Hegseth’in 'kutsal savaşı'

08 Nisan 2026

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in “kutsal savaş” söylemi tartışma yaratırken, askeri operasyonlara dini anlam yüklemesi Pentagon ve kamuoyunda eleştirilerin odağı haline geldi.

YDH- ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, hafta sonu İran'da düşürülen bir Hava Kuvvetleri pilotunun hayatta kalma ve kurtarma operasyonunu, İsa Mesih'in çarmıha gerilmesi, bir mağaraya gömülmesi ve dirilişi hikayesine benzetti.

Bakan Hegseth, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı: "Cuma günü vuruldu - İyi Cuma. Bir mağarada, bir yarıkta saklandı, tüm Cumartesi günü. Ve Pazar günü kurtarıldı. Paskalya Pazarı güneş doğarken İran'dan uçuruldu. Yeniden doğan bir pilot, herkes evde ve sayılıyor, bir ulus seviniyor. Tanrı iyidir."

Foreign Policy dergisinde yayımlanan analize göre, olayın Paskalya hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle bu dini benzetme “neredeyse kaçınılmaz” görünmekte. Nitekim bu benzetmeyi yapan sadece Hegseth olmadı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de olayı "Paskalya mucizesi" olarak nitelendirdi.

Hegseth'in tartışmalı dini söylemleri

Ancak Foreign Policy analizinde vurgulandığına göre, Hegseth için askeri operasyonu açık bir Hristiyan anlatısıyla donatmak daha geniş bir örüntüye işaret etmekte.

Savaş bakanı olarak, özellikle İran savaşı sırasında, ordunun geniş halkla ilişkiler departmanın tüm kaynaklarını kullanarak aşırı sağcı Hristiyan görüşlerini teşvik etmek için büyük çaba sarf ettiği belirtildi.

Kamu Din Araştırmaları Enstitüsü CEO'su Melissa Deckman, analizde yer verilen değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Hegseth'i önceki savunma bakanlarından ayıran şey, açık Hristiyan dilini kullanma ve Hristiyanlığın çok mezhepçi bir görüşünü Pentagon'a ve söylemlerine getirme istekliliğidir."

Deckman ayrıca, "Hristiyan milliyetçileri, Amerika'nın bir Hristiyan ülkesi olması gerektiği ve Hristiyanların toplumun diğer tüm kesimleri üzerinde egemenlik sahibi olması gerektiği zihniyetine sahiptir." değerlendirmesinde bulundu.

Analizde hatırlatıldığı üzere, Hegseth Amerika'nın bir Hristiyan ülkesi olarak kurulduğunu savunmakta. Ancak tarihçiler, “Kurucu Babaların” din konusunda karmaşık görüşlere sahip olduğunu ve çoğunun dogma yerine rasyonalizm ile aklı vurgulayan 18. yüzyıl dini düşünce okulu olan Deizm'den etkilendiğini belirtmekte.

“Kurucu Babalar” ayrıca, ABD Anayasası'nın Birinci Değişikliği'ndeki kuruluş ve serbest ibadet maddeleri aracılığıyla kilise-devlet ayrılığını yasal olarak tesis etmişti.

Haçlı Seferleri vurgusu ve islamofobik geçmiş

Foreign Policy analizinde belirtildiğine göre, Hegseth'in aşırı sağcı Hristiyan görüşlerini teşvik etme geçmişi Pentagon'daki görevinden çok önce başladı.

Hegseth'in Haçlı Seferleri'ne atıfta bulunma eğilimi olduğu, vücudunda aşırı sağcı gruplarla bağlantılı haçlı simgeleri içeren dövmeler bulunduğu; bunlar arasında bir Kudüs haçı ve Latince "Deus Vult" (Tanrı öyle istiyor) ifadesinin yer aldığı aktarıldı.

Hegseth’in, 2020 tarihli “Amerikan Haçlı Seferi” adlı kitabında şu ifadeler yer almakta: "Biz Hristiyanlar, Yahudi dostlarımız ve onların İsrail'deki olağanüstü ordusuyla birlikte utanmaz Amerikancılığın kılıcını kuşanmalı ve kendimizi savunmalıyız. İslamcılığı, kültürel, politik, coğrafi ve IŞİD gibi kötülükler söz konusu olduğunda askeri olarak geri püskürtmeliyiz."

Aynı kitapta İslam için "barış dini değildir" ifadesini kullanan Hegseth'in, 2015 yılında Ohio'da bir barda sarhoşken "Tüm Müslümanları öldürün!" diye bağırdığı da iddialar arasında yer almakta.

Eleştiriler ve olası ulusal güvenlik riskleri

Analizde, Hegseth'in İran savaşına ilişkin dini söyleminin, Batı medeniyetinin Müslümanlardan korunması gerektiği yönündeki uzun süredir devam eden çabalarının özellikle endişe verici bir örneği olarak görüldüğü bildirildi.

