İran’dan, Suudi Arabistan ve BAE’ye uyarı

07 Nisan 2026

Tahran, ABD savaş uçaklarının Körfez hava sahasını kullanarak İran’ı vurduğunu bildirirken, Riyad ve Abu Dabi’ye sert uyarıda bulundu.

YDH- İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika Birleşik Devletleri’nin İslam Cumhuriyeti’ne karşı askeri saldırılar başlatmak için kendi topraklarını ve hava sahasını kullanmasına izin vermemeleri yönünde tavsiyede bulundu.

Her iki ülkeye de saldırgan eylemleri kolaylaştırmama yönündeki “uluslararası sorumluluklarını” hatırlattı.

Pazartesi günü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Güvenlik Konseyi başkanına gönderilen iki ayrı mektupta, İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, ABD savaş uçaklarına ilişkin çok sayıda örneği ayrıntılı biçimde aktardı.

Mektuplarda, söz konusu uçakların İran’daki hedeflere yönelik bombardımanlar için Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri hava sahasını kullandığı ya da bu sahalardan geçtiği belirtildi.

Mektuplara göre, saldırılar ağırlıklı olarak 23, 24 ve 28 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleşti.

İrevani, Suudi Arabistan ile ilgili mektubunda, İran hedeflerine yönelik bombardıman gerçekleştiren bir ABD F-16SV savaş uçağı ile ek saldırılar düzenleyen F-35 ve F-15E uçaklarını da içeren bir düzineden fazla spesifik olayı sıraladı.

Ayrı bir mektupta ise 23 Mart’ta Emirlik hava sahasında faaliyet gösteren bir ABD U-2S keşif uçağı da dahil olmak üzere, Birleşik Arap Emirlikleri’nden kaynaklanan benzer faaliyetler ayrıntılandırıldı.

İrevani, “Devletlerin, topraklarını saldırgan eylemlerin işlenmesi için başkalarının kullanımına sunmalarından doğan uluslararası sorumlulukları ışığında,” İran’ın söz konusu eylemlere “güçlü ve açık bir şekilde itiraz ettiğini” yazdı.

Hem Suudi Arabistan hem de BAE’ye iyi komşuluk ilkelerine uymaları ve topraklarının İran’a karşı daha fazla kullanılmasını engellemeleri çağrısında bulundu.

Büyükelçi, İran’ın her iki ülkenin egemenliğine saygı göstermeye bağlı kaldığını vurguladı. Aynı zamanda “egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve siyasi bağımsızlığını korumak amacıyla, meşru müdafaa hakkını kullanmak da dahil olmak üzere gerekli ve uygun tüm tedbirleri alma konusundaki doğal hakkını saklı tuttuğunu” ifade etti.