Senatör Kaine: Trump'ın nükleer anlaşma kararı tarihin en kötü dış politika hatası

12 Nisan 2026

Demokrat Senatör Tim Kaine, Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekilme kararını, bir Amerikan başkanının tarihteki en büyük dış politika hatalarından biri olarak nitelendirdi.

YDH - ABD'de Demokrat Virginia Senatörü Tim Kaine, Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde Amerika Birleşik Devletleri'ni İran ile imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) çekme kararını sert bir dille eleştirdi.

ABC kanalında yayımlanan "This Week" programında sunucu Martha Raddatz'ın sorularını yanıtlayan Kaine, Trump yönetimi ile İranlı yetkililer arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yürütülen müzakerelere atıfta bulundu.

Kaine, "Bu kolay bir müzakere olmayacak çünkü İran'ın nükleer programının kontrol altına alınmasını sağlayan son müzakerenin ardından ABD, bu anlaşmayı yırtıp atma ve masadan kalkma kararı aldı" ifadelerini kullandı.

"Diplomasi imkansızsa savaş kaçınılmazdır"

Kaine, Donald Trump'ın diplomatik bir anlaşmayı sona erdirme hamlesini tarihi bir perspektifle değerlendirerek şunları kaydetti:

"Başkan Trump'ın diplomatik bir anlaşmayı yırtıp atma kararının, bir Amerikan başkanı tarafından dış politika alanında bugüne kadar alınmış en kötü kararlardan biri olarak tarihe geçeceğini düşünüyorum. Eğer diplomasiyi imkansız hale getirirseniz, savaşı kaçınılmaz kılma eğilimine girersiniz."

Donald Trump, 2018 yılında ABD'yi, selefi Barack Obama döneminde müzakere edilen JCPOA'dan tek taraflı olarak çekmişti. 2015 yılında İran ile dünya güçleri arasında varılan bu mutabakat, Tahran'ın yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programını tasfiye etmesini şart koşuyordu.

Obama yönetimi, Ocak 2016'da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın verilerine dayanarak, İran hükümetinin önceki yılın ekim ayından itibaren 25 bin pound zenginleştirilmiş uranyumu ülke dışına çıkardığını duyurmuştu.

Eski yönetimin paylaştığı verilere göre Tahran, ayrıca santrifüjlerinin üçte ikisini sökerek yerinden çıkarmış, ağır su reaktörünün kalandriya (çekirdek) kısmını boşaltıp betonla doldurmuş ve nükleer tesisleri ile tedarik zincirine "eşi benzeri görülmemiş bir erişim" imkanı sağlamıştı.

Dönemin hükümeti, nükleer anlaşmaya rağmen füze teknolojileri, konvansiyonel silahlar ve İran'ın teröre destek veren devlet olarak tanımlanmasıyla ilgili nükleer dışı yaptırımların ise yürürlükte kalmaya devam ettiğini belirtmişti.

Pakistan'daki müzakerelerden sonuç çıkmadı

Öte yandan, geçtiğimiz hafta sonu iki taraf arasındaki ateşkes sürerken; ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD elçisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner, Pakistan'da İranlı yetkililerle müzakereler yürüttü.

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından basın mensuplarına açıklama yapan Vance, müzakerelerin "içerikli" geçtiğini ancak tarafların bir barış anlaşmasına varamadığını bildirdi.

Başkan Yardımcısı Vance, "Kötü haber şu ki bir anlaşmaya varamadık; bunun Amerika Birleşik Devletleri'nden ziyade İran için çok daha kötü bir haber olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak bir mutabakat sağlamadan ABD'ye dönüyoruz" dedi.

İran Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da pazar günü yaptığı açıklamada, ABD'li yetkililerin söz konusu müzakereler sırasında İranlı muhataplarının "güvenini kazanmayı başaramadığını" ifade etti.