WSJ: Devrim Muhafızları filosu Hürmüz Boğazı'nda kontrolü koruyor

12 Nisan 2026

ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında düzenli donanmanın büyük bölümünün imha edildiği iddiasına rağmen, Hürmüz Boğazı'nı denetleyen Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) filosunun büyük oranda operasyonel kaldığı bildirildi.

YDH - ABD'nin İran'a yönelik gerçekleştirdiği saldırılarında neticesinde İran düzenli donanmasının önemli bir kısmının imha edildiği idda edilse de Hürmüz Boğazı'nı kontrol altında tutan Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı kilit kuvvetlerin operasyonel kabiliyetini koruduğu bildirildi.

The Wall Street Journal gazetesinin aktardığı verilere göre, stratejik öneme sahip boğazdaki deniz trafiğini denetleyen bu güçler görevlerini sürdürüyor.

İran'ın düzenli deniz kuvvetlerinden farklı olarak Devrim Muhafızları Ordusu filosunun stratejisi, küçük süratli tekneler, deniz mayınları ve füze sistemlerine dayanıyor.

Haberde, söz konusu asimetrik kuvvetlerin Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini kontrol altında tutmaya devam ettiği belirtildi.

Washington Enstitüsü bünyesinde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Farzin Nadimi, Devrim Muhafızları bünyesindeki süratli teknelerin yüzde 60'ından fazlasının sağlam durumda olduğunu ve bu araçların bir tehdit unsuru olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

Nadimi, bu deniz araçlarının kıyı hattı boyunca dağılmış olmaları ve sıklıkla yer altı sığınaklarında gizlenmeleri nedeniyle tespit edilmelerinin ve imha edilmelerinin güç olduğunu kaydetti.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği savaş öncesine göre büyük oranda azaldı

İran yönetimi, geçici ateşkesin ardından yaptığı uyarılarda, Hürmüz Boğazı'ndan Devrim Muhafızları'nın izni olmaksızın geçen tüm gemilerin imha edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.

Anlaşmanın ardından geçen ilk gün içinde boğazı sadece dört geminin geçtiği kaydedildi. Bu rakam, son bir ayın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

Gazetenin kaynaklarına göre Tahran yönetimi, savaş öncesinde günlük 100'ü aşan gemi trafiğini günde yaklaşık 10 gemi ile sınırlandırmayı hedefliyor.

İran ayrıca bölgede gemisavar mayınların bulunabileceğine dair uyarılarda bulunarak, gemilere rotalarını Devrim Muhafızları ile koordine etme önerisinde bulundu.

Bu durum, bölge sularına mayın döşenmiş olabileceğine dair ilk dolaylı sinyal olarak değerlendirildi. Eski bir Pentagon yetkilisi olan David Des Roches, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "İran'ın asimetrik stratejisi çalışıyor" ifadesini kullandı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) iddiasına göre, saldırılarda aralarında fırkateynler, mayın dökme gemileri ve en büyük savaş gemilerinden birinin de bulunduğu 155'ten fazla İran deniz aracı imha edildi. Bu operasyonlar kapsamında bir Amerikan denizaltısının, İran'a ait IRIS Dena savaş gemisini batırdığı bilgisi paylaşıldı.

Ancak analistler, düzenli donanmadaki bu kayıpların İran'ın boğaz üzerindeki kontrolünü yitirmesine yol açmadığını belirtiyor.

Devrim Muhafızları'na ait küçük tekneler, insansız deniz araçları ve füze bataryalarının, Tahran'ın deniz trafiği üzerindeki baskısını sürdürmesine imkan tanıdığı aktarıldı.

İzleme birimlerinin verilerine göre, şubat ayı sonundan bu yana ticari gemilere yönelik en az 50 saldırı gerçekleştirildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı eski komutan yardımcısı Robert Harward, İran'ın deniz gücünün yüzde 80 ile 90'ını kaybettiği yönünde bir değerlendirmede bulundu.

Bununla birlikte Harward, geride kalan kuvvetlerin en büyük zorluğu teşkil ettiğini vurgulayarak, "Son yüzde 10'luk kısım, en zor olanıdır" açıklamasını yaptı.

Daha önce Wall Street Journal'da yayımlanan başka bir haberde, İran'ın hala önemli bir füze potansiyeline sahip olduğu ve yer altı depoları ile hasar görmemiş fırlatma sistemleri sayesinde kapasitesinin bir kısmını yeniden inşa edebileceği belirtilmişti.

Veriler, Tahran'ın elinde halen binlerce kısa ve orta menzilli balistik füze bulunduğuna işaret ediyor.

Öte yandan Reuters haber ajansının ABD istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Amerikan ordusunun İran'a ait füze ve insansız hava aracı (İHA) cephaneliğinin yalnızca üçte birini imha edebildiği kaydedilmişti.

Mevcut füzelerin diğer üçte birlik kısmının durumu ise belirsizliğini koruyor. Bu mühimmatın saldırılarda hasar görmüş olabileceği, imha edilmiş olabileceği ya da yer altı tünelleri ile sığınaklarda gizlenmiş olabileceği ihtimalleri üzerinde duruluyor.

Bu verilerin, Tahran'ın elinde "çok az füze kaldığını" belirten Başkan Donald Trump'ın açıklamalarıyla çeliştiği vurgulanıyor.