Lübnan hükümeti ve İsrail, Hizbullah'a karşı anlaştı

15 Nisan 2026

Washington’daki temasların ardından yayımlanan açıklamada, ateşkes yerine “Hizbullah’ın silahsızlandırılması” vurgusunun öne çıktığı, İsrail’in ise ateşkes ve çekilme taahhüdünde bulunmadığı aktarıldı.

YDH- El-Ahbar, Lübnan’daki mevcut yönetimin, İsrail’in sürdürdüğü saldırıların mağdurlarına ve kamuoyuna karşı “açık bir ihanet” olarak nitelendirilen adımlar attığını aktardı.

Haberde, yönetimin “utanç verici bir fotoğraf” vermek üzere ABD ve İsrail temsilcileriyle bir araya geldiği, bununla da kalmayarak yayımlanan ortak açıklamada “direnişin silahsızlandırılmasının ateşkesin ön şartı” olarak benimsendiği ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Jozef Aun ve Başbakan Nevaf Selam'ın Washington toplantısının "başarılarını" açıklaması beklenirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun açıklamalarına göre, şu anda masada olan anlaşma, 27 Ekim 2024 tarihli düşmanlıkların durdurulması anlaşmasını aşıyor.

Smotrich'ten Şok Açıklama: "Lübnan Bize Meşruiyet Verecek"

El-Ahbar, toplantının ardından İsrail hükümetinin ateşkes ya da Lübnan'dan çekilme niyetinde olmadığını duyurduğunu aktardı.

Haberde, İsrail hükümetinin Lübnan hükümetini "Hizbullah'ı silahsızlandırma savaşına başlamaya" davet ettiği belirtildi. Ancak Washington'da yaşananların gerçek mahiyetini en iyi ifade eden sözler, İsrail Maliye Bakanı Israel Smotrich'ten geldi. Smotrich şunları söyledi:

"Hiç kimse Hizbullah'ı bizim yerimize çökertmeyecek, ancak Lübnan bize bunu yapmamız için meşruiyet verecek."

El-Ahbar, "Dünkü ihanetin ardından" herkesin Aun ve Selam'dan bu yeni taviz karşılığında elde ettikleri "hakları" talep etmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı.

Haberde, ikilinin "önce silahları teslim etme" söyleminde ısrar etmesi durumunda ortaya çıkacak her türlü siyasi ve güvenlik krizinin sorumluluğunu doğrudan üstlenecekleri uyarısı yapıldı.

Hizbullah'tan net tavır: "Direniş devam edecek"

El-Ahbar'ın belirttiğine göre Hizbullah, "utanç buluşmasına" karşı net bir tavır koydu. Şeyh Naim Kasım, işgal ve saldırı devam ettiği sürece direnişin süreceğini vurguladı.

Kasım, savaşı durdurmak için gerekli şartları şöyle sıraladı: Ateşkes, kapsamlı ve acil çekilme, esirlerin serbest bırakılması, özellikle sınır kasabaları olmak üzere güney sakinlerinin güvenli ve tam dönüşünün sağlanması ve yeniden imar çalışmalarının başlatılması.

El-Ahbar'a konuşan Kasım, direnişin "kimsenin hakkını kullanmasını engellemesine izin vermeyeceğini" belirterek, Hizbullah'ın bundan böyle kendisini "kanun dışı" sayan bir otoriteyle işbirliği yapmayacağının altını çizdi.

İsrail'in üç bölgeli planı ve "Ateşkes altında müzakere" tehdidi

El-Ahbar'ın haberine göre, dün Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan ve Amerika'daki İsrail taraftarlarının “gösterişli bir kutlamasına” sahne oldu.

Toplantıda İsrail ve Lübnan büyükelçileri, Rubio ve ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa'nın huzurunda bir araya geldi. Toplantıdan çıkan “ortak bildiride, düşmanın ateşkes taahhüdü ya da çekilmesine dair hiçbir işaret bulunmazken, işgal ve saldırganlığa hizmet eden ifadeler yer aldı.”

Haberde, İsrail'in geçtiğimiz günlerde başbakan yardımcısı eski bakan Ron Dermer aracılığıyla önümüzdeki dönem planını sızdırdığı belirtildi. Dermer, Lübnan coğrafyasını üç güvenlik bölgesine ayırdı:

İsrail'in tam kontrolü altında olacak 8 kilometre derinliğinde bir şerit

Litani Nehri'ne kadar Lübnan ordusunun konuşlanacağı bölge

Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılması görevi kapsamında Lübnan resmi güçlerinin daha geniş konuşlanacağı alan

El-Ahbar, İsrail'in "ateşkes altında Lübnan ile müzakereler" yürütme kararlılığını yinelediğini ve güçlerinin "yeni güvenlik bölgesinde uzun süre kalma ihtimaline hazırlandığını" aktardı.

