İslamabad tiyatrosunda üyeler ve tarih netleşiyor

09 Nisan 2026

Pakistan’ın başkenti İslamabad, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında gerçekleşecek kritik bir diplomatik zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

YDH- İran-ABD müzakerelerinin İslamabad ayağına ilişkin ayrıntılar netleşti: El-Meyadin'in ulaştığı gayriresmi kaynaklar, görüşmelerin takvimi ve katılımcı profili hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Daha önce kamuoyuna yansıyan söylentilerin aksine, İslamabad'daki İran-Amerika görüşmelerinin Cuma günü değil, Cumartesi günü gerçekleştirileceği bildirildi.

Görüşmelere katılacak heyetler, sürecin her üç başkent tarafından da en üst seviyede ciddiyetle ele alındığını gösteriyor:

Ev sahibi sıfatıyla görüşmelere Başbakan Şehbaz Şerif başkanlık edecek. Heyette ayrıca Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ile Pakistan Ordusu Genelkurmay Başkanı Mareşal Seyyid Asim Munir yer alıyor.

Tahran yönetimi, masaya Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Tahtrevançi gibi kilit isimleri gönderiyor.

Washington rejimini ise ABD Başkan Yardımcısı Jay D. Vance, Beyaz Saray Özel Temsilcisi Steve Witkoff, eski başkanlık danışmanı Jared Kushner ve Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Başkanı Brad Cooper temsil edecek.

 

İslamabad tiyatrosu: 'Arabulucu ülke' kılıfında bir kukla ile yenilmiş bir hegemon

İslamabad Görüşmeleri, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in sosyal medya (X) üzerinden ABD Başkanı Donald Trump’a yaptığı 'sürpriz bir çağrıyla' başladı.

Şerif, Ortadoğu’da yükselen tansiyonu düşürmek için ABD’nin İran’a tanıdığı süreyi 2 hafta uzatmasını ve geçici bir ateşkes ilan edilmesini önerdi.

Ancak bu paylaşımda çok kritik bir hata yapıldı. Mesajın en başında "Taslak - Pakistan Başbakanı’nın X Mesajı" notu unutulmuştu.

Bu durum, mesajın Pakistan Başbakanı tarafından değil, ona dışarıdan (muhtemelen ABD yönetiminden) gönderilen hazır bir metin olduğunu, Başbakan'ın ise bu metni yanlışlıkla olduğu gibi kopyalayıp paylaştığını ortaya çıkardı.

Bu teknik hata, aslında göründüğünden çok daha derin bir planın parçasıydı. Olayın gelişimi şu şekilde ilerledi:

• Trump’ın stratejisi: ABD Başkanı Trump, İran ile bir anlaşma yapmak istiyor ancak kendi seçmenine karşı "taviz veren, yenilen lider" konumuna düşmek istemiyordu. Bu yüzden ateşkes teklifinin kendisinden değil, "arabulucu" bir ülkeden (Pakistan) gelmesini planladı.

• Dikte edilen mesaj: New York Times ve dijital izler, metnin bizzat Beyaz Saray tarafından hazırlandığını ve onaylandığını doğruladı. Yani Trump, Pakistan Başbakanı’na "Bana halkın önünde bu şekilde çağrı yap, ben de kabul edeyim" demiş oldu.

• İran’ın hamlesi: İran 10 maddelik şartlarını (yaptırımların kalkması, nükleer haklar, Lübnan'da ateşkes vb.) masaya koyarak bu 2 haftalık süreyi bir zafer olarak nitelendirdi.

• Bölgesel destek: Bu gizli diplomasi trafiğinde Türkiye ve Mısır gibi ülkelerin de arka planda kolaylaştırıcı roller üstlendiği anlaşıldı.

Bu diplomatik mizansenin sonunda ortaya şu tablo çıktı:

• Trump açısından: Yenilgi imajından kurtulmak için "Müttefiklerimin ricasını kıramadım, barışa bir şans veriyorum" diyerek zaman kazandı ve askeri gücünü hala bir tehdit olarak masada tutmayı başardı.

• Pakistan açısından: Başbakan Şerif’in yaptığı "kopyala-yapıştır" hatası, Pakistan’ın bağımsız bir arabulucudan ziyade, ABD’nin direktiflerini uygulayan bir aktör gibi görünmesine neden olarak prestij kaybına yol açtı.

• Genel durum: 2 haftalık geçici bir ateşkes sağlandı ancak bu barış oldukça kırılgan. Taraflar silah bırakmış değil; sadece bir sonraki hamleleri için masada karşılıklı kozlarını paylaşıyorlar.