Volkswagen, krizden çıkış yolu olarak İsrail ile askeri işbirliği görüşmeleri yürütüyor

30 Mart 2026

Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen'in İsrailli Rafael firmasıyla yürüttüğü görüşmeler kapsamında, Osnabrück tesisinin Demir Kubbe hava savunma sistemi için taşıyıcı araç ve fırlatma rampaları üretecek bir merkeze dönüştürülmesi planlanıyor.

YDH - Volkswagen, yakın gelecekte İsrail silah sanayisiyle ortaklık kurmaya hazırlanıyor. Zırhlı personel taşıyıcı araçlar ve füze fırlatma rampaları üretmek amacıyla Osnabrück'teki tesisin sivil üretimden savaş ekonomisine geçirilmesi gündemde bulunuyor. Federal hükümetin bu planları desteklediği, IG Metall sendikası yönetiminin de sürece olumlu yaklaştığı belirtiliyor.

Elektrikli araçlara geçişte geç kalınması, maliyet artışları, gümrük sorunları ve kar marjlarındaki düşüşler nedeniyle Volkswagen derin bir krizle karşı karşıya bulunuyor.

Fakat her krizin aynı zamanda işleri farklı ve daha iyi yapma şansı sunduğu görüşünden hareketle, Avrupa'nın lider otomobil üreticisinin yeni bir rota seçtiği anlaşılıyor. Şirket dönüşmeyi hedeflerken, bu değişimin olumlu sonuçlanıp sonuçlanmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Rafael ile askeri işbirliği görüşmeleri

İngiliz Financial Times (FT) gazetesinin salı günü yayımladığı habere göre, Wolfsburg merkezli küresel şirket, askeri alanda işbirliği yapmak üzere İsrailli Rafael Advanced Defence Systems firmasıyla müzakereler yürütüyor.

Görüşmelerin odağında, kapanma tehdidi altındaki Osnabrück fabrikasının Demir Kubbe (Iron Dome) füze kalkanı bileşenleri üretecek şekilde yeniden yapılandırılması yer alıyor. Ancak bu projenin hayata geçmesi için iş gücünün onayı şart koşuluyor.

Bugün Porsche modellerinin ve VW T-Roc üstü açık araçlarının banttan indiği tesis, yakında mevcut ve gelecekteki çatışma bölgeleri için bir yan sanayi işletmesine dönüşebilir.

Bu ihtimal bazı çevrelerde rahatlama yaratırken, bazılarını ise dehşete düşürüyor. Zukunftswerk Osnabrück girişiminden Lotte Herzberg, barış kenti olarak bilinen Osnabrück'te uluslararası bir savunma sanayisinin kurulmasını "ideolojik bir tasfiye" olarak nitelendiriyor.

Herzberg ve beraberindekiler, tesisin sürdürülebilir teknolojilere ve toplu taşıma araçlarına yönelmesini savunuyor. VW yönetimi ise buna karşılık savunma stratejisini takip etmeyi tercih ediyor.

Şirket yönetimi bu konudaki niyetini henüz açıkça ifade etmiyor. Basın sorularına yanıt veren bir sözcü, birçok görüşmenin yapıldığını ve tüm seçeneklerin incelendiğini, tesisin geleceğine dair henüz kesinleşmiş bir karar olmadığını belirtti. Ancak gelişmeler belirli bir rotaya işaret ediyor.

Kuzey Alman Radyo ve Televizyon Kurumu'nun (NDR) edindiği bilgilere göre, Hollandalı silah üreticisi KNDS ile de görüşmeler gerçekleştirildi.

Ayrıca VW, birkaç hafta önce sahada askeri araç üretme niyetini teyit etmişti. Son olarak Düsseldorf merkezli Rheinmetall firmasının üretim tesisini devralma düşüncesi ise olumsuz sonuçlanmıştı.