Müslüman Amerikalıları etkileyen politikaların iyileştirilmesini savunan Müslüman Kamu İlişkileri Konseyi'nden Haris Tarin, analizde şu değerlendirmeye yer verdi: "Bu savaşın Armageddon siyaseti ve Hristiyan milliyetçiliğinin çok çirkin bir yüzünü üstlendiğine hiç şüphe yok. Bu birkaç farklı düzeyde son derece korkutucu. Hegseth bu savaşın yüzü haline geldi."

Tarin ayrıca, İran savaşının Müslüman çoğunluklu bir ülkeyle yapıldığını hatırlatarak, "Toplulukları insanlıktan çıkardığınızda ve içsel bir uluslararası tehditten bahsettiğinizde, bağlantı kurduğunuz ve insanlıktan çıkardığınız insanlara karşı denizaşırı bir savaş gündemini itmek daha kolay olur." uyarısında bulundu.

Askeri Din Özgürlüğü Vakfı'nın kurucusu ve başkanı Mikey Weinstein, Hegseth'in aşırı sağcı Hristiyan görüşlerini teşvik etmesinin Amerikan toplumu ve ordusu için uzun vadeli etkilerinden derin endişe duyduğunu ifade etti.

Weinstein, "Bunun terör örgütlerinin propaganda şöleni için, diğer şeylerin yanı sıra, bir malzeme sağladığını" söyledi.

Weinstein, vakfının İran savaşının başlangıcından bu yana, askeri üstlerini kendilerine yapılan brifinglerde savaş söylemi ve İncil'den alıntılar eklemekle suçlayan askerlerden çok sayıda şikayet aldığını bildirdi.

Analizde aktarıldığı üzere, Askeri Din Özgürlüğü Vakfı aracılığıyla Foreign Policy'e ulaşan, bir ordu muharebe tugayıyla yurt dışında görevlendirilmiş bir insan kaynakları başçavuşu, e-posta ile şu ifadeleri kaleme aldı: "Savaş başladığından beri, Ortadoğu'daki komutanların askerlerine Trump'ın tanrı tarafından görevlendirildiğini ve bunun İsa'nın başkalarını sevmeyi ve affetmeyi vaaz etmesine rağmen onların kan susamış versiyonunu geri getirmek için bir savaş olduğunu söylediği birden fazla örnek yaşandı."

Askerin misilleme korkusuyla isminin gizli tutulması istediği kaydedildi.

Eski askeri liderlerden uyarı

Foreign Policy analizinde bildirildiğine göre, Hegseth'in inancını teşvik etme biçimi, eski askeri liderler arasında, “ordunun çeşitliliğini ve dini çoğulculuğunu, bir savaşın ortasında birlik bütünlüğünü tehdit edebilecek şekilde baltaladığına” dair ciddi endişeler yaratmıştır.

ABD ordusundaki yaklaşık 1,3 milyon aktif görevli asker, çok çeşitli etnik ve dini kökenlerden gelmekte.

Analizde atıf yapılan 2019 tarihli Kongre Araştırma Servisi raporuna göre, aktif görevli askeri personelin yaklaşık yüzde 70'i Hristiyan olarak tanımlanırken (yüzde 20'si Katolik, yüzde 18'i Protestan), yaklaşık dörtte biri "diğer/sınıflandırılmamış/bilinmeyen" kategorisinde yer almakta.

Raporda ayrıca, aktif görevli askerlerin yüzde 2'sinden azının Yahudilik, İslam veya Doğu dinlerine mensup olduğu belirtildi.

Ancak muhafazakar düşünce kuruluşu Heritage Vakfı'ndan Steven Bucci, Hegseth'in dini ifadeleri ve uygulamaları nedeniyle maruz kaldığı eleştirilerin "abartılı" olduğunu ve "Trump ile Hegseth arasına bir kama sokmak için bir şeyler bulma 'umuduna' dayandığını" iddia etti.

Eski ABD Ordusu Özel Kuvvetler subayı ve Pentagon yetkilisi Bucci, Hegseth'in dinine sahip çıkmasının askerler arasında bölünme yaratacağı fikrini reddetti.

Bucci'ye göre, Hegseth'in "inançları hakkındaki açıklığını" takdir etmeyen "küçük sayıda asker" olabilir, ancak "çoğunluk onun genel coşkusunu seviyor ve büyük bir kısım kişisel olarak katılıyor."

Bucci, "Bu, kanıt arayan bir 'dava'dır. Bunun bir sorun olmadığına inanıyorum" ifadelerini ekledi.

Analizde, yurt dışında görevli başçavuşa göre, bazı askeri subayların bu dini savaş söyleminin birçok genç erbaş için rahatsız edici olduğu, kendisi gibi astsubayların ise Hegseth'in geçmişte "savaş suçlarının işlenmesini savunması" ve geçen yıl ordu, Hava Kuvvetleri ve Donanma'nın baş yargıç savcılarını (JAG'ler) görevden alması nedeniyle liderliğinden endişe duyduğu belirtildi.

