
YDH - Lübnan'daki Hizbullah, Beyrut saatiyle gece 02.00 sularında Hıyam Cezaevi'nin doğusunda bulunan İsrail işgal güçlerine ait asker ve araç topluluğunu yoğun füze atışıyla hedef aldı.
Kuzey yerleşim birimlerine yönelik uyarılar kapsamında, İsrail'in devam eden saldırılarına yanıt olarak aynı saatlerde Metula ve Dovev yerleşimleri de füze atışlarıyla vuruldu.
Sabah 04.30'da ise işgal altındaki Hayfa şehrinin güneyinde yer alan İsrail ordusuna ait Mişmar HaKarmel füze savunma mevkisi nitelikli füzelerle hedef alındı.
Hizbullah ayrıca el-Gacar mevkisini füze atışıyla vurduktan sonra, saat 03.50'de Şomera Kışlası'na yönelik kamikaze insansız hava araçlarıyla bir hava saldırısı düzenledi ve araçların hedeflerini isabetle vurduğunu bildirdi.
Birbirini izleyen bu operasyonlar, direnişin ateş gücünü yoğun şekilde yönetme ve hedef menzilini genişletme kapasitesini teyit ederken, Celile'nin iç kesimlerinde ve sınır mevkilerinde yeni saha denklemleri dayatıyor.
Hizbullah, pazartesi sabaha karşı yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde İsrail ordusuna ait mevzilere ve Filistin'in kuzeyindeki yerleşim birimlerine yönelik 70 askeri operasyon gerçekleştirdiğini duyurarak Lübnan ve halkını savunmaya devam edeceğini vurguladı.
Pazar günü ise Nebatiye semalarında bir İsrail savaş uçağına müdahale edilerek geri çekilmeye zorlandığı, Nakura üzerinde ise düşman helikopterinin hava savunma füzesiyle hedef alınarak bölgeden uzaklaştırıldığı aktarıldı.
Ayrıca Mansuri köyü semalarında İsrail ordusuna ait silahlı bir insansız hava aracının uygun silahlarla düşürüldüğü açıklandı. 2 Mart'tan bu yana Lübnan'daki direniş güçleri, İsrail'in genişleyen saldırılarına ve özellikle Güney Lübnan'daki kara harekatına karşı mukavemetini sürdürüyor.
Hizbullah'ın askeri medya birimi tarafından yayımlanan bildiride, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına karşılık gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin pazar akşamı itibarıyla bininci bildirinin yayımlandığı belirtildi.
Askeri medya, saldırıların başlangıcından bu yana Lübnan'ı ve halkını savunmak amacıyla toplam bin 100 askeri operasyon icra edildiğini kaydetti.
Direnişin operasyon sayılarına ilişkin son bildirisinin İbraniceye de çevrilmiş olmasının, İsrailli yerleşimcilere ve yönetim kademesine yönelik doğrudan mesajlar ve sembolik anlamlar taşıdığı ifade ediliyor.
İsrail'in Güney Lübnan'daki kara harekatının ana hatları, batı, orta ve doğu bölgelerindeki sınır hattı boyunca belirginleşmeye başladı. Şimdiye kadar uygulanan operasyonel model, kasabaların ve yerleşim merkezlerinin etrafından dolanmayı, bazı köylerin içine doğrudan girmekten kaçınmayı, buna karşılık belirli noktalarda ve gözetleme/ateş gücü açısından değerli yükseltilerde mevzilenmeyi esas alıyor. Bu durum, mevcut İsrail hedefinin sınır köylerini izole etme, ikmal hatlarını kesme ve ileride üzerine yeni hamleler inşa edilebilecek saha gerçekleri dayatma etrafında döndüğünü gösteriyor.
Saha kaynaklarının el-Ahbar gazetesine verdiği bilgilere göre, İsrail'in hareketliliği coğrafi olarak üç ana yola ayrılıyor:
Batı bölgesindeki işgal güçleri Şema, Tayr Harfa, el-Cibin ve Şihin beldelerini çevreledi. Buralara doğrudan giriş yönünde net bir girişim kaydedilmezken, İskenderuna olarak bilinen orta hat üzerinden Beyyada'ya yerleşildi.
Bu durum, derin ve nitelikli bir saha ilerlemesi izlenimi vermeyi amaçlasa da Beyyada'nın gerisindeki köy ve kasabalar halen direnişin kontrolünde bulunuyor ve kuşatma veya sızma girişimlerine karşı koyuyor. İsrail güçlerinin Beyyada'da mevzilenmesi, burayı Sur şehri ve çevresindeki ovaları gözetleyecek bir hakim nokta olarak kullanma çabasıyla da ilişkilendiriliyor.
Orta bölgede ise düşman güçleri el-Kavzah yönünden Beyt Lif'e doğru girdi ve buradan Beyt Lif'i Sarbin'den ayıran Vadi el-Uyun'a yöneldi. Sarbin'e yönelik bir sızma girişimi kaydedilmezken, güçler Raşaf kıyılarına doğru ilerledi ancak burada karşılaşılan direnç nedeniyle Vadi el-Uyun'a geri çekilmek zorunda kaldı.
Beyt Lif'te meydan yakınlarında bir tank ve bir buldozerin varlığı saptansa da beldeye geniş çaplı bir fiili giriş gerçekleşmedi. Bu güzergah, düşmanın ilerlemesini sürdürmesi halinde Hadatha'ya ulaşmayı, böylece Bint Cübeyl şehri ve batıdaki bitişik köylerin ikmalini kesmeyi amaçladığını gösteriyor.
