
YDH- Ketaib Hizbullah Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, Cumartesi günü yaptığı kapsamlı açıklamada, geride kalan 40 günlük savaşın bölgedeki güç dengelerini kalıcı olarak değiştirdiğini savundu.
El-Hamidavi, bu sürecin "küresel emperyalizmin kibrini" kırdığını belirterek, Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin artık direnişin dayattığı yeni gerçekliklerle yüzleşmek zorunda olduğunu kaydetti.
Ketaib Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, emperyalizm cephesinin halkın iradesi ve savaşçıların direnci karşısında sarsıldığını vurgulayan el-Hamidavi, şu ifadeleri kullandı:
"Halkın sarsılmaz iradesi ve cesur savaşçılarımızın kudreti, emperyalizm cephesini çöküşe sürüklemiştir. Bu destansı mücadele, Siyonist-Amerikan bloğunu ve bölgedeki destekçilerini stratejik bir yenilgiye uğratmıştır.''
El-Hamidavi, ABD-İsrail ve vekil devletlerin artık eskisi gibi serbest hareket edemediğini; karşı tarafın hamlelerinin maliyetli hale geldiğini ve bir tür yeni caydırıcılık dengesinin oluştuğunu kaydetti:
''Direniş Ekseni'nin kararlılığı, ABD’yi daha önce tecrübe etmediği yeni bir denklemi kabul etmeye zorlamış; bu 40 günlük süreç, dünya özgür halklarının hafızasına büyük bir zafer olarak kazınmıştır."
Savaşın mevcut aşamasının bir safhayı noktaladığını ancak mücadelenin bitmediğini hatırlatan el-Hamidavi, mevcut durumu "küllerin altında tüten közlere" benzetti.
Bu mücadelenin tek bir turla sınırlı olmadığını, aksine ebedi ve varoluşsal bir karakter taşıdığını belirten Genel Sekreter, saflaşmanın netleştiğini ve bu kavganın tarihsel bir süreklilik arz ettiğini vurguladı.
"Cephelerin birliği" ilkesinin artık tartışılamaz bir gerçeklik haline geldiğine dikkat çeken el-Hamidavi, bu ittifakın yeni aktörler ve coğrafyalarla genişlediğini ifade etti.
Hizbullah'ın askeri kapasitesine de değinen el-Hamidavi, şu uyarıda bulundu:
"Gelişen şartlar, cephaneliğimizi mevcut aşamanın gereksinimlerini karşılayacak, daha yüksek caydırıcılığa sahip silahlarla tahkim etmemizi zorunlu kılmaktadır. Gözümüz tetikte, ellerimiz ise silahtadır. Düşmanla saf tutanlar bilsinler ki; bu tehlikeli oyuna dahil olanların kazancı yalnızca hüsran olacaktır."
Açıklamasının sonunda dini otoritelere ve halklara seslenen el-Hamidavi, kutsal değerleri koruma ve şehitlerin mirasını tamamlama sözü verdi.
Irak, İran, Lübnan ve Yemen halklarının gösterdiği direncin dünyayı hayrete düşürdüğünü belirterek bu halklara şükranlarını sundu.
El-Hamidavi ayrıca; sahada çarpışan savaşçıların yanı sıra sürece entelektüel ve medya desteği veren gazeteci, yazar ve analistlerin çabalarını da takdir etti.
"Bize katılmayan zafer kazanamaz" diyerek birliktelik vurgusu yapan Genel Sekreter, bu kişileri onurlandırmanın ve korumanın kendileri için bir sorumluluk olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.