Pentagon'dan savunma ve tarihsel tartışmalar

Pentagon basın sözcüsü Kingsley Wilson yaptığı açıklamada, "Bakan Hegseth, milyonlarca Amerikalı gibi, gururlu bir Hristiyan’dır. Hristiyan inancı ulusumuzun dokusuna derinlemesine işlemiştir ve Başkan George Washington'un Valley Forge'da askerleri için dua etmesi ve Başkan Franklin D. Roosevelt'in II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan askerlerine İncil hediye edip onları okumaya teşvik etmesi gibi Amerika'nın savaş zamanı liderleri tarafından paylaşılmaktadır. Amerikan halkını askerlerimiz için dua etmeye teşvik etmek tartışmalı değildir." ifadelerini kullandı.

Ancak analizde, Washington'un Valley Forge'da diz çöküp dua ettiğini belgeleyen çağdaş bir kanıt bulunmadığı hatırlatıldı.

Ayrıca, kişisel inancını kamusal alanda sergileyip sergilemediğine bakılmaksızın, Valley Forge olaylarının ABD Anayasası'nın yazılmasından ve hükümetin bir din kurmasını yasaklayan Birinci Değişiklik'in onaylanmasından yıllar önce gerçekleştiği vurgulandı.

Roosevelt gerçekten de ABD askerlerini İncil okumaya teşvik etmiş, 1941'de silahlı kuvvetlere dağıtılan kopyalar için yazdığı önsözde İncil'in "birçok inançtan ve farklı kökenden gelen insanlar" için "bilgelik, öğüt ve ilham kaynağı" olduğunu belirtmişti.

Toplu kovmalar ve 'din testi' iddiaları

Foreign Policy analizinde, son günlerde Hegseth'in, ordunun genelkurmay başkanı ve baş papazı Tümgeneral William Green Jr. da dahil olmak üzere, ordunun vizyonuyla uyumlu olmadığı sonucuna vardığı üst düzey subayları bir kez daha işten çıkardığı bildirildi.

Weinstein'a göre, siyahi bir general olan Green'in görevden alınması, onun Hegseth'in ordunun inanç ve mezhep kod sistemini 200'den fazla inanç kodundan 31 dini bağlılık koduna indirme ve askeri papazların üniformalarındaki subay rütbelerini dini sembolleriyle değiştirmelerini talep etme çabalarına ilişkin endişelerine misilleme olarak görünmekte.

Weinstein, "Green, inanç kodlarını 200'den 31'e indirme girişimine karşı ana kurumsal muhaliflerden biriydi. Bu hamle, ateist ve agnostik kodların yanı sıra Wiccan kodlarını da ortadan kaldıracaktır" ifadelerini kullandı.

Geçen hafta Hegseth, dört subayın tümgeneralliğe terfisini engelleyerek ordunun terfi sürecine son derece alışılmadık bir müdahalede bulunmuştu. Etkilenen subaylardan ikisinin kadın, diğer ikisinin ise siyahi olduğu bildirilmişti.

Weinstein, Hegseth'in orduyu heteroseksüel, erkek, muhafazakar Hristiyan ve beyaz olma tercihine uygun hale getirmeye odaklandığını belirterek, "Hegseth, tercih edilen adayın şablonunu oluşturmuştur. Fiili bir din testi yaratmıştır" iddiasında bulundu.

Dini liderlerden sessiz tepki

Analizde dikkat çekici bir şekilde, Hegseth'in “kutsal savaş” söyleminin, yakın zamanda savaş yapan liderlerin dualarını Tanrı'nın reddettiğini söyleyen Papa XIV. Leo'dan “örtülü bir geri tepme” gördüğü belirtildi.

Hegseth kamu önünde "merhameti hak etmeyenlere karşı ezici şiddet eylemi" ve Tanrı'nın "kötülerin dişlerini kırması" için dua etmişti.

Eski Donanma pilotu ve Demokrat Senatör Mark Kelly, "Askerlerin, hükümetin kendilerinden istediği bir görev hakkında böyle düşünmemesi gerektiğini" belirterek, savunma bakanının dini savaş söylemini "oldukça itici" bulduğunu söyledi.

CBS News'e konuşan Katolik Başpiskopos Timothy Broglio ise "Rab İsa'nın kesinlikle bir barış mesajı getirdiğini" ve savaşın her zaman "son çare" olması gerektiğini vurgulayarak, "Bu savaşı Rab tarafından desteklenen bir şey olarak tanımlamanın zor olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Broglio, ABD Askeri Hizmetleri Başpiskoposluğu'nu denetlemekte olup, bu yapı altında askeri papaz olarak görev yapan 200'den fazla rahip bulunmakta.