İsrail'i saldırılara karşı koruyan ve diğer devletlere yönelik operasyonları kolaylaştıran Demir Kubbe sisteminin bileşenlerinin yakında Osnabrück'te üretilmesi ihtimali üzerinde duruluyor.

1648 yılında Otuz Yıl Savaşları'nı bitiren ve modern devletler hukukunun temelini atan Vestfalya Barışı'nın ilan edildiği bir kentte, Benjamin Netanyahu hükümetinin politikalarıyla tartışılan bir sistemin üretilecek olması dikkat çekiyor.

Financial Times, konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, tesisin dönüşümünün nispeten az yatırım gerektirdiğini ve 12 ila 18 ay içinde tamamlanabileceğini kaydediyor.

Mühimmat değil taşıyıcı sistemler üretilecek

Rafael halihazırda Almanya'da Rheinmetall ve Diehl Defence ile kurduğu ortaklık kapsamında "Spike" tipi tanksavar füzeleri üretiyor.

FT'nin haberine göre Rafael, özellikle Demir Kubbe füzelerinin üretimi için Alman topraklarında ayrı bir tesis kurmayı hedefliyor. Burada üretilen sistemlerin Almanya dahil diğer Avrupa ülkelerine satılması planlanıyor.

VW tüzüğüne göre silah üretimi "tabu" sayıldığı için Osnabrück'te mühimmat üretilmeyeceği ifade ediliyor. Bunun yerine İsrail tarafının talep ettiği taşıyıcı araçlar, fırlatma düzenekleri ve güç jeneratörlerinin tedarik edilmesi öngörülüyor.

Aktivist Herzberg, bu durumun savunma sanayisi dışındaymış gibi gösterilmesini bir yanıltma olarak değerlendiriyor ve kar hırsının ahlaki değerlerin önüne geçtiğini savunuyor.

VW gibi örnek teşkil eden bir şirketin bu adımı atmasının diğerlerini de etkilemesinden endişe duyuluyor. Ekonomisini silah üretimi üzerine kuranların, bu silahların kullanımını haklı çıkarmak zorunda kalacağı ve askerileşmenin Almanya'nın yeniden bir savaş tarafı olması riskini artıracağı vurgulanıyor.

Financial Times'a göre Federal hükümet, atıl kapasitelerin değerlendirilmesi amacıyla bu planları aktif olarak destekliyor.

Sendika ve hükümet silah sanayisine sıcak bakıyor

Herzberg, VW çalışanlarının ve kent halkının bu gelişmelere karşı sesini yükseltmesi gerektiğini belirtirken, IG Metall sendikasının bu konudaki tutumunu eleştiriyor.

Sendika yönetimi Rafael anlaşması iddialarına ilişkin yorum yapmaktan kaçınırken, önceliğin tesis için sürdürülebilir endüstriyel perspektifler oluşturulması olduğunu ifade ediyor.

IG Metall Osnabrück temsilcisi Stephan Soldanski, barışçıl bir tutum sergilediğini belirtmekle birlikte, tüm askeri ürünlerin aynı olmadığını, bazılarının savunma ve hayat kurtarma amaçlı olduğunu savunarak işbirliğine açık kapı bırakıyor.

VW AG Genel ve Grup İşletme Konseyi Başkanı Daniela Cavallo da savunma sanayisine hizmet eden bir VW grubu fikrine karşı çıkmıyor.

Cavallo, üç hafta önce yaptığı açıklamada, dünyanın değiştiğini ve Avrupa'nın savunma alanında daha bağımsız hale gelerek bir denge unsuru oluşturması gerektiğini, bunun Osnabrück için de bir seçenek olduğunu ifade etmişti. Tesisin 2027 ortasına kadar bir çözüm bulamaması durumunda 2 bin 300 çalışanın işsiz kalma riski bulunuyor.

Rafael ile yapılacak işbirliğinin tüm istihdamı korumayı, hatta büyütmeyi hedeflediği belirtilse de çalışanlar arasında "savaş ekonomisine hayır" sloganıyla imza kampanyaları başlatılmış durumda.