Bahreyn'in Hürmüz planı Çin ve Rusya'ya takıldı

07 Nisan 2026

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Bahreyn tarafından sunulan Hürmüz Boğazı tasarısı, Çin ve Rusya’nın veto kararıyla reddedildi.

YDH- Çin ve Rusya’nın, salı günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Bahreyn tarafından sunulan ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin olan karar tasarısına karşı veto hakkını kullandığı bildirildi.

El-Meyadin’in New York muhabiri, tasarıya 11 ülkenin destek verdiğini; Ürdün, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın da bu ülkeler arasında yer aldığını, Pakistan ve Kolombiya’nın ise çekimser kaldığını aktardı.

İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, tasarının amacının “mağduru cezalandırmak ve saldırganları aklamak” olduğunu belirterek, bunun BM Şartı’na aykırı olduğunu ifade etti.

İrevani, “bölgedeki istikrarsızlığın asıl nedeninin saldırganlık olduğunu” dile getirdi ve söz konusu metnin “bölge ülkeleri tarafından değil, Washington tarafından yazıldığını” söyledi.

İrevani ayrıca, tasarının “enerji kaynaklarını ve altyapıyı yok etme yönündeki açık tehditleri dikkate almadığını” belirtti.

Çin ve Rusya’nın tutumunu övdüklerini kaydeden İrevani, bu vetonun “Konsey’in amacından sapmasını engellediğini” ifade etti.

İranlı temsilci, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu ancak “İsrail ve Washington’un bölgeyi tehlikeye attığını, bu nedenle İran’ın bu iki tarafın serbest geçişine izin vermediğini” söyledi.

Ayrıca, “nükleer silah üretimine yaklaşıldığı” iddiasıyla saldırı düzenlendiğini, oysa anlaşmaya çok az kaldığını belirtti.

İrvani, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın saldırıları kınamada başarısız olduğunu ifade etti.

Bu bağlamda, Buşehr Nükleer Tesisi’ne yönelik herhangi bir saldırının “tüm bölgeyi tehdit edeceğini” vurguladı. İran’ın, uluslararası hukuk çerçevesinde “her türlü saldırıya aynı şekilde karşılık vereceği” uyarısında bulundu.

Moskova: Tasarı “yanlış ve tehlikeli”

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, ülkelerinin vetoyu kullanma gerekçesinin tasarının “uluslararası hukuk ve deniz hukuku ile çelişmesi” olduğunu belirtti.

Nebenzya, metni “yanlış ve bölge için tehlikeli” olarak nitelendirerek, tasarının İran’ı “tek tehdit kaynağı” olarak göstermesine dikkat çekti.

Rus temsilci, tasarıda İran’a yönelik saldırılardan hiç söz edilmediğini ifade etti. Ayrıca, metnin İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolünü “uluslararası barışa tehdit” olarak tanımladığını, ancak bunun İran’ın kendi karasularında gerçekleştiğini göz ardı ettiğini söyledi.

Nebenzya, tasarıdan BM Şartı’nın 7. Bölümü’ne yapılan atfın çıkarılmış olmasına rağmen, diğer maddelerin “kötü niyetli şekilde kullanılabileceğini” belirtti.

Metnin coğrafi kapsamının Bab el-Mendeb’e kadar genişletildiğini ve İsrail’in saldırılarının tamamen görmezden gelindiğini kaydetti.

Tasarıyı, Libya’nın yıkımına zemin hazırlayan 1973 sayılı karara benzeten Nebenzya, bunun “saldırganlara yeni bir yetki vereceğini” ifade etti.

Körfez ülkeleriyle dayanışma içinde olduklarını belirten Rus diplomat, ancak “daha büyük risklerin göz ardı edilemeyeceğini” söyledi.

Nebenzya, Hürmüz Boğazı’nın statüsünün yalnızca kıyıdaş ülkeler tarafından belirlenebileceğini vurguladı. İran’a yönelik saldırıların sivil tesisleri de hedef aldığını ve bunun uluslararası hukukun ihlali olduğunu ifade etti.

Ayrıca, tasarının Çin, Pakistan ve Türkiye gibi ülkelerin yürüttüğü barış çabalarını da sekteye uğratacağını belirtti.

Pekin: “Savaş gerilimi tırmandırıyor”

Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaş başlattığını belirtti. Çin’in Körfez ülkelerine yönelik saldırıları ve Hürmüz’ün kapatılmasını desteklemediğini ifade eden Fu, sorunların “barışçıl yollarla ve kök nedenler ele alınarak çözülmesi gerektiğini” vurguladı.

Fu, tasarının “temel nedenleri dikkate almadığını ve yoruma açık ifadeler içerdiğini” söyledi. Washington’un bu metni “gerilimi azaltmak yerine kendi saldırganlığını desteklemek için kullanabileceğini” ifade etti.

Çinli temsilci, tasarının “yangını söndürmek yerine alevleri körüklediğini” belirtti ve ABD ile İsrail’e “saldırıları derhal durdurma” çağrısı yaptı. Aynı zamanda İran’a da Körfez ülkelerine yönelik saldırıları durdurması ve deniz trafiğini diyalog yoluyla kolaylaştırması çağrısında bulundu.

Fu, Çin’in bölgede ateşkes ve uluslararası hukuka saygı temelinde diplomatik çabalarını sürdürdüğünü ifade ederek, Rusya ile birlikte Hürmüz’ün açılmasını ve barışa dönüşü öngören alternatif bir tasarı sunduklarını açıkladı.

Bahreyn tasarısı ve tartışmalı maddeler

Fransız haber ajansına göre Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyani, kararın reddedilmesinden “üzüntü duyduklarını” ifade etti.

Bahreyn’in sunduğu tasarı, Hürmüz’de deniz trafiğinin korunması için “savunma amaçlı güç kullanımına” kapı aralıyordu.

Tasarıda, uluslararası hukuka göre gemi ve uçakların Hürmüz’den serbest geçiş hakkına sahip olduğu vurgulanırken, ülkelerin deniz güvenliğini sağlamak için koordinasyon kurmaları çağrısı yer aldı.

Ayrıca, İran’dan gemilere yönelik saldırıları durdurması talep edildi ve aksi durumda ek önlemler alınabileceği belirtildi.

Önceki taslaklarda BM Şartı’nın 7. Bölümü’ne atıf yapılması gündeme gelmiş, bu da güç kullanımına açık kapı bırakacağı gerekçesiyle Rusya ve Çin’in tepkisini çekmişti.