USS Lincoln: Kara harekatı öncesi tatbikat mı?

04 Nisan 2026

"Amerikalılar bugün itibarıyla, İran’ın elindeki gerçek kuvvetler, imkanlar ve kapasite ile olası bir kara savaşında nasıl bir karşılık verebileceği konusunda ciddi bir öngörü sorunu yaşıyor."

YDH - Rus askeri uzman Yuriy Knutov, Rossiyskaya Gazeta'da kaleme aldığı makalede, ABD’nin "Abraham Lincoln" uçak gemisinin İran açıklarındaki hareketliliğini, yalnızca sembolik bir gövde gösterisi değil, Trump yönetimince işaret edilen kapsamlı bir kara operasyonunun stratejik provası olarak ele alıyor. Knutov, İran’ın yeni nesil yapay zeka destekli seyir füzeleri ve İHA sürüleriyle geliştirdiği "savuşturma" taktiklerini incelerken, ABD’nin İsfahan’daki nükleer tesisleri ve Hark Adası’ndaki petrol hatlarını hedefleyen muhtemel istila planının lojistik altyapısını değerlendiriyor.

İran, Hint Okyanusu'nun kuzeyinde Amerikan uçak gemisi Abraham Lincoln'e saldırı düzenlediğini duyurdu. Gemiyi hedef alan dört adet Qadr-380[1] seyir füzesinin ateşlendiği bildiriliyor.

Henüz geçtiğimiz yıl görücüye çıkarılan bu en yeni nesil İran seyir füzesi, bin kilometreyi aşan menzile sahip.

Yapay zekayla donatılan füze, elektronik harp müdahalelerine karşı dayanıklılığı ve alçak irtifada manevra kabiliyetiyle öne çıkıyor. Amerikalılar ise uçak gemisinin gece gündüz operasyonlarını sürdürdüğünü belirterek herhangi bir saldırıdan haberdar olmadıklarını açıkladı.

İran operasyonunun başlangıcından bu yana Abraham Lincoln düzenli olarak haber bültenlerinin merkezinde yer alıyor.

Gemi, kimi zaman İran kıyılarına yaklaşıyor, kimi zaman ise oradan ayrılarak bilinmeyen bir yöne süzülüyor. İran komutanlığı, gemiye yönelik saldırı iddialarını mutat bir biçimde tekrarlıyor.

Aslında "Lincoln"ün öncülük ettiği uçak gemisi görev grubu klasik bir taktik uyguluyor: Seyir füzeleri ile gemisavar füzelerin menziline girmeyecek belirli bir karede[2] aktif manevralar icra ediliyor.

Emir geldiğinde İran kıyılarına yaklaşarak hava filosunu[3] harekete geçiriyor; uçaklar güverteye döndükten sonra ise gemi grubu yeniden güvenli bölgeye çekiliyor.

Bu taktiğin ne derece etkili olduğu tartışmaya oldukça açık. Uçak gemisi, seyir füzelerinin hedefi olma riski nedeniyle kıyılara fazla yaklaşamıyor.

İran’a uzak mesafelerden saldırmak ise hava filosunun etkinlik düzeyini keskin bir biçimde düşürüyor; zira güverte uçaklarının yakıt ikmali sınırlı olduğundan bölge topraklarının derinliklerine nüfuz etmeleri mümkün olmuyor.

Lincoln için asıl tehlikeyi, gemiye daha hassas bir biçimde yönlendirilebilen insansız hava araçları teşkil edebilir. Elbette bir dron daha az miktarda patlayıcı taşıyor; ancak İHA'ların kitlesel olarak fırlatılması durumunda, uçak gemisinin güvertesine isabet edecek darbeler yangınlara ve üst yapıda[4] tahribata yol açarak uçakların havalanmasını imkansız hale getirebilir.

Bu tür hasarların limana yanaşmadan gemi bünyesinde onarılması mümkün olsa da hava saldırılarının verimliliği bu durumdan ciddi darbe alıyor.

