
YDH - İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanvekili Hamidrıza Hacıbabai, katıldığı özel bir televizyon programında, Hürmüz Boğazı'nın tüm yönleriyle millileştirilmesi ve bu stratejik noktadaki denetimin tam olarak ele alınması konusunun iki maddelik acil bir teklifle meclis gündeminde olduğunu belirtti.
Hacıbabai, Ramazan Savaşı'nın ardından hiçbir ülkenin artık İran'a saldırmaya veya ambargo uygulamaya cesaret edemeyeceğini ifade etti.
Meclis Başkanvekili, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının sadece gemilerin geçişini engellemek anlamına gelmediğini, aynı zamanda yaptırımlara karşı bir tür bağışıklık ve dokunulmazlık sağladığını dile getirdi.
Hacıbabai, günümüzde Hürmüz Boğazı'nın eskisinden daha kararlı bir şekilde İran'ın kontrolünde olduğunu belirterek, bu kritik geçiş yolunun millileştirilmesi için mecliste iki maddelik acil işlemlerin başlatıldığını duyurdu.
Bölgedeki çevresel görevlerden geçiş ücretlerine kadar tüm yetkilerin devralınacağını ekleyen Hacıbabai, "Geçiş ücretlerinin riyal cinsinden ödenmesi gerekecek; bu sayede orada tam hakimiyet kuracağız. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması sadece gemi trafiğiyle ilgili değildir; bu, yaptırımlara karşı bir tür güvencedir. Bize yaptırım uygulayanların gemileri artık oradan geçemeyecektir" dedi.
Hacıbabai, boğaz üzerindeki hakimiyetin, hiçbir ülkenin İran'a saldırmaya cesaret edemeyeceği bir caydırıcılık yaratacağını da sözlerine ekledi.
İran Meclis Başkanvekili, bölgedeki ülkelerin yöneticilerinin kendi iktidarlarını sürdürmek istediklerini, ancak halklarının taleplerine boyun eğmedikçe bunu Cumhuriyet İslami ile gerçekleştiremeyeceklerini dile getirdi.
Bölge yöneticilerinin çoğunun ne demokrasi ne de dindarlık niyetinde olduğunu belirten Hacıbabai, bu liderlerin Siyonist rejim boyunduruğu altında bir zilleti tercih ettiklerini belirtti.
Hacıbabai, bugün gelinen noktada bölge ülkelerindeki kamuoyunun ve halkların kendi yöneticileri adına utanç duyduğunu, bu yöneticilerin eninde sonunda izledikleri politikaları değiştirmek zorunda kalacaklarını ifade etti.
Dünya genelindeki jeopolitik kaymalara da değinen Hacıbabai, Avrupalıların artık küresel ölçekte belirleyici bir etkisinin kalmadığını ve kendilerini yeniden konumlandırmaya çalıştıklarını kaydetti. İspanya gibi ülkelerin tutumlarının, Avrupa'nın ABD'den kopma niyetini gösterdiğini belirtti.
Hacıbabai, "ABD'nin artık bir süper güç olmayacağını söylediğimizde, Avrupa da kendi gücünün peşine düşecek; Çin, Rusya ve İran gibi yeni güçlerle ilişkilerini ve dengelerini ayarlamak zorunda kalacaktır" şeklinde konuştu.