Galibaf'tan müzakerelerin başlaması için 2 şart

10 Nisan 2026

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, sürecin başlayabilmesi için Lübnan’da mutlak ateşkesin sağlanması ve İran’a ait bloke varlıkların koşulsuz şekilde serbest bırakılmasını temel şart olarak açıkladı.

YDH- İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda gerçekleştirilmesi planlanan tarihi müzakereler, Lübnan’daki askeri gerilimin tırmanması ve Tahran’dan gelen sert ön şart açıklamalarıyla belirsizliğe gömüldü.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, müzakere sürecinin başlatılabilmesi için Tahran’ın kırmızı çizgilerini ilan ederek iki temel şart sundu: Lübnan’da mutlak bir ateşkesin tesisi ve İran’ın bloke edilen varlıklarının ön koşulsuz serbest bırakılması.

Galibaf'ın açıklamasında şunlar yer aldı: 

''Taraflar arasında karşılıklı mutabakatla kararlaştırılmış iki tedbir henüz hayata geçirilmemiştir: Lübnan’da bir ateşkesin sağlanması ve İran’ın bloke edilmiş varlıklarının, müzakerelerin başlamasından önce serbest bırakılması. Müzakerelerin başlayabilmesi için bu iki hususun öncelikle yerine getirilmesi gerekmektedir.''

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan, Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’da 300’den fazla sivilin ölümüne yol açan şiddetli hava saldırılarının ardından diplomasi trafiğine yönelik şüphelerini dile getirdi.

Pizişkiyan, Lübnan savaşının başlangıcından bu yana yaşanan en kanlı saldırıların gölgesinde ABD ile yapılacak bir görüşmenin “anlamsız” hale gelebileceği uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai ise müzakerelerin kaderinin, Washington’ın özellikle Lübnan cephesindeki ateşkes yükümlülüklerine sadık kalmasına bağlı olduğunu vurguladı.

Meclis Başkanlık Divanı Üyesi Ahmed Nadiri de benzer bir duruş sergileyerek, “Lübnan ve ateşkes masada olmadığı sürece müzakere gerçekleşmeyecektir,” ifadelerini kullandı.

Aracı ülke Pakistan, diplomasi trafiği için İslamabad’da olağanüstü güvenlik önlemleri aldı.

Perşembe ve Cuma günlerini resmi tatil ilan eden hükümet, müzakere heyetleri için ayrılan lüks otelleri tamamen tahliye ederek şehri adeta bir “hayalet kente” dönüştürdü.

Pakistan makamları ateşkesin Lübnan dâhil tüm bölgeleri kapsadığını duyurmuş olsa da, ABD ve İsrail kanadından gelen çelişkili açıklamalar sahadaki belirsizliği artırıyor.

ABD tarafında müzakere heyetinin Başkan Yardımcısı Jay Dee Vance, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner tarafından yönetilmesi bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, NBC News’e verdiği mülakatta bir barış anlaşmasına varılması konusunda “büyük iyimserlik” içerisinde olduğunu belirtse de, İran resmi medyası müzakerelere dair sessizliğini koruyor.

İran’ın Tesnim Haber Ajansı, müzakere heyetinin İslamabad’a ulaştığına dair haberleri yalanlayarak, ABD’nin ateşkes yükümlülüklerini ihlal etmesi durumunda sürecin askıya alınacağını duyurdu.

Diplomatik kördüğümün en kritik noktalarını nükleer program ve stratejik su yolları oluşturuyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, uranyum zenginleştirme faaliyetlerine kısıtlama getirilmesi taleplerini “gömülecek bir hayal” olarak nitelendirerek geri çevirdi.

Öte yandan, ateşkes şartlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması maddesi de henüz hayata geçmedi.

Boğazdaki deniz trafiğinin neredeyse tamamen durması üzerine Trump, İran’ı bu dosyada “kötü bir iş çıkarmakla” suçladı.