
YDH- Eski CIA analisti Larry C. Johnson, 3 Nisan Cuma günü İran hava savunması tarafından düşürülen ABD F-15E Strike Eagle uçağı ve sonrasında yaşananlara dair resmi açıklamaları mercek altına aldı.
Johnson’a göre, Pentagon’un sunduğu "rutin kurtarma" anlatısı, operasyonun gerçek boyutu hakkında ciddi tutarsızlıklar barındırıyor.
Pilot kurtarma operasyonu aslında doğrudan bir kara harekâtıydı ❮❮❮❮
Olay günü pilot ve Silah Sistem Subayı (WSO) uçaktan fırlatmayı başardı ancak farklı noktalara düştüler.
Pilot, iki Pave Hawk helikopteri tarafından isabet almalarına rağmen Kuveyt’e ulaştırıldı. Ancak WSO için durum çok daha karmaşıktı.
Johnson, burada kritik bir detaya dikkat çekiyor:
"Normalde bir WSO Üsteğmen veya Yüzbaşı rütbesindedir. Ancak bu uçaktaki subay, Ürdün’deki Muwaffaq Salti Hava Üssü’nde Kanat Komutan Yardımcısı olan bir Albaydı. Bu rütbe, neden devasa bir askeri varlığın onu kurtarmak için seferber edildiğini açıklıyor."
Resmi raporlarda WSO’nun bacağının veya ayak bileğinin kırıldığı belirtiliyor.
Johnson, bu noktada mantık sınırlarını zorlayan bir soru soruyor: Bacağı kırık bir kişi, nasıl olur da ıssız bir arazide 5 mil yürüyüp bir dağa tırmanabilir?
Analist, bunun imkansız olmadığını ancak anlatılan hikayenin doğruluğu üzerinde ciddi şüpheler uyandırdığını savunuyor.
Asıl çarpıcı iddia ise enkazın konumuyla ilgili.
Düşen uçakla bağlantılı C-130 uçaklarına ait parçalar, İran’ın uranyum zenginleştirdiği İsfahan nükleer tesisine sadece 35 kilometre mesafede bulundu.
Bu tesadüf, Johnson’ı şu can alıcı soruya itiyor: Tüm bu hareketlilik, aslında İsfahan’daki uranyumu ele geçirmek için düzenlenen ama başarısız olan gizli bir baskının parçası mıydı?
Johnson, analizinde konuyu farklı açılardan ele alan isimlerin görüşlerine de yer veriyor:
• Simplicius (Analist): "Bu operasyon, İran topraklarında ilk kez fiili bir ABD kara varlığını (boots on the ground) doğruladı. Sıradan bir arama-kurtarma gibi sunulsa da, aslında İran derinliklerine sızan büyük bir özel operasyon gücü söz konusuydu."
• Anthony Aguilar (Emekli Özel Operasyon Subayı): Operasyonun Delta Force ve ST-6 gibi elit birimlerin dahil olduğu yüksek riskli bir baskın olduğunu öne süren Aguilar, uçakların zemin yüzünden değil, giriş sırasında isabet aldığını savunuyor:
"MC-130J uçakları toprak veya çamurda ilerleyebilir. Uçaklar muhtemelen uranyumun depolandığı noktaya yakın bir ikmal noktasında yerdeyken hasar gördü."
• Greg Bagwell (Eski RAF Komutanı): Bagwell’e göre neden büyük uçakların kullanıldığı, içlerindeki "Night Stalker" AH-6 Little Bird helikopterlerinde gizliydi. Plan; helikopterlerin havacıyı alıp piste getirmesi, oradan da C-130 ile tahliye edilmesiydi. Ancak pist yüzeyi uçağı taşıyamayınca, helikopterleri bölgeden çıkarmak imkansızlaştı ve tüm hava araçları imha edilmek zorunda kaldı.
Kendi değerlendirmesinde Johnson, F-15E’nin düşmesinin bir "hile" değil, talihsiz bir kaza olduğuna inanıyor.
Ancak WSO’nun sahip olduğu stratejik bilgiler, kurtarma operasyonunu bir "ulusal güvenlik" aciliyetine dönüştürdü.
Analiste göre, bu fiyasko belki de daha büyük bir felaketi önledi:
"Kritik hava araçlarının kaybı ve İsfahan’a yakın gizli pistin açığa çıkması, ABD’li komutanları nükleer materyal ele geçirme planını iptal etmeye zorlamış olabilir."
Sonuç olarak Johnson, 3 Nisan günü satranç taşlarının İsfahan misyonu için dizildiğini, ancak operasyonel güvenlik endişeleri ve yaşanan aksaklıkların bu tehlikeli tırmanışı durdurduğunu ileri sürüyor.