyor. Bu çerçevede, tarafların eş zamanlı uygulamaları tamamlanmadan bir aşamadan diğerine geçilmesi öngörülmüyor.

Yeniden imar yardımları silahsızlanma şartına bağlandı

Yeniden imarına izin verilen bölgelerin "silahtan arındırılmış olması" şartı ve insani yardımların silahsızlanma süreciyle ilişkilendirilmesi, İsrail'in istismar edebileceği açıklar yaratıyor.

Nitekim İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Gazze'deki silah hacmine dair kesin olmayan rakamlar paylaşarak, silahsızlandırma sürecini "son kalaşnikofa kadar" sürdüreceğini defaatle beyan etmişti.

Söz konusu belge, planın bir dizi genel ilke üzerine inşa edildiğini gösteriyor. Bunların başında "birinci aşama" düzenlemelerinin eksiksiz tamamlanması, silahtan arındırıldığı teyit edilen bölgelere inşaat malzemesi girişine izin verilmesi ve "tek otorite, tek kanun, tek silah" ilkesine dayalı bir yönetim biçiminin benimsenmesi geliyor.

Belge ayrıca, geçiş sürecinde idari ve güvenlik yetkilerinin "ulusal bir komiteye" devredilmesini, silahların envanterinin çıkarılması ve toplanması sürecinin ise uluslararası denetim altında yürütülmesini öngörüyor.

İsrail ordusunun daha önce Gazze'nin yüzde 58'ini, yani tamamen yerle bir edilen "sarı hat" bölgelerini silahtan arındırdığını duyurması, geri kalan bölgeler için de benzer bir yıkım modelinin işaretçisi olarak değerlendiriliyor.

Birkaç aya yayılan plan taslağı, askeri operasyonların tamamen durdurulması ve İsrail'in acil insani önlemler almasıyla başlayan bir süreç öngörüyor.

Buna karşılık Hamas'ın askeri faaliyetlerini durdurması ve "ulusal komitenin" Gazze'de çalışmaya başlamasına olanak sağlaması bekleniyor.

16. ve 60. günler arasını kapsayan ikinci aşama, planın kırılma noktasını oluşturuyor; bu safhada fiili silahsızlanma süreci başlıyor. Planın bu bölümü, İsrail'in Gazze içindeki bazı bölgelerden çekilmesini ve yardım girişlerinin artırılmasını öngörürken, Hamas'ın ağır ve orta ölçekli silahlarını belirli bölgelerde toplamasını, konumlarını bildirmesini ve güvenlik sahnesinden çekilerek yetkiyi ulusal komiteye bırakmasını şart koşuyor.

Üçüncü aşamada İsrail'in çekilme ve kolaylık sağlama adımları genişlerken, Hamas ağır silahları teslim etmeye başlıyor. Dördüncü aşamada ise İsrail güçlerinin daha kapsamlı çekilmesi ve şehirlerdeki her türlü organize askeri varlığın sonlandırılması planlanıyor.

Beşinci ve son aşamada, silahsızlanma süreci tamamlanırken İsrail güçleri dış hatlara çekiliyor; böylece uluslararası denetim altında, silahlı unsurlardan arındırılmış sivil bir yönetim yapısı ve yeni bir güvenlik statükosu tesis ediliyor.

Hamas planı "adaletsiz" olarak nitelendiriyor

Hamas kaynakları, uluslararası denetim mekanizmalarına ve uluslararası istikrar gücünün potansiyel rolüne dayanan bu planın, Gazze'deki güvenlik dosyasını uluslararasılaştırmayı amaçladığını ifade ediyor.

Planın İsrail'e yönelik net yükümlülükler getirmediğini ve işbirlikçi grupların akıbetine değinmediğini belirten kaynaklar, asıl amacın Gazze'yi savunmasız bırakarak İsrail'in herhangi bir tehdit almadan saldırılarını sürdürmesini sağlamak olduğunu vurguluyor.

Hamas, planı "adaletsiz" olarak tanımlasa da İsrail'e saldırıları sürdürme bahanesi vermemek adına reddetmek yerine; "evet ama" yaklaşımıyla, iç güvenlik için gerekli olan polis silahları ile saldırı silahlarının birbirinden ayrılması yönünde tadil teklifleri sundu.

Bu tutum, hassas konudaki nihai kararın bölgesel savaşın sona ermesine ve daha uygun bir uluslararası ortama kadar ertelenmesi stratejisi olarak görülüyor.