Aynı bölgenin karşı tarafında, Aytarun yönünde ise İsrail güçleri beldeye doğrudan girmedi; burayı Aytarun'u Vadi es-Sekikiye ve Vadi el-Huceyr'a bağlayan hat üzerinden çevreledi.
Düşman dün ayrıca Aytarun ve Aynata arasından Tel el-Fureyz yükseltisine doğru ilerlemeye çalıştı ancak önceden hazırlanmış bir pusuya düşerek geri çekilmek ve yaralılarını helikopterlerle tahliye etmek zorunda kaldı.
Bu rota, düşmanın mevcut aşamada köyleri izole etmeye ve yüksek noktaları ele geçirmeye çalıştığını ortaya koyuyor. Hedef; Şakra, Mecdel Selim, Tibnin ve Haris gibi köylerden gelen ikmal hatlarını keserek Bint Cübeyl ve çevresindeki Aynata, Aytarun, Kunin, Beyt Yahun ve et-Tiri gibi yerleşimlerin hayati alanlarını daraltmaktır.
Doğu bölgesinde İsrail'in girişimleri, doğu ve batı yönlerinden Hıyam üzerinde yoğunlaşıyor. Ancak düşman güçleri şimdiye kadar bu eksende kalıcı olamadı; Hıyam'ın kuzeyinde, doğusunda ve batısında kontrol sağlamak halen mümkün olmadı.
Hıyam'a giden ikmal hatları açık kalmaya devam ederken, çatışmalar ve hedef almalar burada her gün yenileniyor. Bu bölgede ayrıca Vadi Hunin'den Rab Selasin ve et-Tayyibe'ye doğru bir ilerleme hattı kaydediliyor. Burada yaşanan şiddetli çatışmalarda düşman bugüne kadar ağır kayıplar verdi.
İsrail ordusunun arzuladığı tablo, orta ve doğu bölgeleri arasında; et-Tayyibe hattındaki el-Muhaysebat ile el-Huceyr arasında ve Aytarun hattındaki Vadi es-Sekikiye ile Vadi es-Seluki arasında bir saha bağlantısı kurmaya dayanıyor.
Bu sağlanabilirse, düşman ilk kademe ile ikinci kademe köyler arasındaki hattı, aradaki vadiyi kontrol ederek koparmayı hedefliyor. Bu durumda doğrudan amaç, sınır köylerinde kalacak olan "direniş ceplerinin" ikmalini keserek buraları düşman hatlarının gerisinde bırakmaktır.
Buna karşılık direniş operasyonları, sahanın bu İsrail planına açık olmadığını gösteriyor. Sadece son iki günde; askeri üsleri, toplulukları, zırhlı araçları ve ilerleyen kuvvetleri hedef alan geniş kapsamlı bir dizi operasyon gerçekleştirildi.
Direniş; el-Malikiye, Deyr Siryan, Aytarun, Aynata, Beyyada, Şema, Beyt Lif, el-Kavzah, el-Kantara ve Havla mevkilerindeki asker ve araç topluluklarını güdümlü füzeler, roketler, havan topları ve kamikaze dronlarla hedef alırken, birçok eksende doğrudan çatışmaya girdi.
Çok sayıda "Merkava" tankının isabet aldığı, mühendislik araçlarının, buldozerlerin ve Hummer tipi araçların imha edildiği kaydedildi. Evlerin içinde mevzilenen veya sızma girişiminde bulunan kuvvetlere yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. İşgal güçlerinin, aldıkları ağır darbeler ve düşürüldükleri pusular sonucunda farklı eksenlerden çekilmek zorunda kaldığı görüldü. Son günlerde, bizzat düşmanın açıkladığı verilere göre, işgal kuvvetleri arasındaki yaralı sayısında belirgin bir artış yaşandı.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Kuzey Komutanlığı karargahını ziyaretinden sonra yaptığı açıklamada, "Kuzey cephesindeki durumu kökten değiştireceklerini" belirterek "güvenli bölgenin genişletilmesi" talimatını verdiğini yineledi. Ancak bu yol haritası Tel Aviv'de tam bir mutabakatla karşılanmıyor.
Kanal 13, kabine içinde güvenli bölgenin genişletilmesi konusunda görüş ayrılıkları olduğunu bildirdi. Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan güvenlik yetkilileri ise "İsrail ordusunun güneydeki varlığının, savaş bitse bile aylar, hatta yıllar boyu sürebileceğini" ifade etti.
Netanyahu ve güvenlik düzeyindeki yetkililerin iddiaları, Lübnan sınırındaki kara harekatındaki tıkanıklığın boyutuna dair İsrail sızıntılarıyla çelişiyor.
İsrail medyası, Hizbullah'ın geçen cuma akşamı batı bölgesinde manevra yapan saha komuta kademesini öldürmeye çok yaklaştığını, üst düzey bir subayın orta derecede yaralandığını aktardı.
Kaynaklar, "Güney Lübnan'daki pusunun saha komuta ekibini imha etmeyi amaçladığını" ve "eğimli atışlı silahların elit mühendislik birimi Yahalom'un kalbine tam isabetle vurduğunu" belirtti.
Askeri sansür ise şokun boyutunu kontrol altında tutmaya çalışıyor. Mariv gazetesinden gazeteci Avi Ashkenazi, Hizbullah'ın yoğun tanksavar saldırıları düzenlediğini ve İsrail ordusunun kuzeyde, özellikle hafta sonu artan can kayıplarıyla birlikte "çok kritik bir durumdan" geçtiğini yazdı.