
YDH- Tesnim Haber Ajansı’na konuşan üst düzey bir kaynak, İran’ın bölgesel krizin geleceğine ilişkin stratejik yol haritasını ve olası askeri-politik senaryolarını paylaştı.
Tahran'ın bugüne kadar imza attığı tüm uluslararası anlaşma ve taahhütlere sadık kaldığını belirten kaynak, buna karşın gelecekteki tüm ihtimallerin titizlikle takip edildiğini ve uygun zaman ile zeminde gerekli hamlelerin yapılacağını vurguladı.
İranlı kaynağa göre, mevcut krizin çözümü için öncelikli ve yalın senaryo; ABD ve müttefiklerinin ateşkese tam bağlılık göstererek, İran ile direniş cephesini memnun edecek bir anlaşmayı makul bir sürede kabul etmesi.
Ancak Tahran, bu olumlu beklentinin yanı sıra Washington’ın farklı stratejiler izleme ihtimalini de göz önünde bulunduruyor.
Kaynağın dikkat çektiği riskli senaryolardan biri, ABD'nin müzakere sürecinde engelleyici bir rol üstlenerek İran ve müttefiklerinin haklarını güvence altına alacak bir sonuca ulaşılmasını sabote etmesi üzerine kurulu.
Bu plan dahilinde Washington'ın, kendisini doğrudan bir çatışmanın dışında tutmaya çalışırken, İsrail’i İran ve Lübnan ile süregelen savaşın içinde tutmaya devam edebileceği öngörülüyor.
Açıklamada, Washington yönetiminin İsrail’in saldırganlığından doğacak sonuçlardan muaf tutulmasının mümkün olmadığı ifade edildi.
Karşı tarafın ihlalleri veya makul sürede tarafları tatmin eden bir anlaşmaya varılamaması nedeniyle geçici ateşkesin sona ermesi durumunda, çatışmaların boyut değiştireceği bildirildi.
Kaynak, böyle bir tabloda ABD'nin bölge genelindeki tüm menfaatlerinin -ateşkes öncesinde olduğu gibi- yeniden hedef alınacağı uyarısında bulundu.
Düşman hattının önünde iki net seçenek olduğunu belirten kaynak, mesajını şu sert ifadelerle tamamladı:
"Ya İran ve Direniş Ekseni'ni tatmin edecek adil bir anlaşma masada kabul edilecek ya da ABD ve İsrail sahadaki ateş hattına geri dönecek."