Lincoln'ün İran açıklarında yeniden boy göstermesi, Trump’ın haftalardır reklamını yaptığı ABD kara operasyonu öncesinde bir prova olarak yorumlanabilir.

Nitekim bölgeye üçüncü uçak gemisi olan George Bush sevk edildi ve A-10 tipi taarruz uçakları da oraya konuşlandırıldı. ABD şu an bir kara istilası için vurucu gücünü tahkim etmeye çalışıyor. Amerikan medyasındaki kaynaklar, İsfahan şehrinde bulunan 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyuma el koymak amacıyla bir operasyon düzenleneceğini öne sürüyor.

Ayrıca İran’ın Çin ve diğer Asya pazarlarına yönelik petrol ihracatında kilit halka olan Hark Adası’nın da hedef alınacağı belirtiliyor. Bu hamlelerden hangisinin şaşırtma, hangisinin asıl operasyon olduğu ise belirsizliğini koruyor.

Her halükarda uçak gemileri burada kilit taşı rolü üstleniyor; zira kara birliklerine hava desteği sağlamakla yükümlüler. İranlılar uçak gemilerinin yarattığı tehlikenin gayet farkında.

Bu gemileri kıyılarından uzaklaştırmak için şimdiden belirli bir taktik geliştirdikleri söylenebilir. Buradaki belirleyici faktör, görev grubunun denizdeki konumunu saptayan ve füzelere yön tayin eden uydu verilerine sahip olunması.

Eğer İran bu verilere sahipse, hava desteği sağlayan ABD gemileri için risk katlanarak artıyor. Bir uçak gemisi ne kadar aktif manevra yaparsa yapsın, uydu verileri kullanılarak hasar alması pekala mümkün.

Şu an İran ve ABD arasında bir tür enformasyon savaşı yürüdüğünü söyleyebiliriz. İran, saldırı açıklamalarıyla gemiyi okyanusta gördüğünü ve vuruş mesafesine yaklaştığı takdirde onu imha edebileceğini gösteriyor. ABD istihbaratının ise şu an yoğun bir biçimde İran’ın elinde uydu verisi olup olmadığını, varsa bunların kaynağını ve buna nasıl engel olunabileceğini araştırdığı tahmin ediliyor.

İran’ın ABD ve İsrail ile bir savaşa oldukça iyi hazırlandığı ve ABD’nin kara operasyonu girişimine gerçek bir direnç gösterebileceği söylenebilir.

Amerikalılar bugün itibarıyla, İran’ın elindeki gerçek kuvvetler, imkanlar ve kapasite ile olası bir kara savaşında nasıl bir karşılık verebileceği konusunda ciddi bir öngörü sorunu yaşıyor.


[1] Qadr-380 / Кадр-380: Metinde İran'ın yeni nesil seyir füzesi olarak geçiyor. Kelime anlamı "kadraj", "kare" veya "kadro" gibi anlamlara gelse de, askeri terminolojide özel bir model adıdır. (ç.n.)

[2] Belirli Bir Kare / Определенный Квадрат: Orijinal: определенный квадрат (opredelyonniy kvadrat): Askeri denizcilikte "kvadrat", harita üzerinde belirlenmiş koordinat alanını ifade eder. Stratejik metinlerde operasyon sahasını daraltmak için kullanılan bir tabirdir. (ç.n.)

[3] Hava Filosu / Авиакрыло: Kelime anlamıyla "hava kanadı". Bir uçak gemisindeki tüm uçak ve helikopter birimlerini kapsayan organizasyonel yapı. (ç.n.)

[4] Üst Yapı / Надстройка: Geminin ana güvertesinin üzerinde kalan, kumanda köprüsü gibi bölümleri içeren yapı. Rusçada hem mimari hem de Marksist literatürdeki "üst yapı" (altyapı/üst yapı) için kullanılır. Burada tamamen teknik denizcilik anlamındadır. (ç.n.)