
YDH- Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim ve İran ile bağlantılı deniz yolu aksaklıkları, küresel teknoloji ve enerji sektörünün can damarı olan Kongo madenlerini doğrudan vurdu. Reuters’a bilgi veren kaynaklar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) faaliyet gösteren dev bakır ve kobalt üreticilerinin, üretimde kritik öneme sahip kimyasal madde siparişlerinin bu ay iptal edildiğini veya geri çekildiğini bildirdi. Tedarik zincirindeki bu tıkanıklık, maden şirketlerini kimyasal kullanımını kısıtlamaya ve olası üretim durdurma senaryolarını değerlendirmeye zorluyor.
Elektrikli araç bataryaları ve temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmez bir hammadde kaynağı olan DKC, dünyanın en büyük kobalt üreticisi ve Afrika’nın bir numaralı bakır tedarikçisi konumunda bulunuyor. Ancak ülkedeki maden çıkarma ve işleme süreçleri, sülfürik asit başta olmak üzere ithal kimyasallara ileri derecede bağımlı durumda. Bölgesel savaşın nakliye rotalarını felce uğratması, nisan ayı başında sözleşmeye bağlanan binlerce tonluk sevkiyatın akıbetini belirsizliğe itti. Edinilen bilgilere göre, 2.000 metrik tonluk sodyum metabisülfit (SMBS) siparişi tamamen iptal edilirken, 1.800 tonluk bir başka sevkiyat da limanlardan geri çekildi.
Kaynaklar, krizden etkilenen şirketlerin isimlerini gizli tutsa da sektör gözlemcileri; Çinli CMOC, Glencore ve Eurasia Resources gibi ülkedeki "en büyük üç operatörün" bu durumdan doğrudan etkilendiğine dikkat çekiyor. Tedarik zinciri uzmanları, piyasadaki belirsizlik arttıkça alıcıların savunma refleksiyle üst üste siparişler verdiğini ve mülkiyet doğrulama protokollerini tarihin en sıkı seviyesine çıkardığını ifade ediyor. Bir kaynak, şirketlerin artık sadece belgeyle yetinmediğini, stokların fiziksel mevcudiyetini ve mülkiyet belgelerini doğrulamak için depolara bizzat temsilci gönderdiklerini belirterek, "Önce ürünün gerçekten orada ve size ait olduğunu görmek istiyorlar," değerlendirmesinde bulundu.
Kongo’dan gerçekleştirilen kobalt ihracatının aylarca askıya alınması ve katı kota sisteminin uygulanması, küresel eritme tesislerini şimdiden zor durumda bırakmış durumda. Hükümet ise arz krizini hafifletmek amacıyla esneme kararı alarak; şirketlerin dördüncü çeyrek kotalarını 30 Nisan’a, birinci çeyrek kotalarını ise haziran sonuna kadar teslim etmelerine izin verileceğini duyurdu. Ancak lojistik kördüğüm çözülmediği sürece, bu idari esnekliklerin küresel arz güvenliğini sağlamada yetersiz kalabileceği öngörülüyor.