ABD'de Cumhuriyetçileri seçim korkusu sardı

09 Nisan 2026

ABD'de Cumhuriyetçi çevrelerde, İran savaşıyla birlikte artan yaşam maliyeti ve özellikle akaryakıt fiyatlarının kasım ayındaki ara seçimlerde ağır bir tabloya yol açabileceği değerlendirmesi yapılıyor. Parti içinden isimler, geçici ateşkese rağmen ekonomik etkilerin sürebileceğini ve seçmen davranışını değiştirebileceğini ifade ediyor.

YDH - ABD'de Cumhuriyetçi çevrelerde, İran ile yaşanan savaşın kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Kongre çoğunluğunu kaybetme riskini artırdığı yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor.

Parti içinden isimler, Başkan Donald Trump’ın İran’la gerilimi düşürmeye yönelik adımlarını olumlu karşıladıklarını ifade etse de bu adımların seçim sonuçlarını değiştirmek için yeterli olmayabileceğini belirtiyor.

Cumhuriyetçilerin kamuoyu önünde iki haftalık geçici ateşkes açıklamasını olumlu karşıladığı bir dönemde, partiye yakın deneyimli isimler, savaşın ekonomik etkilerine dikkat çekerek daha olumsuz bir siyasi tabloya işaret ediyor.

Özellikle yaşam maliyeti baskısının ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın, ateşkes sürse dahi haftalar hatta daha uzun süre devam edebileceği değerlendiriliyor.

Beyaz Saray’a yakın ve kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir kişi, değerlendirmesini açık bir ifadeyle dile getirdi. Politico'ya konuşan kaynak, "İran’daki bu savaş, kasım ayında Senato ve Temsilciler Meclisi’ni kaybedeceğimiz gerçeğini neredeyse kesinleştiriyor" ifadesini kullandı.

Cumhuriyetçilerin son dönemde yapılan çeşitli seçimlerde beklenen performansı gösterememesi de bu kaygıları artırıyor. Parti içindeki değerlendirmelerde, ekonomik sorunlara odaklanan seçmenin değişim talebinin güçlendiği ifade ediliyor.

Savaş sona erse bile, akaryakıt ve diğer emtia fiyatları üzerindeki etkilerin sürmesi ve bunun seçim kampanyalarında savunulması gereken bir başlık haline gelmesi bekleniyor.

Arizona’da uzun yıllardır Cumhuriyetçi stratejist olarak görev yapan Barrett Marson, sürecin kısa sürede tersine çevrilemeyeceğini belirterek "Bu gidişatı bir anda tersine çeviremeyiz. Kasım seçimleri söz konusu olduğunda zaman başkanın lehine işlemiyor" dedi.

Trump ve ekibi son aylarda ülkenin ekonomik toparlanmanın eşiğinde olduğunu savunuyordu. Bu toparlanmanın, "One Big Beautiful Bill" (Büyük, Güzel Yasa) olarak adlandırılan yasa paketinin etkilerinin tam olarak hissedilmesiyle daha görünür hale geleceği ifade ediliyordu.

Ancak İran savaşı, bu ekonomik söylemi geri plana itti. Savaşın hem seçmenlerin ekonomik durumunu olumsuz etkilediği hem de yönetimin mesajlarını gölgede bıraktığı belirtiliyor.

İran’ın, küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı bir baskı unsuru olarak kullanması, ülke genelinde akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.

Beyaz Saray yetkilileri ise Trump’ın ateşkes açıklamasının ardından petrol ve doğal gaz fiyatlarında düşüş, borsalarda ise toparlanma görüldüğüne dikkat çekti.

Yetkililer ayrıca vergi indirimleri de dahil olmak üzere ekonomik politikaların etkilerinin henüz seçmenler tarafından tam olarak hissedilmediğini ifade ediyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai yaptığı açıklamada, "Enerji piyasaları istikrar kazanmaya başlarken, tarihi vergi iadesi çekleri gönderilirken ve yönetimin büyüme odaklı gündemi uygulanmaya devam ederken, Amerikalılar en iyisinin henüz gelmediğinden emin olabilir" dedi.

Cumhuriyetçilerin daha karamsar değerlendirmeleri, partinin Trump’ın oy performansının gerisinde kaldığı seçim sonuçlarıyla da örtüşüyor. Bu eğilim salı günü yapılan seçimlerde daha belirgin hale geldi.