"Lübnan hükümeti Hizbullah'ın egemenliği altında kalmayacak"

El-Ahbar'ın bildirdiğine göre Cumhurbaşkanı, "Toplantı ateşkes anlaşmasını şekillendirmek için bir fırsat oluşturuyor, ardından doğrudan müzakereler başlatılacak" diyerek Washington skandalını "süslemeye" çalışsa da ortak bildiri bunun aksini kanıtladı.

Rubio, "Başlatılan yol, Hizbullah'ın 30 yıllık nüfuzuna son vermek anlamına geliyor" derken, İsrail büyükelçisi "Lübnan hükümeti Hizbullah'ın egemenliği altında kalmayacağını, Lübnan'ın İran tarafından işgal edilmeyeceğini açıkladı" ifadelerini kullandı.

Üst düzey kaynaklar, El-Ahbar'a yaptığı açıklamada toplantıyı "bir süredir devam eden gizli İsrail-Lübnan görüşmelerinin taçlandırılması" olarak nitelendirirken, bunun müzakereler için bir ön toplantı olmadığını vurguladı.

Kaynaklar, "Lübnanlı büyükelçinin İsrailli mevkidaşıyla ilk kez bir araya gelmediğini, daha önce Lübnanlı Siyonist Anton Sahnaoui'nin himayesinde bir araya geldiklerini" söyledi.

Başbakan Nevaf Selam'a içeriden uyarı: "Hükümet düşürülebilir"

El-Ahbar'ın edindiği bilgiye göre, Kültür Bakanı Gassan Selame, Başbakan Nevaf Selam'ın Amerika ziyaretini ertelemesinin dış baskı altında olmadığını, ertelemenin iki hafta olduğunu ve bu sürede ek görüşmeler düzenleneceğini açıkladı.

Ancak El-Ahbar, Selam'ın iki gün önce bir dizi bakan ve yardımcısıyla geniş bir toplantı yaptığını ve çeşitli görüşler dinlediğini duyurdu.

Bu görüşler arasında, iç olayların gelişmesinden endişe edilerek ziyaretin ertelenmesi çağrısı öne çıktı. Güvenlik raporlarına göre, "Emel ve Hizbullah taraftarları bir iç protesto dalgası başlatmak üzere ve bu sırada hükümet konağı kuşatılabilir."

El-Ahbar'ın Seray ziyaretçilerinden aktardığına göre, Selam'a "Beyrut dışındayken hükümetin düşürülebileceği" uyarısı yapıldı.

Ziyaretçiler, bunun ilk kez yaşanmadığını, Saad Hariri'nin Beyaz Saray'da olduğu sırada İkili İttifak ve Özgür Vatansever Hareket'in hükümetten istifa ettiğini hatırlattı. Selam'ın ise şu yanıtı verdiği aktarıldı: "Müzakerelerin başladığı aynı zamanda gitmek istemiyorum, böylece doğrudan müzakere yükünü üstlenmem ve kendimi sıkıştırmam."

Suudi Arabistan'da diplomatik trafik: Yeni büyükelçi yolda

El-Ahbar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin siyasi yardımcısı Ali Hasan Halil'in, Suudi temsilci Yezid bin Ferhan ile görüşmek üzere Suudi Arabistan'a gittiğini duyurdu.

Ziyaretin Suudi Arabistan'dan mı yoksa Berri'den mi talep edildiği konusunda haberler çelişkili olsa da Berri'nin yetkililere ve diplomatlara, dış çevreler tarafından iç bölünmeyi artırmayı amaçlayan toplantılar düzenlenmesi yönünde yapılan kışkırtma faaliyetlerinden endişe duyduğunu ifade ettiği belirtildi.

Habere göre, Suudi Arabistan'ın Lübnan Büyükelçisi Velid el-Buhari'nin görev süresinin resmen sona erdiği kendisine tebliğ edildi.

El-Buhari'nin veda turuna çıktığı, Riyad'ın yeni büyükelçi Fahd ed-Dusri'nin güven mektuplarını gönderdiği ve Dışişleri Bakanlığı'nda kabul işlemlerinin tamamlandığı, yeni büyükelçinin Lübnan'a geliş tarihinin yakında belirleneceği öğrenildi.