
YDH- Wall Street Journal'ın Çarşamba günü yayımladığı ve müzakere süreçlerine aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre Tahran yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri ile Pakistan’da yapılması öngörülen kritik görüşmeler için tek bir şart öne sürdü: Lübnan’ın da ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi.
Diplomatik kaynaklar, Tahran’ın arabulucular aracılığıyla ilettiği mesajda yalnızca müzakere şartlarını değil, aynı zamanda bölgedeki stratejik hamlelerini de sertleştirdiğini belirtiyor.
İran medyasında yer alan haberlere göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş yasağı yeniden devreye sokuldu.
Tahran, boğaz üzerinden sağlanan serbest geçiş iznini iptal edebileceği ve hem Körfez ülkelerine hem de İsrail’e yönelik durdurulan saldırıları tekrar başlatabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
Bölgedeki gerilim sadece diplomasi koridorlarıyla sınırlı kalmıyor.
Kimliği açıklanmayan İranlı askeri kaynaklar, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarına karşılık vermek üzere kapsamlı bir harekat hazırlığı içinde olduklarını ifade etti.
İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını artırarak bölgesel ve küresel enerji sevkiyatını yeniden bir pazarlık unsuru haline getirdi.
Öte yandan Washington rejiminden gelen açıklamalar, diplomatik düğümün çözülmesini daha da zorlaştırıyor.
ABD rejimi, mevcut ateşkes taslağında Lübnan’ın yer almadığını net bir dille ifade ederek İran’ın talebine kapıları kapattı.
Washington’ın bu tavrı, hem Pakistan’da yapılması beklenen görüşmelerin geleceğini hem de bölgedeki askeri tırmanışın seyrini derin bir belirsizliğe sürüklemiş durumda.
Ortadoğu, Tahran’ın askeri hamleleri ile Washington’ın diplomatik sınırları arasında kritik bir bekleyişe girdi.