
YDH- Foreign Policy’de yayımlanan analizde, ABD ile İran arasında gündeme gelen “ateşkesin” ardından petrol fiyatları düşse de enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının aylar, bazı alanlarda ise yıllar alabileceği belirtildi.
Petrol piyasalarında sert düşüş
Ateşkes iddialarının ardından petrol piyasalarında hızlı bir düşüş yaşandığı ifade edildi. New York ve Londra’da ham petrol fiyatlarının yüzde 10’un üzerinde gerilediği, varil fiyatlarının 110–115 dolar seviyesinden 90 dolar civarına indiği kaydedildi.
Ancak bu iyimserliğin “erken ve hatalı” olduğu vurgulandı.
“Piyasalarda normalleşme aylar alacak”
Durumun “kırılgan” olduğu belirtilen analizde, bölgede çatışmaların sürdüğü ve Washington ile Tahran’ın ateşkesin kapsamına dair farklı yorumlara sahip olduğu aktarıldı.
Enerji piyasası uzmanı Natalia Losada’ın değerlendirmelerine yer verilerek, “Enerji akışlarının Nisan sonuna kadar yeniden başlaması temel senaryomuzdur, ancak bu durum henüz hiçbir şeyi değiştirmiyor. İki haftalık bir süreç, Hürmüz Boğazı üzerinden akışların tam olarak yeniden başlaması için yeterli değil.” ifadeleri aktarıldı.
Losada, “kaybedilen tüm arzın bir daha geri getirilemeyeceğini” belirterek, piyasalarda stokların azalmasının fiyatları yüksek tutacağını ifade etti.
Hürmüz Boğazı krizi
Analizde, enerji akışları açısından en kritik noktalardan biri olarak Hürmüz Boğazı gösterildi. Boğazın “fiilen kapalı” olduğu değerlendirmesi yapılırken, İran’ın bu hattı kontrol etmeye devam etmek istediği aktarıldı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ise İran ile boğazın işletilmesi konusunda “ortak girişim” fikrini gündeme getirdiği kaydedildi.
Analizde ayrıca İran’ın, İsrail’in Lübnan’a saldırılarını durdurmadan boğazı açmayacağını belirttiği ifade edildi.
Enerji analisti Richard Bronze, “İran’ın Hürmüz üzerinden gemi trafiği üzerinde önemli kontrolü sürdürmeyi beklediği” değerlendirmesinde bulundu.
Petrol akışı ve küresel etkiler
Analize göre, boğazdaki kısıtlamalar yalnızca ham petrol değil, rafine ürünleri de etkiliyor. Bu durumun özellikle dizel, jet yakıtı ve gübre gibi kritik ürünlerde arz sıkıntısına yol açtığı belirtildi.
Ortadoğu’daki üretim kesintilerinin yanı sıra, küresel rafineri kapasitesinin de zarar gördüğü ifade edildi.
Avrupa’nın, düşen ithalat nedeniyle stoklarını tüketmek zorunda kalacağı ve bunun da fiyatları yüksek tutacağı kaydedildi.
“Avrupa bir kırılma noktasında” değerlendirmesi yapılırken, talebin artmasına rağmen arzın sınırlı kalacağı vurgulandı.
LNG piyasasında uzun süreli etkiler
Analizde sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasalarına da dikkat çekildi.
Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar’ın üretiminin yeniden toparlanmasının haftalar hatta aylar sürebileceği belirtildi.
Ayrıca, İran’ın misillemelerinin Katar’daki büyük bir LNG tesisine zarar verdiği ve bunun küresel LNG kapasitesinin yaklaşık yüzde 6’sını devre dışı bıraktığı ifade edildi.
Bu durumun etkilerinin “yıllar sürebileceği” kaydedildi.
Enerji krizinin insani boyutu
Analizde enerji krizinin yalnızca ekonomik değil, insani sonuçları olduğuna da dikkat çekildi.
Eurasia Group’un değerlendirmelerine atıfla, Asya’da enerji şokunun okul kapanmalarına ve çalışma saatlerinin kısalmasına neden olduğu belirtildi.
Gıda fiyatlarının ise Türkiye ve Mısır gibi ülkelerde kırılgan kesimler için yüksek kalmaya devam edeceği ifade edildi.
“Eski düzen geri gelmeyecek”
Oxford Institute for Energy Studies’ın değerlendirmesine göre, Avrupa’nın rafineri kapasitesindeki düşüş ve ithalat azalması kıtada ekonomik baskıyı artırıyor.
Enerji uzmanı Losada, “Avrupa bir acı noktasında” değerlendirmesini yaparken, stokların yeniden doldurulmasının daha fazla talep ve yüksek fiyat anlamına geleceğini belirtti.
Üretim yeniden başlatılamıyor
Analizde, Körfez ülkelerinde üretimin yeniden başlamasının uzun zaman alacağı ifade edildi.
Wood Mackenzie verilerine göre, Irak’ın üretimi eski seviyesine dönmesinin 6 ila 9 ay sürebileceği kaydedildi.
Kuveyt gibi diğer ülkelerde de sürecin aylar alacağı belirtildi.
“Piyasalarda erken iyimserlik”
Analizin sonunda, enerji piyasalarında “şampanya mantarlarının erken patladığı” değerlendirmesi yapıldı.
Ateşkesin yürürlükte kalsa bile, enerji piyasalarının normale dönmesinin aylar alacağı ve bunun dünya genelinde etkiler yaratmaya devam edeceği ifade edildi.
Bu durumun, ateşkesin en iyi senaryosunda bile geçerli olduğu vurgulandı.