
YDH- Avrupa’nın önde gelen bankaları ve varlık yönetim şirketleri, ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir’e yönelik yatırımlarını son bir yılda “ciddi biçimde” artırdı.
El País’in, Follow The Money koordinasyonunda yürütülen uluslararası bir soruşturmaya dayandırdığı habere göre, bu artış şirketin insan hakları ihlalleriyle bağlantılarına yönelik tartışmalara rağmen gerçekleşti.
İnsan hakları tartışmaları gölgesinde büyüyen yatırım
Palantir’in, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ile işbirliği yaptığı ve işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail ordusuna hizmet verdiği belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü, 2020 yılında şirketin uluslararası insan hakları standartlarına uymadığını açıklamıştı.
Ayrıca, danışmanlık firması MSCI, son değerlendirmesinde şirkete “sivil özgürlükler” ve “insan hakları” alanında 10 üzerinden 2 puan verdi.
Buna rağmen 100’den fazla büyük Avrupa bankası, varlık yöneticisi, sigorta şirketi ve emeklilik fonu, son bir yılda Palantir’deki toplam paylarını yüzde 60’tan fazla artırdı.
Bu yatırımların toplam piyasa değeri, 2024 boyunca hisse fiyatındaki hızlı yükselişin etkisiyle neredeyse dört katına çıktı ve 2025 sonu itibarıyla 27 milyar dolara ulaştı.
Avrupa’daki en büyük yatırımcılar
Norveç’in egemen varlık fonu, 2024 ile 2025 arasında Palantir’deki payını yüzde 60 artırarak 2025 Aralık sonu itibarıyla yaklaşık 29 milyon hisseye ulaştı.
Fonun toplam değerinin 5,1 milyar dolar olduğu ve bunun Avrupa’daki en büyük yatırım pozisyonu olduğu kaydedildi.
Fransız varlık yönetim şirketi Amundi yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımla ikinci sırada yer alırken, İngiliz sigorta şirketi Legal & General 2,5 milyar dolarlık payla onu izledi.
Büyük bankalar arasında Barclays 2,2 milyar dolar, Deutsche Bank 2 milyar dolar, BNP Paribas 1 milyar doların üzerinde, Swiss National Bank 1,1 milyar dolar ve Hollandalı varlık yöneticisi Cardano yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım yaptı.
Askeri teknoloji ve güvenlik ağları
Palantir, özellikle büyük veri analizi ve güvenlik odaklı yazılımlarıyla biliniyor. Şirketin “Maven Smart System/ Maven Akıllı Veri Sistemi” adlı platformunun, Pentagon tarafından gizli verilerin işlenmesi, hedef tespiti, operasyon planlaması ve insansız hava araçları ile füze yönlendirme süreçlerinde kritik rol oynadığı ifade edildi.
Uluslararası medya kuruluşlarının bazı raporlarında Palantir teknolojisinin son dönemde İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarında kullanıldığı belirtildi.
2024 yılında şirketin İsrail ordusuyla Gazze’deki operasyonları desteklemek üzere stratejik bir anlaşma imzaladığı, ABD’de ise ICE’nin en az 2020’den bu yana yazılımlarını göçmen ailelerin tespitinde kullandığı aktarıldı.
Şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Peter Thiel’in demokrasi karşıtı görüşleriyle tanındığı ve Donald Trump’ın önemli destekçileri arasında yer aldığı belirtildi.
Avrupa hükümetleriyle bağlantılar
Bazı Avrupa hükümetlerinin de Palantir teknolojisini kullandığı ifade edildi. İspanya Savunma Bakanlığı’nın 2022 yılında şirketle 16,5 milyon avroluk bir sözleşme imzaladığı ve bunun kamu ihalesi yapılmadan gerçekleştiği bildirildi.
Almanya’da ordunun siber güvenlik biriminin Palantir’in hassas savunma verilerinin kullanımı konusunda uyarı yayımladığı, Hollanda’da ise ordunun yazılımı gizli askeri operasyonlarda kullandığı aktarıldı.
Francesca Bria, şirket için “Palantir klasik anlamda özel bir şirket değil; ABD ulusal güvenlik aygıtının bir uzantısıdır.
Avrupa hükümetleri bu araçları satın aldığında yalnızca yazılım değil, aynı zamanda egemenlik de devredilir” değerlendirmesinde bulundu.
Sınırlı geri çekilmeler ve etik tartışmalar
Bazı Avrupa yatırımcılarının ise Palantir’den çekildiği belirtildi. Norveçli varlık yöneticisi Storebrand, Ekim 2024’te 24 milyon dolarlık hissesini satarak şirketin Filistin topraklarında gözetim faaliyetlerine katkı sağladığını gerekçe gösterdi.
Norveç’in en büyük emeklilik fonu olan KLP Pension ise Gazze’de kullanılan silahları İsrail’e satan şirketleri portföyünden çıkardığını açıkladı. Ancak bu adımların sınırlı kaldığı ifade edildi.
Soruşturma, Avrupa finans kurumlarının etik yatırım söylemleri ile fiili yatırımları arasında belirgin bir çelişki bulunduğunu ortaya koydu.
Palantir teknolojisinin İran’a yönelik savaşta ve Filistin topraklarındaki operasyonlarda kullanıldığı bildirilirken, Avrupa sermayesinin bu süreçlere dolaylı katkı sağladığı belirtildi.