Georgia’da Demokrat aday Shawn Harris, Marjorie Taylor Greene’in eski koltuğu için yapılan özel seçimi 12 puan farkla kaybetti.

Ancak bu sonuç, Trump’ın 2024’te aynı bölgede elde ettiği 37 puanlık farkın önemli ölçüde daraldığını gösterdi. Wisconsin’de ise Demokratlara yakın Yüksek Mahkeme adayı açık farkla kazanırken Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bölgelerde de üstünlük sağladı.

Demokratlar, İran savaşı nedeniyle Trump yönetimini eleştirmeye devam ediyor ve artan akaryakıt fiyatlarını seçim kampanyalarının merkezine yerleştiriyor.

Demokratlara yakın Navigator Research tarafından çarşamba günü yayımlanan ankete göre seçmenlerin yüzde 65’i Trump’ın akaryakıt fiyatlarını ele alış biçimine katılmadığını ifade etti.

Ankete katılanların yüzde 71’i ise fiyat artışının İran savaşından kaynaklandığını düşünüyor. Ortalama akaryakıt fiyatının galon başına 4 doların üzerine çıktığı belirtiliyor.

Cumhuriyetçi stratejistler de Demokratların bu söyleminin karşılık bulduğunu kabul ediyor. Georgia’daki bir Cumhuriyetçi stratejist, savaşın aynı zamanda bir "yaşam maliyeti meselesi" olduğunu ifade ederek "Trump bunun sorumluluğunu taşıyacak" dedi.

Aynı stratejist, Trump’ın Georgia’daki seçim kampanyalarına katılımının riskli olabileceğini belirterek, "Georgia genel seçmen yapısını anlayan hiçbir Cumhuriyetçi Trump’ın buraya gelmesini istemez. Özellikle destek oranı yüzde 30’ların ortasındaysa bu çok ağır bir tabloya yol açar" değerlendirmesinde bulundu.

Trump’ın görev onay oranı, New York Times’ın derlediği verilere göre yüzde 39 seviyesinde bulunuyor.

Buna karşılık bazı Cumhuriyetçi stratejistler, ekonominin toparlanması için hâlâ zaman olduğunu düşünüyor. Trump’ın salı gecesi yaptığı açıklamanın ardından ABD petrol fiyatları varil başına yaklaşık 94 dolara geriledi.

Bu rakam, savaş sırasında görülen yaklaşık 113 dolarlık zirvenin altında olsa da savaş öncesi seviyelerin üzerinde kalmaya devam ediyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, çarşamba günü yaptığı açıklamada Trump’ın ekonomik politikalarını anlatmak üzere Arizona ve Nevada’ya gideceğini bildirdi. "Başkanın politikalarının Amerikan halkına nasıl fayda sağladığını doğrudan kendisinden duyacaksınız" dedi.

Michigan’da boş Senato koltuğu için yarışan Cumhuriyetçi aday Mike Rogers da seçimlere kadar sürenin yeterli olduğunu belirtti. "Bu tabloyu düzeltmek için hâlâ çok sayıda fırsat var" dedi.

Rogers, savaşın seçmen üzerindeki etkisine ilişkin olarak, "Bir ülke savaş halindeyken elbette kaygı olur. Ancak seçmenlerin başkanın doğru yönde ilerlediğini ve gerekli adımları attığını düşündüğünü görüyorum" ifadelerini kullandı.

Wisconsin’deki seçim sonuçlarının kendi eyaleti için belirleyici olmadığını da vurgulayan Rogers, "Wisconsin Wisconsin’dir. Michigan Michigan’dır" dedi.

Georgia’dan bir başka Cumhuriyetçi yetkili ise İran savaşı olmasa da ara seçimlerin zaten zorlu geçmesinin beklendiğini belirtti.

Son özel seçim sonuçlarının bu değerlendirmeyi güçlendirdiğini ifade eden yetkili, "Cumhuriyetçiler zaten daha önce görülmemiş düzeyde mücadele etmek zorunda kalacaklarını biliyordu" dedi.

Aynı yetkili, Demokratların sonuçları aşırı yorumladığını düşündüğünü belirterek, "İran’a müdahale etmeden önce de özel seçimleri kaybediyorduk. Bu nedenle kesin bir çıkarım yapmak zor" değerlendirmesinde bulundu.