
YDH- Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, ''fedakar ve azimli'' diye nitelediği Lübnan halkına hitaben yayımladığı mesajda, sahadaki askeri gerçekliklere ve İsrail saldırılarının seyrine dair kritik açıklamalarda bulundu.
Şeyh Naim Kasım, ''İsrail'in direniş kahramanlarıyla sahada göğüs göğüse mücadele edemediğini; işgal güçlerinin mücahitlerin pusularına düşmesi ve askeri araçlarının köylerin eteklerinde imha edilmesi'' nedeniyle, defalarca ilan edilen kara harekâtının gerçekleştirilemediğini teyit etti.
Şeyh Naim Kasım, Lübnan halkına hitaben yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Sadık erkeklerin, kadınların, çocukların ve mücahitlerin şehadeti dolayısıyla sabırlı Lübnan halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum; Allah'ın izniyle bu temiz kan, acımasız 'İsrail-Amerikan' düşmanına karşı yürütülen mücadelede gurur ve zaferin bir unsurudur."
Hizbullah Genel Sekreteri, ''işgalci gücün stratejik bir kafa karışıklığı yaşadığını'' belirterek, İsrail'in hedeflerini defalarca değiştirdiğine dikkat çekti.
Şeyh Naim Kasım, İsrail varlığının bazen Litani Nehri’ne ulaşmayı, bazen sınırlı bir ilerlemeyi, bazen de sadece ateşle kontrol sağlamayı hedeflediğini açıkladı.
40 günü aşan saldırılar boyunca işgalin; füzelerin, top mermilerinin ve insansız hava araçlarının Hayfa ve ötesindeki yerleşim yerlerine ulaşmasını engellemede mutlak bir başarısızlığa uğradığını vurguladı.
Düşmanın, mücahit hareketinin direniş yöntemleri, esnekliği ve savunma kabiliyetleri karşısında büyük bir şaşkınlık içinde olduğunu kaydeden Direnişin Genel Sekreteri, sahadaki gerçekliğe dair şu çarpıcı tespitte bulundu:
"Yüz bin İsrail askerinin seferber edilmesi düşmanın işgaline yardımcı olmayacak, aksine onları ceset ve enkaza dönüştürecektir."
Şeyh Naim Kasım, ''sahada kalan işgal askerlerinin büyük bir terör ve korku içinde yaşadığını; kaderlerinin ise öldürülmek, esir alınmak veya geri çekilmek arasında belirsizleştiğini, zira güneydeki kutsal topraklara yerleşmelerinin imkânsız olduğunu'' belirtti.
İşgal güçlerinin sahadaki askeri yetersizliğini örtbas etmek adına sivilleri hedef alan kanlı suçlara başvurduğunu ifade eden Şeyh Naim Kasım; Beyrut, banliyöler, güney, Bekaa Vadisi ve Lübnan Dağı'ndaki saldırılara değindi.
Lübnan halkının düşmanın beklentilerinin ötesinde bir güç ve direnç sergilediğini belirten Genel Sekreter, yerinden edilen vatandaşların birer gurur ve moral örneği teşkil ettiğini, onları barındıranların ise "vatandaşlığın ve insanlığın en yüce anlamlarını" sergilediğini vurguladı.
İsrail'in 40 gündür yalnızca başarısızlık biriktirdiğini ve yerleşim birimlerinin planlarındaki karmaşa sebebiyle "acı ve dehşet içinde inlediğini" aktaran Şeyh Naim Kasım, işgal yetkililerinin her gün savurduğu yüksek tonda tehditlerin etkisinin düşük olduğunu söyledi.
''Cephedeki mücahitler, Siyonist hayalleri paramparça eden aşılmaz bir engeldir'' dedi.
Direnişin son nefese kadar süreceğini ve gençlerin sahaya atılma yarışının bir umut ışığı olduğunu vurgulayan Şeyh Naim Kasım, Lübnan’ın egemenliği için hayati önem taşıyan şu hususların altını çizdi:
• Direnişin asla önceki statükoya geri dönmeyi kabul etmeyeceğini ilan etti.
• İlgili yetkililere, müzakere süreçlerinde "bedava tavizler" vermeyi bırakmaları çağrısında bulundu.
• Ülkeyi korumak ve işgalciyi kovmak için "Devlet, Ordu, Halk ve Direniş" arasındaki bütünleşme denkleminin zaruretine vurgu yaptı.
Şeyh Naim Kasım, mesajını sonlandırırken, bu topraklardaki insanların tehditlerden veya silahlardan korkmayacak bir irade ve inanca sahip olduğunu belirterek, Kur'an-ı Kerim'den şu ayeti aktardı:
"Allah şöyle buyurmuştur: 'Ben ve elçilerim mutlaka galip geleceğiz.' Şüphesiz Allah kudretli ve yücedir."
Genel Sekreter'in bu açıklamaları; Hizbullah'ın işgal altındaki topraklarda operasyonlarını yoğunlaştırdığı ve İsrail’in ateşkes ihlallerine karşılık verdiği kritik bir dönemde geldi.
Direniş kanadı, ateşkese sadık kaldığını ancak düşmanın süregelen ihlalleri ve İsrail-Amerikan saldırganlığı tamamen sona erene kadar saha müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu teyit ediyor.